ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Gazze işgali: İsrail'in yenilgisi, direnişin ayağa kalkışı

Siyonist İsrail'in Gazze'ye yönelik düzenlediği "Koruyucu Hat Operasyonu"nun üçüncü yıldönümü. Binlerce Filistinli'nin hayatını kaybettiği, Gazze'nin yarısının yerle bir edildiği operasyonda yüz binlerce insan yerinden edildi. Gazze'nin yarısı yıkılsa da ayağa kalkan işgale karşı direniş ise, "Demir kubbe"yi deldi, İsrail'in yenilmezliğine darbe vurdu.

Etkin Haber Ajansı / 17 Temmuz 2017 Pazartesi, 13:19

HABER MERKEZİ (Semiha Şahin)– Siyonist İsrail'in Filistin'in Gazze bölgesine yönelik işgal saldırısının üzerinden 3 yıl geçti. 7 Temmuz'da başlayan ve 26 Ağustos'ta direniş örgütleriyle yapılan ateşkesle sona eren "Karşı Koyan Uçurum" veya "Koruyucu Hat Operasyonu" adı verilen katliamda, 578'si çocuk 2 bin 145 Filistinli yaşamını yitirdi, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 11 bin 100 Filistinli yaralandı.

Gazze'nin alt yapısının yerle bir olduğu saldırıda, 2 bin 276 ev kullanılamaz hale geldi, 13 bin 395 evin ise bazı bölümleri yıkıldı. Gazze'de yaşayan Filistinliler, bombardıman sırasında tahrip olan su şebekeleri nedeniyle günlerce temiz su bulamadı, aynı zamanda salgın hastalıklarla boğuştu.
Yaklaşık 500 bin Filistinli sığınmacı durumuna düştü.

GAZZE'Yİ İŞGAL HAREKATI

Gazze'nin yıkımına yol açan "Karşı Koyan Uçurum" operasyonu, İsrail'in en önemli yenilgileri arasında yer aldı.

Batı Şeria'da üç İsrail askeri 12 Haziran 2014 tarihinde kayboldu. İsrail, yoğun arama çalışmalarına rağmen askerlerin izine ulaşamadı, askerlerin kaybolmasından Hamas'ı sorumlu tuttu.

Saldırılar önce Batı Şeria'da başladı. İsrail askerleri, Filistin Meclis Başkanı Aziz Duveyk, milletvekilleri, eski bakanlar ve Hamas üyelerinin de bulunduğu 650'ye yakın kişiyi gözaltına aldı.

Askeri saldırılar başlamadan önce onlarca Filistinli siyonistlerce öldürüldü. Siyonist yerleşimciler, ırkçı söylemlerle "Araplara ölüm" sloganlarıyla sokaklara çıktı. Dönemin İsrail Savunma Bakanı Moshe Ya'alon, üç İsrail askerine karşılık Batı Şeria'nın işgal edilmesini istedi. Yine aynı günlerde İsrail Meclis Başkan Vekili Moshe Feiglin, Gazze'nin işgal edilmesi çağrısı yaptı. Halkın sınır dışı edilmesi ve Gazze'ye Yahudilerin yerleştirilmesi gerektiğini savunan Feiglin, "İsrail ordusu saldırılarını tamamladıktan sonra, askerlerimize herhangi bir zarar gelmemesi için gerekli tüm imkânları kullanarak Gazze'yi ele geçirecektir. Gazze bizim vatanımızın bir parçası, sonsuza dek burada kalacağız. Gazze, bölgedeki terörizmin temizlenmesinden sonra, İsrail'in bir parçası haline gelecek ve Yahudiler buraya yerleşecek" dedi.

FİLİSTİNLİ GENÇ DİRİ DİRİ YAKILDI

Üç askerin ölmüş halde bulunması ardından siyonistlerin Filistinlilere yönelik saldırıları had safhaya ulaştı. En vahşi saldırı ise 3 Temmuz 2014'te 16 yaşındaki Filistinli Muhammed Hüseyin Ebu Khadir'in işkence edilmiş bedeninin yakılması oldu. Kudüs ormanlarında bulunan Khadir'in diri diri yakıldığı ortaya çıktı. Olayın duyulması üzerine Filistin halkı sokaklara döküldü, günlerce asker ve polislerle çatıştı. Mescid-i Aksa'da namaz kılanlara saldırılar düzenlendi.

