ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Aladağ davasının ikinci duruşması başladı

Adana'nın Aladağ'da Süleymancılar cemaatine ait kız öğrenci yurdunda 11'i öğrenci 12 kişinin yaşamını yitirdiği yangınla ilgili açılan davanın ikinci duruşması Adana Kozan Adliyesi'nde başladı.

Etkin Haber Ajansı / 17 Temmuz 2017 Pazartesi, 13:42

ADANA- Adana'nın Aladağ'da Süleymancılar cemaatine ait kız öğrenci yurdunda 11'i öğrenci 12 kişinin yaşamını yitirdiği yangınla ilgili açılan davanın ikinci duruşması Adana Kozan Adliyesi'nde başladı.

29 Kasım 2016'da ortaokulda okuyan kız öğrencilerinin kaldığı Süleymancılara ait özel kız öğrenci yurdunda, elektrik sisteminin kısa devre yapması sonucu yangın çıktı. Yangında 10 öğrenci, 1 çocuk ile 1 eğitmen yaşamını yitirdi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında yurt müdürü Cumali Genç, yurt çalışanı Mahmut Deniz, Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği Başkanı İsmail Uğur ile dernek yöneticileri Ramazan Keleş, Ramazan Dede, Mustafa Öztaş, Mahir Kılınç tutuklandı. Sanıkların bazıları ara kararla tahliye edilip, itiraz üzerine tekrar tutuklandı.

Yangın ile ilgili ilk duruşma geçen 30 Mayıs tarihinde Kozan Adliyesi'ndeki yer darlığı sebebiyle Kozan Ticaret Odası'nın konferans salonunda görüldü. 2'şer yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan sanıkların tutukluluk hallerinin devam etmesine karar verilmişti.

Kozan Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşması ailelerin de katılımıyla başladı. Duruşma öncesi tutuklu 7 sanık duruşmanın görüleceği Kozan Ticaret Odası'na getirildi. Bu sırada tutuklu bir sanık ise kendisini görüntüleyen basın mensuplarına, "Ne çekiyorsunuz, karşınızda terörist mi var? Çekin çekin iyi çekin" diyerek tepki gösterdi.

'ALADAĞ'I UNUTMA UNUTTURMA'

Mahkemeye Sosyal Haklar Derneği (SHD) üyeleri ile birlikte aileler ellerinde "Adalet mücadelemiz başka canlar yanmasın diyedir. Aladağ'ı unutma unutturma" pankartı ve yangında hayatını kaybeden çocuklarının isimlerinin bulunduğu dövizler taşıdı.

Kozan Adalet Sarayı önünde düzenlenen basın açıklamasında, yangında kızı Zeliha Avcı'yı kaybeden anne Sultan Avcı, "Sofulu Mahallesi Muhtarı Adem Aktaş bize davamızdan geri çekmemiz için para teklif etti. 'Dilekçe yazdırın' dedi. Güvencemiz yok korkuyoruz. Adalet istiyoruz" diye konuştu. Soma katliamında yakınlarını kaybeden Elmas Kaya ise "Buradaki insanların da benim gibi evlatlarını kaybettikleri için acılarını paylaşmak için Manisa Soma'dan geldim" ifadelerini kullandı.

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Fevzioğlu da duruşmaya katıldı. Duruşma öncesi açıklamalarda bulunan Fevzioğlu, "Türkiye Barolar Birliği olarak bu davaya sonuna kadar müdahil olacağız. Yangın zaten benzin dökülerek çıkmadı. Fakat çok fazla ihmal var. Biz bunu biliyoruz ve şikayetçiyiz" diye konuştu.

