ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Demirtaş: Yargı siyasi oyunlara alet olmamalı

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül'ün 26 Kasım 2015 tarihinde tutuklanması üzerine Figen Yüksekdağ ile birlikte yaptığı açıklama nedeniyle hakkında açılan soruşturmayla ilgili ifade verdi. Yargının siyasi oyunlara alet olmamasını isteyen Demirtaş, "Soruşturma sadece ifade özgürlümüzü değil, parlamenter denetleme hakkımızın da ihlalidir" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 16 Şubat 2017 Perşembe, 15:44

HABER MERKEZİ - HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi'nden SEGBİS yoluyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açtığı soruşturma ifade verdi.

Demirtaş hakkında, gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmasına ilişkin HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'la birlikte yaptıkları kınama açıklaması soruşturma açıldığı öğrenildi. Açıklamada "Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan haberin bedelini ödetmek için tutuklatmayı dayatmıştır. Yıllardır El Kaide türevi El Nusra, IŞİD ve Ahrar ul Şam gibi örgütlere maddi ve manevi yardım yapanlar, lojistik destek sağlayanlar, silah ve para yardımında bulunanlar, bu konuların konuşulmasını yasaklamak için çabalamaktadır. Ancak bu çabalar hem uluslararası hem de bağımsız ve tarafsız ulusal hukuk önünde hesap vermeyi engelleyemeyecektir" ifadeleri yer almıştı.

Demirtaş, savcılık ifadesinde "Bu tamamıyla eleştiri hakkıdır. Açıklamada tek bir hakaret cümlesi ya da hakaret ima eden bir cümle yoktur" dedi.

Parlamenterlerin iki görevi olduğunu hatırlatan Demirtaş, "Biri yasama, birisi denetleme görevidir. Parlamentoda denetleme görevini önergelerle yapabilecekleri gibi, parlamento içi ve dışı konuşmalarla da bunu yaparlar. Burada söz konusu konuşmaya dair açıklamada, Türkiye Cumhuriyet Devleti adına yürütme yetkisini kullanan görevlilerin, bu görevden kaynaklı eylem ve işlemlerine karşı bir eleştiri yapılmıştır. Bu konuşmadaki asıl önemli konu, parlamenterin denetleme hakkı ve görevidir. Bu soruşturmanın sadece ifade özgürlüğümüzü değil, parlamenter denetleme hakkımızın da ihlali olduğunu düşünüyorum" dedi.

YARGI SİYASİ OYUNLARA ALET OLMAMALI

Hakkında açılan 102 soruşturmanın tamamının hükümete yönelik eleştirilerle açıldığını kaydeden Demirtaş, "Soruşturma ve davaların yoğunluğu da göstermektedir ki, yargı eliyle muhalefet baskı altına alınmaya çalışılmaktadır. Her ne kadar Cumhurbaşkanı'nın avukatları suç duyurusu yapmışsa da, bunun temel hedefi bizi yargı eliyle baskı altına almaktır. Yargının bu tür siyasi oyunlara alet olmaması gerekir. Bağımsız ve güçlü bir yargı bireylerin değil devletin de demokratik geleceği açısından önemlidir. Kaldı ki, buna benzer eleştirileri daha önce grup toplantılarında da yapmıştım. Örneğin 3 Şubat 2015 tarihli Meclis Grup toplantımız; ya da 14 Ekim 2014 tarihli Grup toplantımız buna benzer eleştirilerin yapıldığı konuşmalardır. Dolayısıyla soruşturma konusu konuşma dokunulmazlık değil, sorumsuzluk kapsamındadır" diye konuştu.

Konuşmalarla ilgili ifade vermenin bile ifade özgürlüğünün ihlali anlamına geldiğine dikkat çeken Demirtaş şöyle devam etti: "Dokunulmazlık kaldırılmış olsa bile, kürsü dokunulmazlığı dediğimiz mutlak sorumsuzluk milletvekilleri açısından her zaman bir güvencedir. Ancak sorumsuzluk sorunu gözetilmeden Sulh Ceza Hakimliğinin kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılması açık bir anayasa ihlalidir, Anayasa'nın 83/1 maddesine açıkça aykırıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı içtihatlarında da belirtildiği gibi, bir konuşma ile ilgili soruşturmanın açılması bile ifade özgürlüğünün ihlalinin oluşması için yeterlidir. Şu anda bir milletvekili, Eş Genel Başkan olarak bu konu ile ilgili karşınızda ifade vermem bile ihlaldir. Savcılığınızın artık bu ihlale daha fazla izin vermemesini talep ediyorum. Takdir savcılığınızındır."

SORUŞTURMAYA GEREKÇE OLAN AÇIKLAMA

HDP Eş Başkanları, gazeteci Dündar ve Gül'ün tutuklanmasıyla ilgili, 26 Kasım 2015 tarihinde şu açıklamayı yapmıştı:

"Dündar ve Gül'ün tutuklanmasını kınıyoruz
Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün yaptıkları haberden dolayı tutuklanmalarını en sert biçimde kınıyoruz. Atılan bu adım Türkiye'deki bazı gerçeklerin bir kez daha görülmesine yol açmıştır.

- Türkiye'de düşünce ve ifade özgürlüğü, halkın haber alma ve basın özgürlüğü her gün ayaklar altına alınmakta ve çiğnenmektedir. Evrensel ve demokratik hiçbir ölçü geçerli değildir.

- Adalet mekanizması iktidarın ve Saray'ın denetimi altında davranmaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan haberin bedelini ödetmek için tutuklatmayı dayatmıştır.

- Yıllardır El Kaide türevi El Nusra, IŞİD ve Ahrar ul Şam gibi örgütlere maddi ve manevi yardım yapanlar, lojistik destek sağlayanlar, silah ve para yardımında bulunanlar, bu konuların konuşulmasını yasaklamak için çabalamaktadır. Ancak bu çabalar hem uluslararası hem de bağımsız ve tarafsız ulusal hukuk önünde hesap vermeyi engelleyemeyecektir.

Günün ve dönemin gereği, demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlük mücadelesinde her vicdan sahibi yurttaşın birlikte hareket etmesi, nerede ve hangi şekilde olursa olsun baskı ve zulme karşı durmasıdır."