ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Ressam Öztorun: Sanatın halkla buluşmasını sağlamak gerek

İlk sergisiyle eserlerini halkla buluşturan ressam Öztorun, galerinin ana temasını oluşturan ve ismini veren Cumartesi Anneleri tablosunu anlattı. Öztorun, kayıpları temsil eden yüzsüz insanlardan oluşan tabloda sadece Emine Ocak'ın gözlerinin olmasının sebebini "Her kayıp bulunduğunda bir yüz netleşecek" diye açıkladı. Öztorun, resim sanatının mutlaka halka buluşmasını sağlamak gerektiğini vurguladı.

Etkin Haber Ajansı / 25 Kasım 2016 Cuma, 16:21

İSTANBUL (Pınar Gayıp)- Ressam Varol Öztorun, "Toplum için sanat" ilkesiyle sürdürdüğü çalışmalarını bir sergide bir araya getirdi. Cumartesi Anneleri'nin yıllardır gözaltında kayıplara karşı verdiği mücadeleden ilham aldığını belirten Öztorun, kayıp yakınlarının dinmeyen acısını resmettiği tablosu başta olmak üzere çok sayıda eserlerini "Dokunmak" isimli sergiyle emekçi halkla buluşturdu.

Beyoğlu Hazzopulo'da bulunan Kelepir Cafe'de açılan resim sergisinde duygu dünyasının kapılarını açan Öztorun, galeride hayatın bütün renklerini barındıran aşk ve özgürlüğü anlattığı resimlerin yer aldığını dile getirdi. Öztorun, "Geleneksel sanatın bir biçimi olan ebruyu, modern tekniklerle yoğurarak renklerin diyalektiğini ortaya koymaya çalıştım" dedi

'SANATI GÖRDÜĞÜNÜZDE YÜZLEŞMEK ZORUNDA KALIRSINIZ'

Cumartesi Anneleri'nin hayatında özel bir yerde durduğunu vurgulayan Öztorun, galeriyi açma fikrini yıllardır taşıdığını kaydetti. Öztorun, her hafta Galatasaray Meydanı'nda kaybedilen yakınlarının akıbetini soran Cumartesi Anneleri'nin eylemine işaret etti ve şunları söyledi: "İnsanlar, yanlarından geçip gidiyorlar. Kimisi merak ederken, kimisi umursamıyor bile. Ama sanatla aktardığınız zaman insanlar da sorgulayıcı oluyor. Sokakta bir eylemden kaçabilirsiniz ama sanatı gördüğünüzde yüzleşmek zorunda kalırsınız. İşte bu sanatın gücüdür."

Öztorun, "kareleme" tekniğiyle Cumartesi Anneleri'ni çizmeye karar verdiğini ifade etti. Öztorun, yıllardır evlatlarını, eşlerini, kardeşlerini arayan Cumartesi Anneleri'ni deneysel sanatın örneklerini yeniden uygulayarak resmetmeye çalıştığını dile getirdi.

TABLONUN SIRRI: HER KAYIP BULUNDUĞUNDA...

Tuval üzerine malzemelerle doku oluşturup karelemeler meydana getirdiğini ve üzerine yağlı boyayla resim yaptığını aktaran Öztorun, "Bu teknik Cumartesi Anneleri'ni anlatıyor" dedi. Öztoprak şöyle devam etti: "Onların yüzünü bir göz olarak hissetmek. Kayıplarını arıyorlar. Bu mantık bu sergiyi açmama vesile oldu."

Cumartesi Anneleri'ni anlatan tablosuna işaret eden Öztorun, onlarca yüzsüz insan profilinin olduğu resimde, sadece kayıplar mücadelesinin başlatıcıları arasında yer alan Hasan Ocak'ın annesi Emine Ocak'ın gözlerinin olduğunu belirtti, şu şekilde devam etti: "Kaybedilenlerin yüzünü yapmadım çünkü kaybedildiklerini temsil etmek istedim. Binlerce faili meçhulü unutmadık, arıyoruz, bulacağız. Ve her birini bulduğumuzda o yüzler netleşecek. Bu resmi işte bu düşünce ile tamamladım. Gözler birçok şeyde isyankarlığı, sorgulayıcılığı, ısrarcılığı gösteriyor. Bu yüzden biraz daha öne çıkardım."

'İŞÇİ SINIFININ SANATLA BULUŞMAYA İHTİYACI VAR'

Plastik sanatlar denilen resim yöntemlerinin daha çok burjuvaziye aitmiş gibi gösterilmeye çalışıldığını söyleyen Öztorun, Meşruiyet dönemi ve Cumhuriyet yıllarında insanların sanat eğitimi için Fransa'ya gönderildiğini hatırlattı. "Hep zenginler sanatla ilgilenmiştir. İşçi sınıfı, halktan insanlar sanattan daha uzak bırakılmıştır" diyen ressam Öztorun, emekçi semtlerinde hiç sanat galerisi açılmadığına dikkat çekti. Öztorun, İstanbul'un elit semtlerinde yer alan galerilere ziyaretçilerin bazen kıyafetleri uygun olmadığı için dahi kabul edilmediğini vurguladı. Öztorun, "İşte ben birazda bunu kırmak için sergiyi burada açtım" dedi. Çay-kahve içmek yada arkadaşlarıyla sohbet için insanların geldiği bir mekanda açılan sergide halkın tuvale dokunmasını, duygusunu hissetmesini istediğini vurgulayan Öztorun, "İşçi sınıfının sanata, resimle buluşmaya ihtiyacı vardır" şeklinde konuştu.

Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisiyken Hollandalı ressam Vincent Van Gogh'tan etkilendiğini söyleyen Öztorun, sonraki yıllarda tanınan en üretken sanatçı Pablo Picasso'dan ilham aldığını belirtti. Picasso'nun eleştirildiği tabloları için söylediği "küçükken büyükler gibi resim yapıyordum şimdi büyüdüm küçükler gibi resim yapıyorum" sözünü çok değerli bulduğunu dile getiren Öztorun, "Farklı bakmak, farklı şekillendirilen dokulara dokunmak gerekiyor" dedi.

Öztorun, Abidin Dino ve Nuri İyem'in de çok önemli ve değerli sanatçılar olduğunu ifade etti.

'SANAT SOSYALİST SANATÇILARA MİSYON YÜKLÜYOR'

Sanatın, sosyalist sanatçılara misyon yüklediğini ifade eden ressam Öztorun, "Bu ciddi bir yüktür" dedi. Kimi sanatçıların özellikle galeri piyasasında yer edinerek sanattan para kazandığını söyleyen Öztorun, sanata maddi olarak değer biçilmesine karşı çıktığını belirtti ve şöyle devam etti: "Sanatın mutlaka burjuvazinin elinden alınarak, halkla buluşmasını sağlamak gerek."

"Dokunmak" isimli sergisinin ilk sergisi olduğunu anımsatan sanatçı, devamını getireceğinin bilgisini verdi. Sanatın mücadelenin bir alanı olması gerektiğine dikkat çeken Öztorun, asıl hedefinin işçi ve emekçi semtlerde sergiler açmak olduğunu söyledi.