İsrail Filistinli kurumları hedef almaya başladı. Batı Şeria bölgesinde sivil kuruluşlara baskınlar düzenledi. 12 Haziran'dan sonra esir edilenlerin sayısı 700'ü geçti.

Filistin halkı siyonist işgale ve vahşete karşı direnişlerini yükseltti. İsrail 7 Temmuz'da havadan Gazze'yi bombalamaya başladı. "Karşı Koyan Uçurum" veya "Koruyucu Hat Operasyonu" adı verilen katliama girişti. Şecaiyye bölgesine düzenlenen hava saldırısında siviller hedef alındı. Aynı gün çoğu çocuk 72 kişi katledildi.

Havadan bombardıman şeklinde ilerleyen operasyon 17 Temmuz'da kara harekatının da eklenmesiyle Gazze'nin yerle bir edilmesine yol açtı. İsrail ordusu, 8 bin askerle tanklar eşliğinde kuzey ve doğudan Gazze'ye girdi.

Direniş örgütleri de karşı saldırıya geçti. Hamas ve FHKC, yüzlerce füzeyi İsrail'in işgal ettiği topraklara attı. İsrail'in füzelerden korunmak için 2011'de faaliyete geçirdiği "Demir Kubbesi" işe yaramadı. İşgal devletinin politikalarını savunan Yahudiler günlerce sığınaklardan çıkamadı. İsrail'in geliştirdiği "güvenlik" sistemlerini bir şekilde aşan direniş örgütleri, siyonistlere işgal topraklarında "huzur" bulamayacaklarını bir kez daha gösterdi.

ABD MÜHİMMAT DEPOSUNU İSRAİL'E AÇTI

İsrail'in Filistin halkına yönelik katliamlarına her zaman olduğu gibi emperyalist devletlerden destek geldi. Filistin halkının işgale karşı direnişi, "terörist örgütlerin" saldırısı olarak lanse edildi. Dünya basını, hava saldırısıyla başlayan operasyon için "gerginlik" tanımı yapmayı tercih etti. ABD, ilk andan itibaren İsrail'in baş destekçisi olduğunu gösterdi. ABD, İsrail'e roket atılmasını "terörist örgütlerce sivillerin 'kasten' hedef alınmasının kuvvetle kınandığını" belirtti. Dönemin Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest, "Hiçbir ülke, sivilleri hedef alan roket ateşini kabul edemez ve İsrail'in bu korkunç saldırılara karşı kendini savunma hakkını destekliyoruz" dedi.

Avrupa Birliği ise İsrail'in bombardımanlarını misilleme olarak değerlendirdi. İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya, İtalya "gerginlikten endişe duyduklarını" belirtti.

FİLİSTİN ÖRGÜTLERİ DİRENİŞİ YÜKSELTTİ

İsrail, aldığı tüm desteğe rağmen, direniş örgütlerine ve Gazze halkına boyun eğdiremedi. ABD 1 Ağustos'ta İsrail'deki mühimmat depolarının kapılarını Gazze'nin bombalaması için açtı.

Aynı gün Hamas askeri kanadı İzzettin Kassam Tugayları üst düzey bir İsrail askerini kaçırdı. Kassam Tugayları yaptığı açıklamada, 1 Ağustos'a kadar yaşanan çatışmalarda 131 İsrail askerini öldürdüğünü duyurdu.

