ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Kadınlar Suriyeli Emani için gıyabi cenaze namazı kıldı

Kadına Şiddete Karşı Müslümanlar İnisiyatifi ve DİK Kadın Meclisi, Sakarya'da katledilen Emani için gıyabi cenaze namazı kıldı. Namaz sonrasında yapılan açıklamada, "Kadın bedenini savaş alanı haline getiren, ırkçılıkla kol kola güçlenen erkeklik, artık akıl almaz bir vahşetin en birincil kaynağıdır ve erkeklikle, erkek şiddetiyle mücadele etmeden Emani'yi anmak mümkün değildir" denildi.

Etkin Haber Ajansı / 13 Temmuz 2017 Perşembe, 19:43

İSTANBUL - Kadına Şiddete Karşı Müslümanlar İnsiyatifi ve Demokratik İslam Kongresi (DİK) Kadın Meclisi, katledilen Suriyeli Emani Al Rahmun ve çocuğu Hayaf için gıyabi cenaze namazı kıldı.

HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya'nın da katıldığı cenaze namazını DİK Kadın Meclisi'nden Süheyla İnal kıldırdı.

Namazın ardından yapılan açıklamayı Kadına Şiddete Karşı Müslümanlar İnsiyatifi'nden Bahar Kılınç okudu.

"Suriye iç savaşı sonrası mülteci adı altında aynı torbaya koyduğumuz yaklaşık 6 milyon insan 6 milyon farklı hikaye" olduğunu söyleyen Kılınç, BM Kalkınma Programı raporunda göçmenleri suç ve kaosla ilişkilendiren söylemleri hatırlattı. Kılınç, "BM raporunda içkin olan, göçmeni ve yabancıyı suç ve kaosla ilişkilendiren söylem nasıl ki 11 Eylül sonrası ABD'de Ortadoğu'dan gelen göçmenlere karşı toplumsal nefreti uyandırmayı başardıysa, benzer bir söylemin Türkiye medyasındaki hakim dil aracılığıyla Suriyeli düşmanlığını giderek derinleştirdiğine şahit oluyoruz" dedi.

İktidarın ve ana muhalefetin söylemlerini de eleştiren Kılıç, "Ülkenin cumhurbaşkanı Avrupa'ya sopa göstermek isterken ülkemize sığınmış Suriyelileri bir tehdit unsuru olarak sunmakta ve milyonların zihninde sığınmacılara kötü bir rol biçilmektedir" diye konuştu.

EMANİ İÇİN SAF TUTTUK

Türkiye'nin Suriyeliler gelmeden önce de çok kültürlü bir toplum olduğunu hatırlatan Kılınç, ulusal sınırlar içinde yaşayan farklı grupların hak taleplerine tarihsel olarak demokratik cevap verilmediğini, kadınların bu gruplar içinde en görülmez gelineni olduğunu belirtti.

Erkek şiddetinin çeşitli biçimlerde kadınların hayatlarına sızdığını kaydeden Kılınç şöyle devam etti:

"Erkek şiddeti çeşitli biçimlere girip hayatlarımızın her alanına sızdığında, bizim için nefes alacak yer dahi bırakmadığında, 'kadın dayanışması yaşatır' diyerek toplumsal muhalefeti en önde örgütledik. Erkek şiddeti bizi bazen adliye koridorlarında buluşturdu, bazen cezaevi önlerinde, bazen meydanlarda, bazense cenazelerde. Bugün ise hiç tanımadığımız ama günde 3 kadının öldürüldüğü bir ülkede canına tak eden kadınlar olarak yaşadıklarına hiç yabancı olmadığımız Emani'nin cenazesinde saf tuttuk.

Kadın bedenini savaş alanı haline getiren, ırkçılıkla kol kola güçlenen erkeklik, artık akıl almaz bir vahşetin en birincil kaynağıdır ve erkeklikle, erkek şiddetiyle mücadele etmeden Emani'yi anmak mümkün değildir."

VAHŞETTEN MEDYA VE İKTİDAR SORUMLUDUR

Erkekliğe ve savaş diline hizmet eden medyanın ve iktidarın bu vahşetin bir parçası ve sorumlusu olduğunu vurgulayan Bahar Kılınç, "Emani'nin katledilişi hem misafirperverlik söyleminin hem de erkek egemen zihniyetin iki yüzlülüğünü ifşa etmiştir" diye konuştu ve şöyle devam etti:

"Suriyeli kadınların içinde bulundukları güvencesizlikten yararlanarak dini nikah adı altında cinselliklerini sömüren, eşlerini üzerine Suriyeli kuma getirmekle tehdit ederek Suriyeli kadınları her an kendileri ile evlenmeye hazır az masraflı yedek eş kadrosu olarak gören erkekler bu zulmün ortağıdır. Erkek şiddetini ve tecavüzü meşrulaştırarak sayısız kere cezasız bırakan ve 'aşırı sevgi indirimi', 'iyi hal indirimi', 'haksız tahrik indirimi' ile cezai indirim uygulayan mahkemelerin karar vericileri erkekleri cesaretlendirerek suça ortak olmaktadır."

Emani ve bebeğinin faillerinin en ağır biçimde cezalandırılması için hukuki sürecin takipçisi olacaklarını söyleyen Bahar Kılınç, sözlerini "Suriyeli kadınlar yalnız değildir" diye tamamladı.