ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

HDK Ekoloji Meclisi 2. Orman Çalıştayı düzenledi

İzmir'de düzenlenen 2. Orman Çalıştayı'nda konuşan HDP Ekolojiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Beyza Üstün, ormanların siyasi kararlarla yok edildiğinin altını çizdi. Ekosisteme zarar veren en önemli etkenin savaşlar olduğunu söyleyen Üstün, "Sadece silahla yürütülen savaşları kapsamıyor. Madenler, RES'ler, JES'lerin doğal ormanlar üzerinde yerleştiğini görüyorsunuz. Bu da bir savaş yöntemi" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 29 Temmuz 2017 Cumartesi, 17:55

İZMİR - Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Ekoloji Meclisi "Ormansız gelecek olmaz" şiarıyla 2. Orman Çalıştayı'nı gerçekleştirdi. İzmir Tepekule Kongre Merkezi'nde düzenlenen çalıştayın ilk bölümünde HDP Ekolojiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Beyza Üstün "Orman ekosistemlerine müdahale ve ekolojik sonuçları", Orman Mühendisi Yücel Çağlar da, "Orman deyince ne anlıyor, biliyor ve görüyoruz" başlıkları altında sunum yaptı.

ORMANLAR SADECE SİLAHLI DEĞİL SERMAYE SAVAŞI İLE DE YOK OLUYOR

Ekosisteme yapılan müdahaleler karşısında toplumun boğulduğunu, nefes alamadığını belirten Prof. Dr. Beyza Üstün, yeni yaşamı inşa etmekte kararlı olduklarını söyledi.

Orman yangınlarıyla birlikte canlarının yandığını dile getiren Üstün, "Ege ve Kürdistan bölgesinde binlerce hektarın cayır cayır yanışına, içindeki bütün canlı cansızların beraber yok oluşuna engel olamadık. HDP ve HDK olarak ekoloji ve ekosistemi kurmaya kararlıyız. Ekosistem, ağacıyla toprağıyla bir sistemdir. Orman ekosistemi ve bitki örtüsüyle karşılaştığımızda toprağın altındaki bir yığın canlının, o suların içerisinde olduğu bir sistemdir" diye konuştu.

"Orman yangınları, doğa ve kendimiz için ne yaptık?" diye soran Üstün, ormanların siyasi kararlarla yok edildiğini belirterek, "Sermaye birikiminin devreye girmesi ile birlikte üretim hızının yaratacağı etki ekosistemlerin kendilerini onarmaları için gereken hızı düşürmektedir. Bu süreç dünyadan kopan bir süreç değildir. Dünyada sistem kendisini ayakta tutabilmek için yarattığı talan alanını da genişletmektedir" dedi. Orman ekosistemlerine müdahalenin en başında savaşların geldiğinin altını çizen Üstün, "Sadece silahla yürütülen savaşları kapsamıyor. Madenler, RES'ler, JES'lerin doğal ormanlar üzerinde yerleştiğini görüyorsunuz. Bu da bir savaş yöntemi" diye konuştu.

ÇAĞLAR: ORMANIN İÇİNDE OLANLARI TESPİT ETMEK GEREKİYOR

Orman Mühendisi Yücel Çağlar, "Orman yangınları, yangının çıkışı ve yangın söndürme faaliyeti olarak değerlendiriliyor. Orman yangınlarına baktığımızda aslında daha az bölgenin zarar görmesini sağlayarak söndürmek mümkün. Müdahale tarzında bilgi eksikliği var. Bizim bu alanda bilgi vermekten çok bilgi üretmeye ihtiyacımız var" dedi.

Çalıştayın ikinci bölümünde "Orman ve ormancılığın insan ve doğa ile tarım üzerindeki etkileri" başlığı altında Orman Mühendisi Besim Sertok sunum yaptı. Devletin ormanları halktan koruması sürecinden halkın ormanları devletten koruması sürecine girilmesini değerlendiren Sertok, 1980 sonrası "Katılım" kavramının öne çıkarılması ile yönetenin halk olduğu izlenimi verilmek istendiğini aktardı.

YALNIÇ: RANT İÇİN YAKILAN ORMANLARLA SUR'DA YAPILAN AYNI

Mezopotamya Ekoloji Hareketi aktivistlerinden Güner Yanlıç da, OHAL süreci ile birlikte çalışma alanlarının daraltıldığını söyledi. Sur'da halen sokağa çıkma yasağının devam ettiğini belirten Yanlıç, "Nasıl orman yangınları ormanlık alanların ranta açılması için bilinçli olarak çıkarılıyorsa, Sur'da çatışmanın olmadığı iki mahalledeki yıkım da aynı mantıkla yapılıyor. Yine Hevsel Bahçeleri'nde de aynı durum söz konusu. Hevsel Bahçeleri'nin ranta açılması gibi çalışmalar, OHAL sürecini kendilerine fırsat olarak kullanan sermaye çevrelerince sürdürülüyor" dedi. Yanlıç güvenlik gerekçe gösterilerek ormanlık alanların bombalanması nedeniyle yandığına tanık olduklarını söyledi. Yalnıç, güvenlik barajlarının da göçlere yol açtığını, tarihi alanların yok olduğunu söyledi.

AKDEMİR: BERGAMA'DA CEMAATİN YAPTIĞINI ŞİMDİ AKP YAPIYOR

Ardından Evrensel gazetesi Ekoloji muhabirlerinden Özer Akdemir de, "Üç beş ağaç için" konulu sunumunu yaptı. Ekoloji mücadelesi verenlerin mücadele tarzının değişerek büyüdüğünü belirten Özer, çok sayıda bölgede verilen ekoloji mücadelesinden örnekler verdi.

Özer, Bergama'da bulunan ve kayyum atanan Koza Altın Madenine ait madencilik faaliyetinin 8 yıllığına kurulduğunu ancak 18 yıldır sona ermediğini hatırlattı. Cevher olmamasına rağmen çalışmanın sürdürüldüğünü belirten Özer, "Fethullah Gülen Cemaati" ile ilişkisi olduğu gerekçesi ile Koza Altın'a kayyum atandığını ancak yapılanların değişmediğini "Cemaatin ya da FETÖ dediklerinin yaptığını şimdi AKP yapıyor" dedi.

Ekoloji mücadelesinin hukuk ile kazanılamayacağının Artvin Cerattepe'de ortaya çıktığını belirten Akdemir, "Ekoloji mücadelesini hukukla kazanacağını düşünenler yanılıyorlar" dedi.

Çalıştay yapılan tartışmalarla sona ererken, sonuç bildirgesinin daha sonra açıklanacağı belirtildi.