ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Eylem birliği yapan üç gençlik örgütü: Faşizmi birleşerek yenebiliriz

DEV-GÜÇ, SGDF ve Devrimci Yol'da Devrimci Gençlik bir araya gelerek Saray'ın ve AKP'nin diktatörlüğüne karşı sokakta neden eylem birliği kararı aldı. Eylem birliğinin amacını anlatan gençler "AKP/Saray faşizmi gençliği ve sokağı hedef aldıysa, biz de gençlik olarak bu faşizme karşı sokakta birlikte mücadele edeceğiz" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 08 Aralık 2016 Perşembe, 12:00

İSTANBUL (Havva Cuştan) - Gençliğin Devrimci Gücü (DEV-GÜÇ), Devrimci Yol'da Devrimci Gençlik ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) bir araya gelerek Saray'ın ve AKP'nin diktatörlüğüne karşı sokakta birlikte hareket etme kararı aldı. DEV-GÜÇ, Devrimci Yol'da Devrimci Gençlik ve SGDF üyeleri eylem birliği ihtiyacını ve amacını ETHA'ya anlattı.

BU BİRLİK SÜRECİN İHTİYACINDAN DOĞDU

Devrimci Yol'da Devrimci Gençlik üyesi Berkay Ustabaş, uzun zamandan beri böyle bir fikrin olduğunu çeşitli zamanlarda çeşitli gençlik örgütleriyle eylem birlikleri oluşturduklarını anımsattı. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Gençlik Meclisi ve Birleşik Haziran Hareketi'nin (BHH) gençlik örgütleriyle de çeşitli temaslarda bulunduklarını kaydeden Ustabaş, bu temaslardan istedikleri sonuçları alamadıklarını belirtti. İktidarın saldırıları arttıkça birlik arayışına daha çok ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Ustabaş, şöyle konuştu: "Gençliğin ihtiyaçları doğrultusunda burada bulunan üç örgütte çeşitli zamanlarda birlik tartışması yapmış, hatta bazı tartışmaları tüketmiş ve doyuma ulaştırmıştık. Bu doyuma ulaşılan tartışmaların bir ürünü olarak yan yana gelmiş bulunmaktayız."

Eylem birliğine giden süreci aktaran SGDF Eşbaşkanı Oğuz Yüzgeç ise, sürecin ihtiyacına göre yan yana konumlama zorunluluğu ve yan yana gelmelerin de rolü olduğunu kaydetti. Saray rejiminin Suruç katliamıyla birlikte gençliğin teslim alınma girişimiyle savaşı başlattığını hatırlatan Yüzgeç, saldırı dalgasının sokakta durarak kırılabileceği değerlendirmesi yaptıklarının altını çizdi. Yüzgeç, "Kendi dar örgütsel çıkarlarımızın ötesinde, gençlik hareketinin çıkarlarını gözetmemiz gerektiğinin farkında olarak, demokratik mücadeleden fiili meşru mücadeleye kadar birçok alanda birlikte söz söylemek, politika yapmak için bir araya geldik" dedi.

BİRLİKLE YENİ BİR HAT AÇMIŞ OLUYORUZ

Bu birliğin gençlik hareketi için önemini açıklayan DEV-GÜÇ Dönem Eşsözcüsü Şafak Aktaş, AKP iktidarının saldırılarının odağında özellikle kadınların ve gençliğin olduğunu işaret etti, gençliğin saldırılarının hedef olmasının nedeninin dinamik güçler olması olarak değerlendirdi. AKP iktidarına karşı koyabilecek en büyük gücün gençlik olduğunu söyleyen Aktaş, "Özellikle genç kadınların bu direnişteki rolü büyüktür. Çünkü bu saldırıları çok daha hissediyorlar. Gençliğimizi, kimliğimizi elimizden alan iktidara karşı mücadele vermek bir zorunluluk haline geldi. Burada bir irade var, iradenin açığa çıkması var. Gençliğin faşizme omuz omuza durmasının yeşillendirilmesini yapmak gerekiyor. Bu yüzden bir araya gelişimiz gençlik hareketi bakımından da başka bir hat açmış bulunuyor" şeklinde konuştu.

