ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Zana: Hürriyet logosunu değiştirsin

Leyla Zana, Hürriyet gazetesine konuştu. AKP'nin Kürt sorununu çözebileceğini ileri süren Zana, Hürriyet gazetesine de, logosunu değiştirerek sürece katkı sunmaya çağırdı.

Etkin Haber Ajansı / 14 Haziran 2012 Perşembe, 10:54

ANKARA- BDP Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana, Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu ve Ankara Temsilcisi Metehan Demir’e konuştu. AKP Hükümetinin sorunu çözebileceğini öne süren Zana, Öcalan'ın ev hapsine alınmasıyla olumlu bir atmosfer oluşacağını söyledi.

10 yıl tutuklu kalan Zana, hapisten çıktığı 2004 yılındaki siyasi atmosferi şöyle anlattı: “O zaman 2004’te devlet tarafından uygulanan Kürtleri böl-yönet mantığı hâkimdi. Tahminimce Filistin modeli örnek alınmıştı. Bölünerek hareketin zayıflayacağını, hatta yok olacağını düşünen bazı çevreler büyük bir yanılgıyla karşılaştılar. Çünkü taban birdi. Haklı talepler birdi. Çekilen acılar birdi. Bu şartlar altında bir bölünme olmadığı gibi daha da güçlenen bir hareketle karşılaşıldı.”

'KCK' adı altında yürütülen operasyonlara da değinen Zana, “KCK deyip duruyorlar. Bu işin hikâye kısmı. Kim kendini ifade ettiyse, isyan ettiyse kendini içeride buldu. Benim tanıdığım onlarca insan var KCK’lı değiller ama içerideler. Türkiye’de adamı içeriye atıyorlar, orada unutuyorlar. Tamam, bari suçluyorsun, cezasını ver ama ceza da yok. Yargıçlar gereğini yapmıyor, hüküm yok” dedi.

'AKP SORUNU ÇÖZER AMA...'

AKP Hükümetinin sorunu çözeceğini iddia eden Zana, “Üniformanın laciverti, yeşili olmaz. Önemli olan tutumdur. Asker çözer, polis çözer, yargı çözerle bu iş olamaz. Burada bir gerçek vardı. Bunu hepimiz açıkça söyleyelim ve kabul edelim. Bu işi isterse en güçlü durdurur. O güçlü kimdir, şimdiki hükümettir. O hükümetin başı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Tarihin en güçlü hükümetinin başındaki isim isterse o iradeyi gösterir, buna gücü yeter ve bu sorunu da çözer. Ben onun bu işi çözeceğine inanıyorum. Buna dair umudumu da, inancımı da asla yitirmedim. Yitirmek de istemiyorum. Yitirseydim giderdim, burada olmazdım. Şimdi hepimizin yapması gereken, hepimizin başbakanın sorunu çözmesinde yanında olduğumuzu ona hissettirmemiz, onu teşvik etmemizdir” şeklinde konuştu. Zana, diğer taraftan da, “Bir kere terör ve Kürtler ifadesi bir arada anılmamalı. Bu herkesi biz terörist değiliz şeklinde bir tepkiye sevk ediyor. İki, Kürt kimliği anayasal güvenceye alınmalı. Üç, Kürt çocukları asimilasyondan çok mustarip. Bu nedenle eğitim hakkı verilmeli. Başbakan diyor ki asimilasyon yok. Ama anaokulunda bile var. Bugün bölgeye gidin, köylere bile anaokulu gelmiş. Ama eğitim Türkçe. Anneden kültürü öğrenmesi gereken çağda çocuğa Türkçe öğretiliyor, atomize ediliyor” dedi.

'PKK SÜRECİ YENİDEN DEĞERLENDİRSİN'

Zana, “PKK'nin ne yapması gerektiğine” ilişkin soruya, şu karşılığı verdi: “1999’da Abdullah Öcalan Türkiye’ye geldikten sonra aslında büyük fırsatlar yakalandı. 1984’ten 1999’a dek çok farklı ateşkesler uygulansa da 1999’da ilk kez sınırlar ötesine çekilindi ve bağımsız birleşik Kürdistan mücadelesi yerine Türkiye ile birleşik yaşam politikası hâkim oldu. Hatta bu da o dönemdeki dalgalanmaları beraberinde getirdi. O dönemden bu yana bu anlayış farklılığını görüyoruz. Benim bakış açım şöyle. Bence PKK da bugün bunu şöyle anlamalı: Bağımsız Kürdistan için o zaman ölenleri anlıyorum. Ama 1999’dan itibaren strateji değiştiyse Bağımsız Birleşik Kürdistan yerini, haklı talepleri elde ederek tamamen birlikte yaşama stratejisine bıraktıysa ve amaç yerel yönetimin güçlenmesi, demokratikleşme ise bu gençlerin ölmesini artık hiçbir vicdan kabul edemez. PKK da ona göre bu süreci yeniden değerlendirsin.”

Zana, Kürt illerindeki AKP ve BDP milletvekillerini karşılaştırırken de, “Ak Parti’deki Kürt milletvekilleri duyguda Kürt, düşüncede Kürt değildir. BDP’dekiler ise düşüncede Kürt, duyguda değil. İkisi de olaya yarım yarım bakıyor. Yani düşüncede Kürt değil demekle Ak Parti milletvekilleri Kürtlerin geleceğine dair bir şey beslemiyor, düşünmüyor” dedi.

Leyla Zana, Abdullal Öcalan'ın ev hapsine alınmasıyla ülkede pozitif bir atmosfer oluşacağını söyledi.

'HÜRRİYET 'TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR' DEMEKTEN VAZGEÇMELİ'

Medyanın bu süreçte önemli rol oynayabileceğine vurgu yapan Zana, “Şimdi bir geçmişle hesaplaşma süreci olduğunu düşünüyorum. Bunun sonunda inşallah barışçı bir dil, bir bakış açısı egemen olur, ama medya tarafları incitecek tanımlamalardan kaçınmalı. Kürtleri irite edecek teslimiyet ifadesini kullanmamalıdır. Kürtlere akıl vermemeli ve onların yerine karar vermemeli. Bir cümle de müsaadenizle Hürriyet Gazetesi için söylemek istiyorum. Hürriyet kendine yakışan bir şekilde Hürriyetçi bir mantıkla logosunu artık değiştirmeli ve 'Türkiye Türklerindir' yerine 'Türkiye Türkiyelilerindir' deme büyüklüğünü göstermeli” şeklinde konuştu.

'SİSTEM BAZEN SİYASETİN ÖNÜNE GEÇEBİLİYOR'

“Kürt sorunu sözünü şiddetle reddediyorum. Ortada bir hak talebi meselesi vardır. Kürtler bu ülkede sorun değildir” idyen Zana, Erdoğan-Kılıçdaroğlu görüşmelerine ilişkin olarak da, “Dünyanın hiçbir yerinde aslında böyle bir toplantı bu kadar ilgi çekmez ama bizde toplumun tüm kesimlerinde öyle bir umuda aç durum var ki bir diyalog, bir kıpırtı ortamı hareketlendiriyor. Biraz daha özgüven oluşmalı. Sistem bazen siyasetin önüne geçebiliyor. Bu hareketler sisteme kurban edilmemeli, cesur, özgüven dolu adımlar birlikte atılabilmeli” dedi.