ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

ÖDP bu gidişe dur demelidir! - Arin Çiya

ÖDP, burjuva Türk ulusalcı çizgiden uzak durmalıdır, her kim bu çizgiye kayarsa varacağı yer burjuva ulusalcılığının çukuru olacaktır. Ve biz dostumuzu orada, yani devrim cephesinin karşısında görmek istemeyiz.

Etkin Haber Ajansı / 30 Aralık 2016 Cuma, 10:12

ARİN ÇİYA- Mücadele sertleştikçe saflar netleşiyor. Ara tonlar kayboluyor. Orta yolculuk çöküyor.

Türkiye saflaşıyor. Bu, politik özgürlük ve faşizm arasındaki saflaşmadır.

Kimden yanasın? Özgürlükten mi faşizmden mi? Mesele bu kadar net ve açık. Meseleyi bir kez böyle koyduktan sonra sıra tarafları tarif etmeye gelir.

Kimdir özgürlük güçleri?

Kürt özgürlük hareketi, demokratik kadın hareketi, devrimci partiler, antifaşist parti, sendika ve kitle örgütleri, gençlik örgütleri, demokratik Alevi hareketi, ilerici aydınlar ve ilerici medya…

Kimdir faşizmin güçleri?

Politik İslamcı faşistler, milliyetçi faşistler, ulusalcı faşistler.

Politik özgürlük mücadelesinin odağında ne duruyor?

Açık ki Kürt ulusal sorunu duruyor. Bu sorunun özü de Kürtlerin ulusal varlığının ve bu temelde Kürtlere ulusal statünün tanınmasıdır. Politik özgürlük safında olmanın belirleyici kıstası, Kürt ulusal özgürlüğünü savunmaktır. Bugün her kim ki bundan geri durur, o kendini nasıl tanımlıyor olursa olsun politik özgürlük safından uzaktır.

Faşist cephenin odağında ne duruyor?

Açık ki burjuva Türk ulusalcılığı duruyor. Burjuva Türk ulusalcılığının özü Kürdistan'ın sömürge statüsünün sürdürülmesidir. Politik İslamcı faşistlerle laisist ulusalcı faşistleri birleştiren budur.

Türkiye Cumhuriyeti, burjuva Türk ulusal egemenliğine dayanan bir devlettir. Kürtlere ulusal statü tanınması halinde burjuva Türk ulusal egemenliğine dayalı TC'nin tarihe karışacağı ortadadır. Bu nedenle her renkten burjuva Türk ulusalcıları Kürtlerin statü mücadelesini bastırmayı bir varlık-yokluk sorunu saymaktadır. Kürtlerin statü talebini bastırmak için sınır içinde faşist baskı ve terörü yoğunlaştırmak, sınır dışında işgale kalkışmak faşist cephenin başlıca stratejisidir. Her kim Kürtlerin ulusal statü talebini reddeder, Türk ulusal egemenliğinin sürdürülmesinden yana tutum sergilerse onun yolu faşizme çıkar.

ÖDP'NİN YÖNÜ

Son dönemde ÖDP çok tehlikeli bir kulvarda ilerliyor. Önceki zamanlarda da ÖDP pek çok kez yalpaladı. Sosyal şovenist hatalar yaptı. Bunlar antifaşist bir partinin reformist ve Kemalist yalpalamalarıydı.

Soysal şovenist yalpalamalar giderek bir çizgi halini alarak burjuva Türk ulusalcılığına doğru yol almaya başlamıştır.

HALK DÜŞMANI KİM?

Faşist burjuva Türk devleti içeride ve dışarıda bir savaş yürütmektedir. Bu, PKK ve PYD'ye karşı bir savaş değildir. Bu Kürt ulusuna karşı yürütülen bir savaştır. Haksız, kirli, vahşi bir ezme savaşıdır bu. Kürt ulusu direnişi seçti. Bu onurlu, haklı ve meşru bir direniştir. Türkiye'nin tüm ilericileri bu direnişin yanında saf tutmalıdır. Bu, salt sömürgeci faşizme direnen bir halkın direnişini desteklemek için değil, kendisini de ezen faşizme karşı direnmek için de zorunluluktur. Halk düşmanı olan, Kürt ulusunun varlık hakkını reddedenlerdir, Kürt ulusuna en barbar yöntemlerle devlet terörü uygulayanlardır. Kürt ulusal direnişçilerin silahlı eylemcilerini "halk düşmanı" ilan etmek faşizmin değirmenine su taşımak, faşist psikolojik harbin enstrümanı olmak demektir. Çinliler Japon, Hintliler İngiliz, Vietnamlılar ABD, Cezayirliler Fransız işgalcilerine karşı nasıl direndi, savaştıysa Kürtler de Türk işgalcilerine karşı direniyor ve savaşıyorlar. Evet, bu bir ulusal kurtuluş savaşı. Bu savaşın Kürtler cephesinden karakteri bu.

