Roboski Dayanışma KOnseri
ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Mahkemelerde Temmuz telaşı!

Anayasa Mahkemesi'nin "uzun tutukluluk"la ilgili kararının ardından, sosyalist gazetecilerin de yargılandığı "Gaye Davası" ile "KCK Davaları"nda mahkemeler, savunma hakkını dahi kısıtlayarak, kısa sürede ceza vermeye çalışıyor.

Etkin Haber Ajansı / 21 Ekim 2013 Pazartesi, 09:25

İSTANBUL (Arzu Demir)- Anayasa Mahkemesi'nin "uzun tutukluluk"la ilgili kararının ardından siyasi davaların görüldüğü mahkemeler, yıllardır tutuklu yargılanan muhalifleri serbest bırakmak yerine, savunma sürelerini dahi kısaltarak, Temmuz ayından önce ceza vermeye çalışıyor.

Anayasa Mahkemesi, siyasi davalarda azami tutukluluk süresini 10 yıla çıkaran düzenlemeyi geçtiğimiz Temmuz ayında iptal etti. Kamuoyunda 3. yargı paketi olarak bilinen kanundaki, "Devletin güvenliğine, anayasal düzene, milli savunmaya ve devlet sırlarına karşı ve casusluk suçlarında CMK'da öngörülen tutuklama süresinin iki kat uygulanacağına" ilişkin hükmü, "ölçülülük" ilkesine ve Anayasa'ya aykırı bulundu. "Bu konuda mahkemelerin takdir yetkisi de vardır" diyen Anayasa Mahkemesi, kararın uygulamasını da bir yıl sonrasına bıraktı.

HÜKÜMETTE HENÜZ BİR HAREKET YOK

Anayasa Mahkemesi'nin bu kararının ardından hükümetin, bir yıllık süreyi beklemeden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin kararları ışığında düzenleme yapma imkanı bulunuyor. Ancak bu konuda hükümetten hiçbir adım gelmezken, mahkemeler, tutuklu sanıkları serbest bırakarak, tutuksuz yargılama yapmak yerine, Temmuz ayından önce ceza vermeye çalışıyor.

Mahkemelerin ellerini çabuk tutmak istediği davaların başında kamuoyunda "Gaye Davası" olarak bilinen sosyalistlerin yargılandığı dava ile İstanbul'daki KCK davaları geliyor.

GAYE DAVASINDA SAVUNMAYA KISA SÜRE

10 Eylül 2006 tarihinde sosyalistleri hedef alan ve dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler tarafından "Gaye Operasyonu" adı verilen operasyonda 26 sosyalist gözaltına alınarak tutuklandı.

Atılım Gazetesi'nin eski genel yayın yönetmeni İbrahim Çiçek, Genel Yayın Koordinatörü Sedat Şenoğlu ile Atılım Gazetesi yazarları Bayram Namaz ve Arif Çelebi ile Özgür Radyo'nun eski Genel Yayın Koordinatörü Füsun Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu sosyalistler, 14 ay sonra ilk kez hakim karşısına çıktı.

7 yıldır devam eden yargılama sırasında 17 sosyalist tahliye edildi. Ancak, 9 sosyalist hala tutuklu yargılanıyor. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 30 Ekim'de görülecek olan davada, kararın çıkması bekleniyor.

24 Eylül günü görülen duruşmada, avukatlar ve tutuklu sosyalistler, son savunma için süre istediğinde mahkeme, sadece bir hafta süre vermek istedi. Avukatlarla mahkeme heyeti arasında geçen gergin bir tartışmanın ardından savunma için 30 Ekim'e süre verildi. Mahkeme Başkanı'nın "30 Ekim'de başlarız, gerekirse sabahlarız. Ama o gün kararı kesin veririz" demesi de dikkat çekti.

MAHKEME BASIN DAVASINI 2013'DE BİTİRMEK İSTİYOR

İstanbul'daki KCK davalarında, mahkemelerin tutuksuz yargılama yerine, hızlıca ceza verme eğilimi dikkat çekiyor. 20'si tutuklu 46 gazetecinin yargılandığı "KCK Basın Davası"nda İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi, bu yıl sonunda davayı bitirmek istiyor. Basın Davası'na 28 Ekim-1 Aralık günlerinde devam edilecek. KCK Avukatlar Davası ve İstanbul Ana Davası'nın görüldüğü davalarda da mahkemelerin aceleci tutumu dikkat çekiyor.

EŞİTLİK DEĞİL ÖLÇÜLÜLÜK

Anayasa Mahkemesi'nin "uzun tutukluluk"la ilgili "takdir yetkisi" de, takdir yetkilerini zaten uzun tutukluluktan yana kullanan mahkemelerin elini güçlendirdi. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi'nin kararı, "eşitlik" ilkesi yerine "ölçülülük" ilkesine göre vermesi de, uzun tutukluluğa devam edilmesi anlamına geliyor. Mahkeme "eşitlik" ilkesine göre karar verseydi, adli tutuklular için uygulanan 5 yıl, siyasi tutuklular için de uygulanacak, tutuklu yargılamada 5 yılı dolanlar tahliye edilecekti.

"Tutuklu yargılama süresi adli davalarda 5, siyasi davalarda en fazla 10 yıl olmalı" şeklindeki düzenleme, 2005 yılında Ceza Muhakemesi'nde yapılan düzenleme ile uygulamaya girdi. Ancak, yasanın uygulaması önce 2008 yılının Nisan ayına, ardından 2011 yılının Aralık ayına ertelendi. Yasa geç uygulandığı için de tutukluluk süreleri arttı.

Ayrıca Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2 yıl önce verdiği bir karar da, tutuklu yargılama sürelerinin fiili olarak artmasına neden oldu. Yerel mahkemelerin "ilke" olarak kabul ettiği bu karara göre, yargılamanın Yargıtay aşamasındaki tutukluluk süresi, uzun tutukluluk süresine dahil edilmiyor.