ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Yasemin Çiftçi

Duru bir su gibi...

Yasemin Çiftçi, 9 Şubat günü İstanbul Sancaktepe'de taşıdığı bombanın patlaması sonucu yaşamını yitiren genç bir komünist kadın. İnandığı değerlere ve onların bütünü olan devrim ve sosyalizm mücadelesine adadığı yaşamının 23'ünde ölümsüzleşti. Öğrenci gençliğin parasız, bilimsel, demokratik, anadilde eğitim talebiyle yürüttüğü mücadelenin içerisinde sosyalizm düşü ile tanışan genç komünist, yaşamını ezilen halkların özgürlük mücadelesinin gerekleri ve görevleri üzerine kurdu.

Etkin Haber Ajansı / 11 Mart 2012 Pazar, 08:32

İSTANBUL- Urfa Siverek'ten Adana'ya göç etmiş Kürt emekçi bir aileye mensup Yasemin Çiftçi, 1989'un 9 Şubat'ında Meydan Mahallesi'nde doğdu. O, Zilan olarak tamamlayacağı genç ömrünün ilk politik adımlarını antifaşist bir kitle partisinin saflarında attı. Kısa bir zaman sonra liseli gençlik mücadelesi içerisinde yer aldı. Bu süreçte Komünist Gençlik Örgütü'ne katıldı, mücadelesini bundan sonra komünist bir parti içerisinde örgütlü olarak sürdürme kararı aldı. Devrimin ihtiyaçlarını esas alan bir yaşamı var etti. 2008 ve 2009'da KGÖ'nün Antakya sorumluluğunu üstlendi. 2010 yılında İstanbul'a gelen Çiftçi, bu kez İstanbul'daki gençlik faaliyeti içerisinde yer aldı.

Sonraki süreçte bir devrimci kitle partisine katılarak işçiler, kadınlar, emekçiler, ezilenler arasında devrim ateşini büyütmeye yöneldi. Yaklaşık bir buçuk yıl 1 Mayıs Mahallesi emekçileriyle aynı havayı soludu.

Yasemin Çiftçi daha sonra kendine yeni bir yol çizdi. Özgür politik çalışma yürütmeyi tercih etti. O, artık Zilan'dı.

Yasemin Çiftçi ezilenlerin, işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin geleceğini değiştirmek isteyen genç bir devrimci idi. O, genç bir kadın olarak kadınların özgürleşme mücadelesinin de bir neferiydi aynı zamanda. Yasemin ömrünü adadığı komünizm mücadelesini kadınların kurtuluşu ruhuyla yürüten bir sosyalist kadındı. Sınıfsal, cinsel, ulusal baskıya, sömürüye, kadın cinayetlerine, kadına şiddete, ayrımcılığa ve tüm kadınlara dayatılan kölelik zincirlerinin kırılması devrimci mücadelesi içerisinde olmayı bilinçli olarak seçmişti Yasemin.

9 Şubat'ta merhaba dediği dünyaya, düşlerini, ideallerini yoldaşlarının yüreklerine, bilinçlerine bırakarak yine bir 9 Şubat'ta veda etti.