FHKC Abu Ali Mustafa Tugayları da 3 Ağustos'ta İsrail'e 338 roket atışı yaptıklarını açıkladı. Direnişe "Şehitlere Vefa Savaşı" adını veren FHKC Abu Ali Mustafa Tugayları, "Şehitlere vefa savaşındaki 338 roket atışının sorumluluğunu üstleniyoruz. Aşdod bölgesindeki askeri birliklerin bulunduğu nokta başta olmak üzere birçok noktada önemli başarılarımız gerçekleşmiştir. Aynı zamanda, Tugaylarımızın direnişçileri Gazze’nin her bölgesinde mücadeleyi diğer direniş örgütleri ile beraber sürdürüyor. Nişancı komitesi, ağır silah komiteleri ve gerçekleştirdiği askeri araçları bombalama taktikleri ile Abu Ali Mustafa Tugayları, düşmanın birçok noktada ilerlemesini engellemiştir. Şehitlere verilen sözümüz üzerine, halkımızın talep ettiği adil hakları elde edene, işgali bitirene ve özgürlüğümüze kavuşana dek bu mücadeleyi sürdüreceğiz" açıklaması yaptı.

HALKLAR FİLİSTİN'İN YANINDA

Dünya devletleri, İsrail'e desteğini sunarken, ezilen halklar da Filistin direnişinin yanında yer aldı. Çok sayıda ülkede siyonist İsrail'in saldırıları kınandı.

Katliama karşı dünya halkları 9 Ağustos "Gazze İçin Öfke Günü" ilan edildi. İngiltere, Fransa, ABD, Almanya ve Güney Afrika'nın başkentlerinde Filistin halkının dostları sokağa döküldü. Londra'da 200 bin kişi, BBC'nin önünde toplandı. "BBC sessizliğine son ver", "Filistin için adalet", "Özgür Filistin","İsrail terör devleti", "Gazze'deki kırıma ve işgale son verin", "Hepimiz Filistinliyiz" gibi sloganlar atan ve pankartlar ile Filistin bayrakları taşıyan kitle, İngiltere'nin İsrail'e silah ihracatına son vermesi çağrısı yapıtı.

ABD'de Beyaz Saray ve New York'ta yapılan eylemlerde İsrail'e destek veren yönetim protesto edildi. BM'ye yaklaşık 3 kilometre mesafedeki CNN binası yakınlarında eylemler düzenlendi. Çok sayıda akademisyen eylemlere destek verdi. "Özgür Filistin, Özgür Gazze", "İşgal suçtur", "İsrail'e artık suç işlemesi için para yok" ve "Çok yaşa Gazze" şeklinde sloganlar attı.

Türkiye'de de aynı dönemde DAİŞ çetelerinin Şengal'i işgal etmesi nedeniyle HDK ve HDP Ezidi ve Filistin halkına yönelik katliamları protesto etti. Filistin İçin İsrail'e Karşı Boykot Girişimi, 16 Ağustos'ta "İşgal devleti İsrail ile yapılan 12 askeri anlaşma iptal edilsin" talebiyle Saraçhane Parkı'ndan Aksaray Meydanı'na yürüyüş düzenledi.

Dünyaca ünlü siber saldırı hacker grubu Anonymous, dünyadaki diğer siber saldırı gruplarına ve hackerlara seslenerek birlikte İsrail'e karşı siber savaş açma çağrısı yaptı.

Ünlü karikatürist Carlos Latuff, çizimleriyle İsrail'i destekleyen devletler ve Erdoğan'ın da aralarında olduğu liderleri teşhir etti.

İSRAİL'DE ANARŞİSTLER TEL AVİV HAVALİMANINI BASTI

"Anarquistas contra el muro (Duvarlara karşı mücadele eden anarşistler)" isimli grup, 25 Temmuz'da İsrail'den Gazze'yi bombalayan uçakları engellemek için hava alanınında eylem yaptı. Anarşistler, Gazze'yi bombalayan Hebrew askeri birliklerini protesto etti. Anarşistler, "binlerce metre yukarıdan hiçbir dikkat gözetmeksizin bir düğmeye basan insanlara, aşağıda masum insanların öleceğini hatırlatmak için eylem yaptıklarını" belirtti.

