ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

SGDF Eş Başkanı Çoban: Saray'ın İbiş'i değil halkların direnişçileri olacağız

SGDF Eş Başkanı Ceren Çoban, son günlerde gerçekleştirilen gözaltı operasyonları ve OHAL ihraçlarını değerlendirdi. Gençliğin "hayır" sesinin bastırılmak istendiğini söyleyen Çoban, gözaltındakilerin KHK'lara, tecavüz yasalarına karşı direnenler olduğunu vurguladı.

Etkin Haber Ajansı / 14 Şubat 2017 Salı, 09:46

ANKARA- Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) Eş Başkanı Ceren Çoban, Ankara ve İzmir başta olmak üzere çok sayıda kentte gerçekleştirilen siyasi soykırım operasyonları ile OHAL kararnameleriyle üniversitelerde gerçekleştirilen akademisyen ihraçlarına tepki gösterdi.

İzmir ve Ankara'da yapılan polis baskınlarında 8 SGDF üyesinin de gözaltına alındığını hatırlatan Çoban, Ankara Kızılay'da bulunan Fabrika Kolektif Üretim Merkezi ile Mamak'ta bulunan Yunus Emre Şen (Keke) Gençlik Kültür Merkezi'nin de polis baskınlarının hedefi olduğunu kaydetti. Çoban, "Fabrika Kolektif Üretim Merkezi'nin Suphi Nejat Kütüphanesi'ni baştan aşağı dağıtan polis, bilgiye tahammül edemediğini kitapları parçalayarak göstermiş oldu. Kobane şehidi Suphi Nejat Ağırnaslı'nın, Suruç şehidi Yunus Emre Şen'in fotoğraflarını yırttıklarını, onları yerlere attıklarını gördük. Kapının kilidi değiştirilerek sonrasında tekrar girmemiz de engellenmeye çalışıldı" dedi.

Çoban, Ankara'da gözaltına alınan SGDF üyelerinin "Hocamızın yanındayız" ve "Hayır gitmiyoruz" sloganlarıyla yapılan dayanışma eylemlerini gerçekleştirenler arasında olduğunu belirtti.

Çoban, İzmir'de ÖGK Merkezi Koordinasyon ve SGDF MYK üyesi Gözde Sivaslıoğlu ile ÖGK üyesi Eylem Özcan'ın 8 Mart eylemlerine katıldıkları için gözaltına alındığını belirtti. Çoban, "Gözaltı gerekçesi olarak 8 Mart 2016'da eylemde olmaları gösteriliyor. Her gün onlarca kadının katledildiği bir ülkede yaşıyoruz. Meclis tecavüzü meşrulaştırmaya çalışırken bir yandan da yargısıyla kadın katliamlarına, çocuk istismarcılarına 'hayır' diyenleri susturmaya çalışıyor. İzmir'deki operasyonun karşılığı da tam olarak budur aslında" dedi.

'HAYIR'IN SESİ SUSTURULAMAYACAK’

Hakkında gözaltı kararı çıkarılan SGDF üyeleri olduğunu öğrendiklerini dile getiren Çoban, "16 Nisan'da referandum gerçekleşecek ve iktidar kendisini yıkacak kuvvetin gençler ve kadınlar olduğunun farkında. Bu nedenle bir çok ilde HDP'ye ve bileşenlerine yönelik operasyonlar gerçekleştiriyor" diye konuştu. Gözaltındakilerin sağlık durumları ve morallerinin oldukça iyi olduğunu ifade eden Çoban, "Yoldaşlarımız 'hayır'lı bir özgürlük bekliyorlar" dedi.

16 Nisan referandumuna kadar baskıların ve gözaltıların devam edebileceğini söyleyen Çoban, AKP/Saray cuntasının tek adam diktatörlüğünü bu yöntemlerle inşa etmeye çalıştığını dile getirdi. Çoban şöyle konuştu: "AKP/Saray iktidarı, 20 Temmuz 2015'de Suruç katliamıyla başlattığı savaşı perçinledi, aylardır uzatılan OHAL'le, yeni yeni KHK'larla yönetmeye çalışıyor. Yani uzun adam kendi varlığını kabul ettiremiyor" şeklinde konuştu.

SGDF Eş Başkanı Çoban şöyle devam etti: "Sokakta olmaya devam edeceğiz. Biz gençliğin 'hayır'ıyla tek adamı yıkabileceğimizi biliyoruz. Ve 'hayır' sesini yükseltmeye, 'hayır'ın sesinin susturulamayacağını haykırmaya devam edeceğiz."

'HOCALARIMIZ DİRENİŞ DERSİ VERİYOR, BU DERSİ ASMAYACAĞIZ’

OHAL kararnameleriyle üniversitelerden ihraç edilen akademisyenlerin direnişinin yanında olduklarını vurgulayan Çoban, "Ülkenin sayılı hukuk profesörlerinin, tiyatro gibi alanlardan hocalarımızın görevlerinden alınmaları aslında düşünen, üreten insana düşman olduklarını gösteriyor. Akademiye yönelik bu saldırı ya da 3 gündür bizzat kendimizin de gördüğü gençliğe dönük saldırılar AKP'nin kendinden başka hiç bir sese tahammül edemediğinin göstergesidir" dedi.

İhraç edilen akademisyenlerin yanında olmaya devam edeceklerini dile getiren Çoban şöyle devam etti: "Cebeci'de, DTCF'de, Marmara’da İstanbul Üniversitesi'nde ihraç edilen hocalarımızın yanında olmaya, dayanışma göstermeye ve Saray'ın İbiş'i olmayıp halkların direnişçileri olmaya, gençliğin direnişçi kuvveti olmaya devam edeceğiz. Biz hocalarımızdan çok iyi bir ders alıyoruz ve bu dersi asmayacağız, bu dersten asla vazgeçmeyeceğiz. Herkese bugün direnişi gösteriyorlar, direnişlerinin bizsiz olmayacağını söylüyoruz. Bu nedenle de eğitim sensiz, direniş bizsiz olmaz diyoruz."