YAPTIĞIMIZ HER EYLEMDE SARAY FAŞİZMİNİN KARŞISINDAYIZ

Eylem birliği kararı ardından gençler, Kadıköy'de Aladağ katliamını protesto etti, İstanbul Üniversitesi önünde ise Küba Devrimi önderi Fidel Castro'yu andı. Gençler sokakta çıkışlarla süreci aşabilecekleri değerlendirmeleri yaptı.

Anlatmak istedikleri şeyi pratikte yapmanın temel hedefleri olduğunu kaydeden Berkay Ustabaş, öncelikle hedeflerinin 'gri yan yana gelişler olan' masa başlarındaki anlaşamama halini, bürokrasinin sert duvarlarını yıkmak istediklerine vurgu yaptı. İlkeler çerçevesinde hareket ettiklerini, plansız bir şekilde yan yana gelmediklerini belirtti. Yaprağın kımıldamadığı yerde devrimci çıkışlar yapmak istediklerini söyleyen Ustabaş, "Bugün demokratik alan mücadelesinin daraldığı bir pozisyon var. Bu alanları açmak, bu saldırılara karşı barikat olmak istiyoruz" diye konuştu.

Üç temel hedeflerinin olduğunu söyleyen Oğuz Yüzgeç ise "AKP/Saray faşizmine karşı gençlik cephesinden bir çıkış yapma iddiasındayız. Bütün politik çizgimizi, eylemlerimizi oluştururken hedefimizde Saray var. Akademik, demokratik mücadelede; üniversitedeki gençlik mücadelesinde boykotlardan yol kesmeye kadar, akademisyenlerin geri alınmasına karşı yaptığımız her şey Saray faşizmini geriletmek için olacak. Kendimizi herhangi bir eylem biçimiyle sınırlandırmıyoruz, gençlik hareketinin ihtiyacı olan bütün eylem biçimliliği bizim de benimsediğimiz biçimlerdir. Birleşik mücadele hattı örülürken, Kürdistan'da verilen mücadeleyi dışarıda tutamayız. Bugün birliktelik olacaksa; şovenizme karşı mücadele de eden bir birliktelik olmalı" diye konuştu.

BİR DİRENİŞ GELENEĞİ YARATMAK İSTİYORUZ

Eylem birliğinde şu anda üç gençlik örgütü yer alıyor. Diğer gençlik örgütlerine çağrılarına devam edeceklerini belirten Şafak Aktaş, çağrılarını sürekli yineleyeceklerini kaydetti. Masa başlarında yapılan tartışmalarla sürecin önünün tıkanmasının "erkeklik" olarak tanımlayan Aktaş şöyle konuştu: "Bizi biz yapan şey birleştirici bir güç olmamızdır. Bir arada olmak için solun kendi apoletlerinden vazgeçmesi lazım. Masa başında yan yana geliş tartışmalarının tıkanmasının önünü açmalıyız. Bu bir nevi erkeklik halidir aslında. Bu alanların kadınlaşması, kadın aklıyla da donatılması gerekir. Buradan çağrı yaparken kadın yoldaşlarımızın öncülüğünde bir birlik örmek istiyoruz. Birlik olacaksa kadının özne olmadığı bir birlik, eksik kalır, mutlak zafere ulaşamaz."

Mesajlarının bu cepheyi büyütme olduğunu dile getiren Aktaş, barikatı yükseltmek için şu çağrıyı yaptı: "Bu çağrıyı bu işin altından kalkamayacağımızı düşündüğümüz için yapmıyoruz. Tarihin sorumluluğunu üstlenmezsek, altında kalırız. Biz yenilirsek de büyük yenilelim ki; kalktığımız da çok daha fazla güçlü kalkarız. Önümüze kelimelerin ket vurmasına izin vermeyelim, AKP şaha kalkmışsa biz de bir o kadar direnmeliyiz. Sokakta olacağız, direnişi haykıracağız. Bir direniş geleneği yaratmak istiyoruz. Bu geleneği yaratırken herkesi birlikte olmaya çağırıyoruz. Kapattığımız nokta koyduğumuz bir süreç değil, bu bir başlangıç."