MÜDAHİLLİK TALEPLERİ KABUL EDİLDİ

Yeni mahkeme heyeti başkanı duruşmaya dava ile ilgili diğer kurumlara dönük taleplerin akıbeti hakkında bilgi vererek başladı. Türkiye Barolar Birliği, İHD Adana Şubesi, Eğitim-İş ve Cumhuriyetçi Kadınlar Derneği'nin davaya müdahil olma talepleri kabul edildi. Yangında yaralananların hastane ve Adli Tıp raporları dosyaya eklendi. Sanıkların ifadeleri üzerine TEDAŞ'a yazı yazıldığı ancak henüz geri dönüş yapılmadığı belirtildi.

Sanıkların ifadelerine geçildi. Sanıklar gelen belgelerle ilgili "Lehime olanları kabul ediyorum. Aleyhime onları kabul etmiyorum" dedi. Mağdur avukatları ise gelen belgeler UYAP'a atılmadığı için inceleyemediklerini söyledi ve bu konuda süre talebinde bulundu.

ÖĞRETMEN ANAHTARLARI YANINDA TAŞIYORDU

Mağdurlardan Sema Karataş'ın ifadesi alınmaya başlandı. Psikolog aracılığıyla ifadesi alınan Karataş'ın avukatının duruşmaya katılmaması nedeniyle Adana CMK avukatı Nevzat Elçi velaket etti. Karataş, "Yangından iki ay önce yurtta kalmaya başladım. Benimle birlikte 34 öğrenci kalıyordu. Öğrenciler ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıfa gidiyordu. Yurtta 5 belletmen kalıyordu. Yurtta temizlik ve yemek işleriyle ilgilenecek kimse olmadığı için bu işleri yapıyorduk. Yangının olduğu gün etüt odasındaydım ve yangında yanımda kaç kişi vardı bilmiyorum. Yangın merdivenin kapıları kapalı olup, üzerlerinde kol yoktu. Her katta merdiven kapısı vardı. Yurtta yangından önceki zamanlarda yangın tüpü vardı. Yangın günü tüp var mıydı bilmiyorum. Ancak daha önce ben terasta görmüştüm. Yangın tüpünü kullanmayı bilmiyorum. Yangın tatbikatına katılmadım. Etüt odasına bir koku ve ardından duman geldi ve yangının olduğunu öğrendim. Yangında 3. katın penceresinden atlayarak aşağıda tutulan battaniyeyle kurtuldum. Yurtta yangın tatbikatı yapılmadı. Belletmen olan nöbetçi öğretmen o gün yangın merdiveni anahtarlarını yanında taşıyordu. Sürekli elektrik kesiliyordu. Bulaşık yıkarken hep bana elektrik çarpıyordu. Ben bunu Gülsüm hocaya söyledim. Bana, 'hallolur' diye cevap verdi. Daha sonra ne olduğunu hatırlamıyorum. Sanıklardan davacıyım" şeklinde konuştu.

Av. Can Atalay mağdura yurtta kendilerine dini eğitim verilip verilmediğinin sorulmasının istedi. Savcılıktaki ifadesinde beyanda bulunmuş olduğu gerekçesi ile heyet talebi oybirliği ile reddetti.

Sanık avukatlarının "İtfaiyenin merdiveni ve sepeti var mıydı?" sorusuna Karataş, "Yangın merdiveni 2. kata kadar yetişiyordu. 3. kata yetişmiyordu. Ben aşağıya atlayarak kurtuldum. Bu merdiven vatandaşların merdiveniydi. İtfaiyenin geldiğini gördüm ama merdivenini görmedim" dedi. Sanık avukatlarından birinin Karataş'a "Yurt olmaması durumunda eğitimine devam edip edemeyeceğinin" sorulmasını istemesi üzerine mağdur avukatları "Siz 'devlet' diye bir şey duydunuz mu?" diye tepki gösterdi. Gerginlik üzerine ise mahkeme heyeti sanık avukatlarının sorusunu oy birliğiyle red etti. Sanık avukatlarının "3. katta yangın var mıydı?" sorusuna ise Karataş, "Yangın ve alev vardı" dedi.