ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

'Biz bitti demeden bu dava bitmez'

Suruç katliamından sağ çıkan SGDF Eşbaşkanı Ceren Çoban ile eski Eşbaşkan Oğuz Yüzgeç, dönemin Suruç İlçe Emniyet Müdürü'ne verilen para cezasına tepki gösterdi, "Biz 'Bitti' demeden bu dava bitmez" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 09 Ocak 2017 Pazartesi, 12:44

İSTANBUL- 33 devrimcinin öldürüldüğü 20 Temmuz 2015 tarihinde Suruç'ta İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yapan Mehmet Yapalıal'a 12 takside bölünmüş 7 bin 500 liralık para cezası verildi.

Suruç katliamında yaralanan gençlerden SGDF Eşbaşkanı Ceren Çoban ile eski Eşbaşkan Oğuz Yüzgeç karara tepki gösterdi.

Çoban, Suruç katliamının ardından bugüne kadar adalet talebini yükselttikleri hatırlattı, "Çünkü, Suruç için adalet yerini bulmazsa, yeni katliamlar yaşanacaktı. Tarih gösterdi ki, Suruç'a adalet gelmediği için yeni katliamlar oldu, onlarca insan katledildi" dedi.

Davada ortaya çıkan kararın, katliamın arkasında kimlerin olduğunu, kimlerin destek verdiğini bir kez daha gözler önüne serdiğini belirten Çoban, başından beri sadece dönemin İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Yapılıal'ın yargılanmasının yetersiz olduğunu söyledi. Çoban, İçişleri Bakanlığı'ndan, el altta yer alan polise kadar tüm sorumluların sorgulanması ve yargılanması gerektiğini altını çizdi.

Yapılıal'a verilenin bir ceza değil, ödül olduğunu vurgulayan Çoban, "Biz bitti demeden bu dava bitmeyecek" dedi.

YÜZGEÇ: GERÇEK ADALET İÇİN SOKAKLARDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ

SGDF Eski Eşbaşkanı Oğuz Yüzgeç de Yapılıal'a verilenin ceza değil ödül olduğunu belirterek, şunları söyledi: "33 can için verebilecekleri adalet işte bu kadardır. Suruç Katliamı emniyetin, istihbaratın, Urfa valiliğinin, yani AKP ve DAİŞ'in el ele gerçekleştirdiği bir katliamdır. Şayet Mehmet Yapalıal'a ceza verselerdi, kendilerinin bu katliamın ortağı olduklarını kabul etmiş olacaklardı.

Başta AKP olmak üzere bütün bu katliamların ortağı olanlar, davaları göstermelik cezalarla geçiştirerek hesap vermekten kurtulacaklarını zannediyorlar. Ali İsmail'in, Berkin'in, Ankara barış şehitlerinin davaları da bu anlamda benzer davalar olmuştur. Ancak gerçek adalet halkların vicdanında ve sokaklarda olacaktır. Bizler gerçek adalet için sokakta olmaya devam edeceğiz."