ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

HRW Direktörü Williamson: Türkiye'nin demokrasisi derin yara almıştır

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), 16 Nisan'da yapılacak referanduma giderken, Türkiye'deki muhaliflerin yoğun baskı altına alındığına dikkat çekti. HRW Direktörü Williamson, "Hükümetin son seçimlerde beş milyon oy almış bir siyasi partinin başkanlarını ve milletvekillerini hapse atması, Türkiye'nin demokrasisinde açılmış derin bir yaradır" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 20 Mart 2017 Pazartesi, 11:39

İSTANBUL - İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch/HRW) AKP/Saray iktidarının muhaliflere yönelik baskılarla ilgili açıklama yayımladı.

HRW açıklamasında, 13 milletvekilinin tutuklandığını, DBP'li 82 belediyenin seçilmiş başkanlarını görevden uzaklaştırılarak hapsedildiği, belediye yönetimine doğrudan el konduğunu belirtti. Demokratik yollarla seçilmiş yöneticileri hedef alan bu baskıların, aynı zamanda onlara oy veren ve seçildikleri görevde kendilerine hizmet etmekle mükellef oldukları seçmenlerin de politik örgütlenme ve katılım haklarını ve ifade özgürlüklerini ihlal edildiğinin belirtildiği açıklamada, böyle bir ortamda referandum yapılacağına dikkat çekildi.

HDP ve BDP'nin sunduğu bilgilere yer verilen açıklamada, "Her iki Kürt yanlısı partinin binlerce başka üyesi de hapsedildi. HDP'nin İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne verdiği bilgiye göre, 2016 Temmuz’undaki darbe girişiminin ardından, bu partinin aralarında il ve ilçe başkanlarının da bulunduğu 5471 yöneticisi gözaltına alındı, bunlardan 1482'si tutuklandı. BDP ise İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne 2015 Temmuz'undan bu yana 3547 parti yöneticisinin tutuklandığı bilgisini verdi. Her iki partinin yöneticileri de, bu gözaltı ve tutuklamaların partinin yaklaşmakta olan referandum ile ilgili kampanya yürütme kabiliyetini sekteye uğrattığını söylediler" denildi.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"Yetkililerin demokratik olarak seçilmiş yöneticilere yönelik bu eylemleri, Türkiye'nin uluslararası ve bölgesel insan hakları hukuku altındaki sorumluluklarına aykırılık teşkil ediyor ki bunların arasında Uluslararası Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınmış politik katılım hakkı, özgür seçim hakkı, ifade özgürlüğü hakkı ve örgütlenme ve toplanma özgürlüğü hakları sayılabilir. Nisan ayında yapılacak referandum, Türkiye'nin bağımsız medyasının susturulduğu ve çoğunluğu hakkında henüz bir iddianame dahi hazırlanmamış 148 gazeteci ve medya çalışanının darbe girişiminden bu yana hapiste tutulduğu baskıcı bir ortamda gerçekleşecek. Hükümetin üç ayda bir uzattığı olağanüstü halin, referandum sonrasında, bir sonraki yenileme tarihi olan 19 Nisan'da, bir kez daha uzatılması bekleniyor."

Yaşananları değerlendiren İnsan Hakları İzleme Örgütü Avrupa ve Orta Asya Direktörü Hugh Williamson "Hükümetin son seçimlerde beş milyon oy almış bir siyasi partinin başkanlarını ve milletvekillerini hapse atması, Türkiye'nin demokrasisinde açılmış derin bir yaradır" değerlendirmesi yaptı ve ekledi: "Bu kısıtların, ülkenin geleceği ile ilgili yaşamsal önemde bir tartışma sürerken getirilmiş olması ise bu rahatsızlığı ikiye katlıyor" dedi.