ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Demir: Gazetecilerin gözaltına alınması intikam operasyonudur

Özgür Gündem Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği yaptıkları gerekçesiyle Şebnem Korur Fincancı, Ahmet Nesin ve Erol Önderoğlu hakkında açılan davanın duruşması sonrası mahkeme önünde düzenlenen basın toplantısında 6 gazetecinin gözaltına alınmasına ilişkin konuşan ETHA editörü Arzu Demir, "Bu bir intikam operasyonu" dedi ve gözaltındaki gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.

Etkin Haber Ajansı / 11 Ocak 2017 Çarşamba, 13:22

İSTANBUL- Özgür Gündem Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği yaptıkları gerekçesiyle Şebnem Korur Fincancı, Ahmet Nesin ve Erol Önderoğlu hakkında açılan davaya İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.

'EN TEMEL HAKLAR İÇİN MÜCADELE EDERKEN ADLİYELERİ AŞINDIRIYORUZ'

Dava sonrasında gazeteciler Çağlayan Adliyesi'de basın açıklaması düzenledi. Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı söz aldı. Fincancı, hakikatin peşinde olma çabası verdiklerini vurguladı. Çalışan Gazeteciler Günü'ne dikkat çeken Fincancı, "Türkiye'de çalışamayan gazetecilerle karşı karşıyayız. Emeğimiz yok sayılıyor, emeğimizin yok sayılmaması için çabamız. Bunun için mücadele ederken bizler; düşünce özgürlüğü için, ifade özgürlüğü için yani en temel insan hakları için mücadele ederken her gün adliye kapılarını aşındırma noktasındayız" dedi. Çok sayıda gazetecinin tutuklu olduğuna dikkat çeken Fincancı, şöyle devam etti: "Aslında tutuklu gazeteciler mi daha özgür yoksa dışarıda olan bizler mi bunu söyleyebilmek çok zor. İnsan hakları mücadelesini, ifade özgürlüğü mücadelesini, akademisyenler doğruları hakikati öğrencilerine anlatsın diye bu mücadelenin içindeyiz. Olmaya da devam edeceğiz."

'EN TEMEL DEĞERLERİ SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Özgür Gündem davasının açılmasının ardından Türkiye'de çok sayıda gazetecinin tutuklandığını hatırlattı. Tutsak edilen gazetecilerin isimlerini hatırlatan Önderoğlu, bugün görülen iki basın davası olduğunu ifade etti. "Bizim dosyamızda elle tutulur bir gelişme olmazken yan duruşma salonunda savcılık yangından mal kaçırırcasına Can Dündar, Erdem Gül ve Enis Berberoğlu için ağır hapis cezaları istedi" diyen Önderoğlu, en temel insan haklarının ihlal edilmediği, insanların eşit düzeyde haklardan yararlandığı bir Türkiye özlemi içinde olduklarının altını çizdi. Önderoğlu, "Herkesin ihtiyaç duyduğu en temel değerleri ayakta tutmaya çalışıyoruz. Gücümüz yettikçe bu değerleri savunmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

'BU BİR İNTİKAM OPERASYONUDUR'

ETHA Editörü Arzu Demir, Özgür Gündem davasının tamamının sanığı durumunda olan İnan Kızılkaya'nın duruşmaya bile getirilmediğini kaydetti. Kızılkaya'nın ağır tecrit koşullarında olduğunu vurgulayan Demir, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın kamuoyuyla paylaşılan maillerinin haberleştirdikleri için gözaltına alınan 6 gazeteciye dikkat çekti. Demir, "Derya Okatan 18 gündür açlık grevinde. Çünkü baskın sırasında ailesi tehdit edildi, kendisine ait olmayan eşyalara el konuldu. O da bu hukuksuzluğu protesto etmek için açlık grevine başladı" dedi. Okatan'ın sağlık koşullarının kritik durumda olduğunu kaydeden Demir, Okatan'ın kilo kaybı yaşadığını ve hareketlerinin yavaşlamaya başladığı bilgisini paylaştı. 6 gazetecinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün otoparkında bulunan ve 4 adımlık bir hücreden ibaret olan nezarethanede tutulduğuna tepki gösteren Demir, gazetecilerin gözaltına alınmasına ilişkin, "Bu bir intikam operasyonu" yorumunu yaptı.