BU KİMİN KAFASI

İşgalci güçleri en güvende hissettikleri yerde vurmak, onların savaş azmini kırmaya, politik moralini çökertmeye hizmet eder. BirGün yazarı Melih Pekdemir, Beşiktaş ve Kayseri eylemlerinden yola çıkarak TAK'ı ve PKK'yi halk düşmanı ilan etti. Bu, burjuva Türk ulusalcılığı kafasıdır.

Bu eylemler Kürt ulusuna politik moral ve savaş azmi kattı. O halde Pekdemir'in "halk"ı kim? Belli ki Pekdemir'in zihninde "halklar" yok, Türk ulusal egemenliğini tanımlayan "halk" var. Bu eylemler burjuva Türk ulusal egemenliğini hedefledi, Türk ulusunu değil. Demek ki Pekdemir'in "halk"ı Türk ulusu da değil, burjuva Türk ulusal egemenliğini sürdürenlerdir.

ÖDP BU ÇİZGİYİ REDDETMELİDİR

ÖDP, 27 Aralık'taki Başkanlar Kurulu açıklamasında PKK'yi "iç savaşı derinleştirmek"le itham ediyor, "PKK ilk adım olarak iç savaşı derinleştiren silahlı eylemlere, bombalı saldırılara koşulsuz son vermeli, silahlı güçlerini sınır dışına çekmelidir" diyor ve ekliyor: "demokratik özerklik gibi talepler için kimsenin kimseyi öldürmesine, kimsenin de ölmesine gerek yoktur." Sömürgeci faşist devletin Kürt ulusal statüsünü müzakereye dahi yanaşmadığı koşullarda PKK'yi silahlı eylemlerden koşulsuz vazgeçmeye, silahlı güçlerini sınır dışına çekmeye çağırmak, düpedüz bir "teslim ol" çağrısıdır. Emekçi sol cepheden bir partinin bu hale düşmesi onun adına utanç vericidir. Dev-Yol'un mirasçısı olduğunu ileri süren bir partinin bu hale gelmesi kabul edilemez. ÖDP'li herhangi bir antifaşist ABD işgaline karşı ulusal kurtuluş mücadelesi veren Vietnamlılara "bağımsızlık için ölmeye de öldürmeye de gerek yok" diyerek onlara "silahlı mücadeleye koşulsuz son verme ve silahlı güçlerini sınır dışına çekme" çağrısı yapar mıydı?

Ulusal kurtuluş savaşçıları ulusu ve ülkeyi işgalcilere bırakıp sınır dışına çıksınlar öyle mi? Peki, ÖDP, Fransız işgaline karşı savaşan Cezayir ulusal kurtuluşçularına, İsrail'e karşı savaşan Filistin ulusal kurtuluşçularına bu çağrıyı yapar mıydı? O kadar uzağa gitmeyelim, burjuva Türk ulusal kurtuluş savaşçılarına ve onların lideri Mustafa Kemal'e böyle bir çağrı yapar mıydı?

O günlerde bir parti, "M. Kemal silahlı eylemlere son verip, silahlı güçlerini sınır dışına çekmelidir" deseydi ve ardından "bağımsızlık gibi talepler için kimsenin kimseyi öldürmesine ve kimsenin de ölmesine gerek yoktur" diye ekleseydi nasıl karşılanırdı?

Durum ne kadar saçma görünüyor değil mi?

EKSEN KAYMASI

Ama ÖDP Başkanlar Kurulu için hiç de saçma değil. ÖDP yönetimi eksen kayması içinde. Önlem alınmazsa Perinçekçi çizgi egemen olur. ÖDP'nin antifaşist tabanı buna şiddetle itiraz etmelidir. ÖDP, burjuva Türk ulusalcı çizgiden uzak durmalıdır, her kim bu çizgiye kayarsa varacağı yer burjuva ulusalcılığının çukuru olacaktır. Ve biz dostumuzu orada, yani devrim cephesinin karşısında görmek istemeyiz.