ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Irmak: Sözlerim hakaret değil, gerçek

Hakkari Milletvekili Selma Irmak, tutuklu olduğu Silivri Hapishanesi'nden SEGBİS ile Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı'na savunma yaptı. Irmak, "Cumhurbaşkanına hakaret" olarak değerlendirilen konuşmasının, gerçek olduğunu belirtti, hükümet ve Erdoğan'ın Cizre'de sivillerin ölümünden sorumlu olduğunu söyledi.

Etkin Haber Ajansı / 11 Ocak 2017 Çarşamba, 11:20

DİYARBAKIR- HDP Hakkari Milletvekili Selma Irmak, "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçlamasıyla hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na savunmasını verdi.

Tutuklu bulunduğu Silivri Hapishanesi'nden SEGBİS yöntemiyle savcılığa bağlanan Irmak, savunmasını tercüman eşliğinde Kürtçe olarak gerçekleştirdi.

Bu şekilde yargılanmayı hukuki bulmadıklarını belirten Irmak, "Çünkü 4 Kasım 2016 tarihinde, başta eş genel başkanlarımız olmak üzere, 10'un üzerinde milletvekilimiz gözaltına alındı ve tutuklandı. Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümet yetkililerinin yapmış olduğu açıklamalar göstermektedir ki, operasyonlar hukuki değil siyasidir. Ben 6 milyon oy alan bir siyasi partinin milletvekiliyim, şu ana kadar da milletvekilliğimiz devam etmektedir. Bize karşı olan bu yaklaşım ya da tutum, bize oy veren seçmenlere de yapılmış olan yaklaşım veya tutumdur" dedi.

'HAKKARİ HALKININ İRADESİ CEZAEVİNDE'

İki ayı aşkın bir süredir tutuklu olduklarını hatırlatan Irmak, Hakkari'deki diğer iki milletvekilinin de tutuklu olduğunu söyledi, "Yani Hakkari halkının iradesi şu an cezaevindedir ve Meclis'te Hakkari ili temsil edilmemektedir" diye belirtti.

'MİLLETVEKİLLERİYLE BİRLİKTE SEÇMENLERİ DE YARGILANIYOR'

Çıkarılan KHK'ler ile yargılanmalarının sağlandığını ancak bunun hukuki olmadığını ifade eden Irmak, şunları söyledi: "Ceza hukukundaki ilkelere göre yargılama faaliyeti şahsi olarak yürütülmesi gerekirken, şu anda benimle birlikte bana oy veren seçmen de yargılanıyor. Biz adaletten kaçmıyoruz, adalet herkes içindir, hukuk elbette üzerine düşeni yapacaktır. Ancak zaten milletvekilliği dönemimiz bitince, biz üzerimize atılı suçlar ile ilgili adliyelere giderek ifade verecektik."

Anayasa değişiklik görüşmelerinin sürdüğünü ve kendilerinin bu tartışmalara katılamadıklarını ve oy kullanamadıklarını söyledi. Irmak, kendileriyle birlikte seçmenlerinin de hakkının gasp edildiğini kaydetti.

'CUMHURBAŞKANI HAKKINDAKİ SÖZLERİM HAKARET DEĞİL; BU TOPRAKLARDA YAŞANAN GERÇEKLERDİR'

Cumhurbaşkanına yönelik sözlerin hakaret olmadığını ifade eden Irmak, savunmasında şunları söyledi: "Ben 20 yılı aşkın siyaset yapıyorum, bugüne kadar hiçbir zaman hakaret ederek siyaset yapmak benim tarzım olmamıştır. Fakat siyasi rakibimiz olan iktidara yönelik sert eleştirilerde bulunma hakkımız her zaman mevcuttur. Zikrettiğiniz konuşma metninde de hakaretten ziyade tespit mevcuttur. Konuşmamda bahsettiğim hususlar bu topraklarda yaşanan şeyler olup yalan değildir, gerçektir.

CİZRE'DE İNSANLARIN ÖLMESİNDE HÜKÜMET VE CUMHURBAŞKANI'NIN SORUMLULUĞU VARDIR'

Sivil insanlar öldürüldü. Cizre'de üç bodrumda 200'ü aşkın sivil insan yakıldı. Bu ölümlerden devletin sorumlu olduğunu düşünüyorum, zira bu muamelelere maruz kalan insanlar televizyonlara vermiş oldukları beyanatlarda JÖH, PÖH gibi silahlı grupların kendilerine bu muameleyi yaptıklarını söylüyorlardı. Yine Şırnak'ta Hacı Lokman Birlik'in cenazesi şehir merkezinde zırhlı aracın arkasında yerlerde sürüklenmiştir. Bu bölgede insanlar öldürüldü, bir kısmı göç ettirildi, dolayısıyla devletin başı olarak Cumhurbaşkanı'nın bu olaylarda sorumluluğu vardır, ben bu hususu ifade etmek istedim.

Aslında söylemek istediğim birinci derecede hükümet, ikinci derecede ise Cumhurbaşkanı sorumludur. Yine Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, örgüt üyelerinin öldürülmesi yönünde güvenlik güçlerine talimat verir gibi açıklamalar yapıyor, fakat bu sırada sivil insanlar da ölüyordu.

Dolayısıyla ben mevcut olayları eleştirmek maksadıyla milletvekili olarak açıklamalarda bulundum. Açıklamalarımda hakaret kastı ve unsuru yoktur, devlet yetkililerini eleştirmek parlamenter olarak zaten benim görev ve sorumluluğumdur."