Futbol karşılaşmalarında da Filistin direnişine destek verildi. Fransa'nın Lille ve İsrail'in Maccabi Haifa takımları arasındaki 24 Temmuz'da oynanan hazırlık maçında taraftarlar sahaya girdi. Karşılaşmanın 84. dakikasında sahaya dalan ve ellerinde Filistin bayrakları olan taraftarlar ile Maccabi Haifalı futbolcular arasında kavga çıktı. Avusturya'da da aynı gün oynanan Galatasaray'ın Rapid Wien ile yaptığı hazırlık maçında sahaya giren taraftarlar da Filistin bayrağı açtı.

DİRENİŞ ATEŞKESE ZORLADI

"Koruyucu Hat Operasyonu"na direniş İsrail'i ateşkese zorladı. Mısır'ın başkenti Kahire'de 26 Ağustos'ta kalıcı ateşkes imzalandı. Direniş örgütleri adına açıklama yapan Hamas Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, "İsrail'i tarihinin en büyük ve en uzun savaşında yendik. Bugün Arap ordularının birlikte yapamadığını yaptık. 'İsrail'in yenilmez ordusu' efsanesini yıkarak onları mağlup ettik. Ben Gurion Havalimanı'na gerçekleştirdiğimiz saldırılarla hava sahalarını kapattırdık. Tüm halkımızı bu zaferden dolayı tebrik ediyoruz. Bu zaferin gerçek değeri ileride Kudüs'ün de kurtulacak olmasıdır, bu savaşın değeri Filistinlilerin taleplerini gerçekleştirmekten ziyade Kudüs'e giden bir yol olmasıdır."

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'nin (FHKC) silahlı kanadı Ebu Ali Mustafa Tugayları, Gazze sokaklarında zafer kutlaması yaptı. FHKC sözcüsü Cemil Mazhar, "Bugün dünyanın en iyi orduları arasında yer aldığını düşünen İsrail ordusu karşısındaki zaferimizi ilan ediyoruz. Bu zafer, Filistin halkının direnişi ve azmi sayesinde kazanılmıştır. İsrail, son saldırılarıyla Gazze halkının iradesini kırmak ve direniş gruplarını silahsızlandırmak istedi. Ancak direniş gruplarının silahsızlanması mümkün değil. Bu tür çabaların sonucu başarısızlıktır" ifadelerine yer verdi.

'GAZZE HER ŞEYİ DEĞİŞTİRDİ'

52 gün süren soykırımda Gazze yerle bir oldu. Çoğunluğu sivil, binlerce insan yaşamını yitirdi, onbinlercesi yaralandı. Yüzbinlerce Filistinli yer değiştirmek zorunda kaldı. Değişen bir şey vardı, siyonist işgale karşı direnişin geldiği boyut ve İsrail'in bu direniş karşısındaki çaresizliğiydi. Filistinli yazar Remzi Barud'un, henüz ateşkes imzalanmadan yazdığı yazıda Gazze direnişinin sonuçlarını şu sözlerle değerlendirdi:

"Gazze gerçek anlamda her şeyi değiştirdi. İsrail'in suçluluğu ve sergilediği faşizm artık canlı medya tartışmalarında açık bir şekilde gerçeğe bağlı kalarak tartışılmalıdır. Ayrıca dilimiz, anlayışımız da gerçeklere uyum sağlayacak şekilde değişmelidir. İsrail soykırımını ve işgalini sonlandırmak için bilinçli eylemler başlatılmalı ve devam ettirilmelidir. İsrail işgalini savunanlar, savaş çığırtkanlığı yapanlar Filistin'in geri kalan kesimleri ve Gazze'de her gün devam eden savaş suçlarının paylaşımcıları olarak teşhir edilmelidir. Hepsi boykot edilmelidir. Eylemsizlik ve kurnazca söylenen sözlerin miadı çoktan doldu. İsrail'i her ne sebeple olursa olsun yumuşak bir şekilde savunanların küresel hareketler içerisinde yeri yoktur. Bugün savunulması gerekenler, işgale son verilmek, işgali sürdürenlerin cezalandırmak, etnik temizlik ve soykırımı durdurmak, ablukayı kaldırmak, İsrail'i ve diğer sanıkları insanlığa karşı işlediği savaş suçları sebebiyle uluslararası ceza mahkemelerine çıkartmaktır."