ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Ekoloji örgütleri: Doğa mücadelesinin kazanması için #Hayır

Başkanlık rejimiyle birlikte AKP/Saray iktidarının doğayı katleden rant projelerini daha da hızlandıracağına dikkat çeken ekoloji örgütleri, dur demek için "hayır" çağrısı yaptı.

Etkin Haber Ajansı / 13 Şubat 2017 Pazartesi, 11:53

İSTANBUL- Başkanlık Anayasası referandumu öncesinde bir "hayır" da ekoloji örgütlerinden geldi. AKP ve MHP ittifakının Cumhurbaşkanı Erdoğan’a başkanlık yolunu açmaya çalıştığı anayasa referandumu sonrasında denetim mekanizmasının tamamen ortadan kalkacağını vurgulayan ekoloji örgütleri, iktidarın istediği tüm rant ve yıkım projelerini hayata geçirebileceğini kaydetti.

BEYOĞLU KENT SAVUNMASI: 'HAYIR' DİYECEĞİZ

Beyoğlu Kent Savunması'ndan Deniz Özgür, OHAL ilanıyla birlikte yaşananlara dikkat çekti, "İktidar, bütün yargı, karar verme ve planlama mekanizmalarının alt üst edildiği ve doğrudan hareket eden bir sürece soktu ülkeyi" dedi.

Siyasi iktidarın denetime tahammül edemediğinin altını çizen Özgür, kendi mekanizmaları içinde istedikleri projeleri hayata geçirmeye çalıştıklarını vurguladı. Başkanlık sistemini "OHAL sürecinin yasal zemine oturtulması" olarak yorumlayan Özgür, bugüne kadar girişilen altyapı, kentsel dönüşüm ve HES projelerinin bir anda hayata geçirileceğini düşündüklerini söyledi. Özgür, "Kabataş projesi, OHAL sürecinden hemen sonra hayata geçti. Çünkü hiçbir kurul kararı olmadan, plan askıya çıkmadan hayata geçti. Kurul kararı proje başladıktan üç ay sonra, ÇED hayata geçtikten 3,5 ay sonra alındı. Proje, şu an hala hayata geçmiş durumda değil. Meslek örgütleri Kabataş'a dava açamıyorlar. Bu önümüzdeki dönem yaşanacakların göstergesi" şeklinde konuştu.

Halihazırda Maçka Parkı, Taksim'e Cami ve İstiklal Caddesi'nin dokusunu altüst edecek çalışmaların gündemde olduğunu hatırlatan Özgür, Üsküdar'da denizin betonla doldurulması ve Valibedağ projelerinin de örnek olabileceğini belirtti.

Özgür şöyle devam etti: "Bu projelerde hiçbir itiraz gelmeden, yargı denetimine maruz kalmadan hareket etmek istiyorlar. Bizim açımızdan başkanlık sisteminin en önemli gereksinimi budur. Varlık Fonu zaten OHAL'de kuruldu, bu tür büyük projelere finansman sağlamak için hayata geçiriliyor. Neredeyse tüm devlet kurumları Varlık Fonu'na devredilmiş, mal varlıklarına el konulmuş durumda. Bizim açımızdan başkanlığın anlamı budur ve bu yüzden elimizden geldiğince 'hayır' diyeceğiz. 'Hayır' mücadelesinin parçası olacağız."

VALİDEBAĞ SAVUNMASI: DOĞA YANLISI OLANLAR 'HAYIR' DEMELİ

Referandum sonrasında yaşanacakları görerek "hayır" diyeceklerini kaydeden Validebağ Savunması'ndan Remzi Çelik de iktidarın nasıl bir yaşam dayattığının çok açık göründüğünü ifade etti. Kamuya yani halka ait alanların bir gecede çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle hukuksuz şekilde yıkıma maruz kalacağını söyleyen Çelik, "Yani bunların örnekleri çok artacak. Validebağ özelinde de son üç senede yaşananlar çok açık görünüyor. Bu tür hamlelerle, rantta gözü olanların cesaretleri artıyor" dedi.

Yaşam alanlarının çok rahat biçimde mega projelerin parçası olarak ranta açılacağını düşündüklerini ifade eden Çelik şöyle konuştu: "Bu genel bir yaklaşım. Referandum sonrası toprak, arazi, yaşam alanlarımız yine kanunsuzlaşma yoluyla ellerimizden alınacak. Sadece bizim değil Validebağ korusu özelinde, orada oluşan doğal ortamın, diğer canlıların da yaşam hakları ellerinden alınıyor" şeklinde konuştu.

Kar hırsıyla geliştirilen neoliberal politikalara "dur" demenin referandumdaki karşılığının "hayır" demek olduğunu vurgulayan Çelik, "Doğa yanlısı, ülkesini seven, diğer canlılara saygılı biraz da vicdanlı bütün insanlar kocaman bir 'hayır' oluşturuyor. Biz Validebağ Savunması olarak 'hayır' diyoruz. İnsanlıktan yana ve çıkar ilişkisi olmayan tek ses 'hayır' olmalı. Dünyanın yok oluş sürecini hazırlayan neoliberal politikalara 'hayır' demek aynı zamanda referandumda 'hayır' demektir" ifadelerini kullandı.