ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

365 gün 6 saat 1 dakika - Mine Akın

ÖSYM sınav için dağıttığı kalemlerin üzerine "Emeğiniz emanetimizdir" yazarken, eğitim sisteminin tüm zorluklarına, üniversitede eğitim hakkının parayla satılmasına rağmen başvurusunu yapabilmiş öğrenciler sınava alınmadı. Yandaşa Geçiş Sistemi yıkılmadıkça emeğimiz ve senelerimiz kimseye emanet olmayacak. Kopyayı da şifreyi de bizden öğrenecek değilsiniz. Onu en iyi siz bilirsiniz...

Etkin Haber Ajansı / 13 Mart 2017 Pazartesi, 13:43

MİNE AKIN- 160 dakikada 160 soru cevaplayarak, üniversitelerin kapısını arşınlamaya çalıştığımız Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sınavı 12 Mart günü yapıldı. Sınav gününden bize kalan fotoğraf ise bir dakika ile yıllardır verdiği emekleri heba edilen gençlerin göz yaşlarıydı. Saray ve cemaatin iktidar savaşından sonra sınav sorularını koruma bahanesiyle gençlerin hayallerini ve ümitlerini yok sayan uygulamalardan biri de dünkü 09.45 uygulamasıydı. 1 yıllık emek 1 dakikalık geç kalmaya kurban edildi.

Yıllarca verdiğimiz emeğin, 160 dakikaya sığdırılmaya çalışılmasına, sınavların merkezine oturtulduğu eğitim sisteminin niteliksizliğine, soruların iktidara yakın cemaatlere dağıtılmasına, şeytanın aklına gelmeyecek şifrelerle hazırlanan sorulara kadar bir çok hile gördük.

Bu yıl 10 saniye geç kaldıkları için sınav salonlarının kapıları öğrencilerin yüzlerine kapandı. Yeni uygulama ile binlerce öğrenci sınava giremedi. 09:45 olarak ilan edilen sınava, 09:46'da gidenler kapıdan içeri alınmadı. Oysa sınavın başlamasına daha 15 dakika vardı.

Okumayı öğrendiğimiz günden itibaren bizi sınavlarla, rekabetle sözde eğitmeye çalıştılar. Ezbere dayalı, bilimsel nitelikten uzak, öğrenme sürecinin tek taraflı olduğu ve insana değil sisteme yeni çarklar yetiştiren bir eğitim sistemini yaşıyoruz.

Proje okul uygulamalarıyla nitelikli öğretmenleri eğitim kurumlarından uzaklaştıran, disiplin cezaları ve soruşturmalarla liselileri korkutmaya çalışan bu düzeni, cemaatlere dağıtılan sınavlar şifreleriyle tanıyoruz. Yandaşların çocuklarına şifreleri dağıtılan sınavlar, iptali için toplanan milyonlarca imzaya rağmen geçerli sayılmıştı. Peki, dün daha sınav başlamadan kapıların öğrencilerin yüzlerine kapatılmasıyla ne, nasıl korunmak istendi?

ÖSYM sınav salonlarına hiçbir şey almazken, sınav için dağıttığı kalemlerin üzerine "Emeğiniz emanetimizdir" yazarken, eğitim sisteminin tüm zorluklarına, üniversitede eğitim hakkının parayla satılmasına rağmen başvurusunu yapabilmiş öğrenciler sınava alınmadı. 10:00'da başlayacak sınav için 09:45'te salonların kapıları kapandı. İtiraz eden, içeri girmeye çalışan öğrencilere "kopya şüphesiyle içeri alınmadıkları" söylendi.

Büyük kentlerde büyük bir yaşam zorluğuna dönüşen trafik, aylarca süren sınav stresinin telaşı, evlerinden en az bir ilçe uzağa verilen sınav yerleri nedeniyle çok sayıda öğrenci okullarını bulmakta zorlandı. Öğrencilerin yaşadıkları tüm zorluklar yok sayıldı, 10 saniye geç kalan arkadaşlarımıza "bir sene sonraki sınava girmeleri" söylendi.

Kopyayı da şifreyi de soruların sınavdan önce verilmesini de AKP iktidarının adaletsiz eğitim sisteminden biliyoruz. Öğrencileri bir dakika geç kaldı diye içeri almayarak güya kopyayı önlemeye çalışanlar, bu baştan sona yanlışlarla dolu eğitim sistemi, adaletsiz, niteliksiz, rekabetçi öğretim anlayışı ve sadece Yandaşa Geçiş Sistemi yıkılmadıkça emeğimiz ve senelerimiz kimseye emanet olmayacak. Kopyayı da şifreyi de bizden öğrenecek değilsiniz. Onu en iyi siz bilirsiniz...