Albayrak'ın Gazeteciler Günü'nü kutlamasına tepki gösteren Demir, şöyle devam etti: "Meslektaşlarımız RedHack tarafından kamuoyuna açıklanan mailleri haber yaptıkları için gözaltına alındılar ve tutuklanma tehdidiyle karşı karşıyalar. Bu maillerde kişisel bilgiler yok. Hepimizin hayatını yakından ilgilendiren mailler vardı. Biz şunu öğrenmek istiyoruz, bir Enerji Bakanı'nda Türkiye sınırından IŞİD'in silah sevkiyatının yapıldığı haritanın ne işi var?"

Savcılığın gazetecileri yargılama yerine, maillerde çıkan bilgileri soruşturması gerektiğinin altını çizen Demir, "Biz arkadaşlarımızın yaptığı haberlerin arkasındayız. Onların gazeteciliklerine tanığız ve gerçekleri aktarmaya devam edeceğiz. Arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını, söz konusu maillerdeki iddiaların araştırılmasını istiyoruz" dedi.

'ÜYESİ OLDUĞUMUZ TEK ÖRGÜT GAZETECİLİK ÖRGÜTÜDÜR'

"Adaletin hızlı olmasını hepimiz isteriz, geciken adalet adalet değildir" diyen Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül, sabah gerçekleşen duruşmanın hızlı bir adalet olmaksızın, usulsüz şekilde cezalarının talep edilmesi olduğunu söyledi. 150'ye yakın gazetecinin tutuklu olduğunu hatırlatan Gül, "silahlı bir örgüte üye olmaksızın yardım etme" iddiasıyla yargılandıklarını ve dosyadaki tek delilin yaptıkları haberler olduğunun ifade etti. Gazetecilik faaliyetlerinin "suç" olarak görüldüğünü belirten Gül, tepkisini şu sözlerle dile getirdi: "Evet, biz bir örgütün üyesi olabiliriz, bu örgüt gazetecilik örgütüdür. Net olarak söylüyorum, üyesi olduğumuz örgüt gazetecilik örgütüdür. Bunun dışında hiçbir örgütün üyesi ya da olmaksızın yardım etmiş değiliz. Ortada zaten acayip bir durum var, gerçeküstü gibi bir ülke burası. Hep söyledim gazeteciler adliyeden ve cezaevlerinden biran önce çıkarılsın, bu gerçeküstü oyun biran önce son bulsun. Şairin de söylediği gibi Türkiye'de hepimiz ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi."

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, ilk duruşma ile ikinci duruşma arasındaki 55 günlük sürede mahkeme heyetinin tamamının değiştiğinin altını çizdi. Bugünkü duruşmada heyetin fezlekeyi okumaya dahi tenezzül etmediğini söyleyen Berberoğlu, Meclis'e gönderilen fezlekeyle yargılandıkları maddenin değiştirildiğini belirtti. Berberoğlu, yapılmak isteneninde tam olarak bu olduğunu ifade etti. Berberoğlu, CHP olarak "tek adam" diktatörlüğüne karşı mücadele edeceklerini vurguladı.

'DAVA ARASI GAZETECİLİK YAPIYORUZ'

Ben Gazeteciyim İnisiyatifi adına konuşan Fatih Polat ise 145 gazetecinin tutuklu olduğunu hatırlattı. 170 kapatılan medya kurumuna işaret eden Polat, gazetecilerin sayısız davada yargılandığını vurguladı. "Adeta dava arası gazetecilik yapıyoruz" diyen Polat, 18 gündür 6 gazetecinin gözaltında olduğunu söyledi. Gazeteciler hakkında verilen 30 günlük gözaltı süresine tepki gösteren Polat, "Ciddi endişeliyiz. Çok sayıda milletvekili, gazeteci devreye girmiş olmasına rağmen. Onlardan aldığımız haberlerde gözaltı süresinin uzayabileceğine dair endişemizi arttırıyor" dedi.

Söz alan uluslararası heyetler de, ertelenen davalarla aslında en temel insan haklarının ertelendiğini vurguladı. Heyetler, basın özgürlüğü açısından Türkiye'nin durumunun son derece vahim olduğunu dile getirdi.