ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Louis Michel

Paris Komünü'ne hayat veren kadın savaşçı

Paris Komünü'nün kadın komutanı Louis Michel, hayata gözlerini yumana kadar devrim için savaştı. Michel, Komün'ün yenilgisinden sonra yargılandığı mahkemede "Tüm varlığımla toplumsal devrime aidim ve bütün davranışlarımın sorumluluğunu kabul ediyorum" diyecek kadar devrime bağlı, verilen sürgün cezasına "ölüm cezasını tercih ederdim" yanıtını verecek kadar cesurdu.

Etkin Haber Ajansı / 23 Şubat 2012 Perşembe, 10:01

İSTANBUL- Paris'in işçi ve emekçileri, 18 Mart 1871'de iktidarı ele geçirdiler. Versailles ordusuna karşı kadınlar Komün'ü korumak için en önde savaşırken, Louise Michel de kadınlardan oluşan silahlı bir tabura komuta etti. Hayatı sürgünle geçen Michel, yılmaz bir savaşçı olarak yaşama gözlerini yumdu.

Paris Komünü'ne hayat veren ve Komün'e kendinden izler bırakan kadınlardan birisi de Louise Michel'dir. Louise Michel, 29 Mayıs 1830'da Fransa'da Vroncourt şatosunda dünyaya gelir. Annesi şatonun hizmetçilerinden birisidir. Babası ise o doğduktan kısa süre sonra ortadan kaybolmuştur. Louise, okuma-yazmayı Voltaire hayranı olan dedesinin gayretleriyle öğrenir. Yine O'ndan iyi bir eğitim alır. Louise ilkokul öğretmeni olmak ister ve sınavları kazanır. Ancak bu mesleği yapabilmesi için imparatorluğa bağlılık yemini etmesi gerekir. Louise Michel bunu reddeder ve resmi okullar yerine özel okullarda çalışmak zorunda kalır.

Bu sırada Paris'te katıldığı tartışmalar sayesinde anarşizmle tanışır. Polis kayıtlarına göre Michel'in siyasal mücadeleye başlaması bu tarihte olmuştur. Aynı kayıtlarda Michel'in Birinci Enternasyonal üyesi olduğu da yazar.

Komünle taçlanacak olan 18 Mart ayaklanmasında Louise silahı ile yer alır. Komünün yenilgisinin ardından yakalanıncaya kadar da silahını elinden bırakmaz. 71 gün süren Komün'ün yenilgisinin ardından Michel sürgüne gönderilir.

TOPLUMSAL DEVRİM İÇİN, BİLEREK VE İSTEYEREK YAPTI

Komün yenildiğinde tutsak düşen Louise ile ilgili hazırlanan iddianame O'nun rolü açısından önemlidir: "18 Mart'ta General Lecomte ve Clement Thomas'ın tutuklanmalarında rol almak, kışkırtıcılık yapmak ve öldürülmeleri eylemine katılmak, 19 Mart'ta Belleville ve Villette mahallelerinin silahlandırılmasının sorumluluğunu üstlenmek, Ulusal Muhafız üniformasını giymek, Kadın İşçilerin Çalışarak Ahlaklı Yaşaması Komitesi sekreteri olarak Kadınlar Birliği Merkez Komitesi kurmak, kadınlardan oluşan ve komünarlara sağlık hizmeti veren ambulansçı birimleri; barikatlarda dövüşecek savaşçı birlikleri, yangınlar çıkarmak üzere kundakçı bölükleri örgütlemek, vs..."

Louise Michel savunmasında şöyle der: "Tüm varlığımla toplumsal devrime aidim ve bütün davranışlarımın sorumluluğunu kabul ediyorum. Yaptıklarımı bilerek ve isteyerek yaptım."

'YAŞARSAM İNTİKAM DİYE HAYKIRACAĞIM'

Son sözü ise şöyledir: "Tek isteğim yoldaşlarımın öldürüldüğü Satory Meydanına gönderilmemdir. Beni de toplumunuzdan eksiltin. Zaten sizden bunu yapmanız isteniyor. Cumhuriyet savcısının hakkı var. Mademki özgürlük için çarpan her yüreğe bir parça kurşun nasip oluyor, ben de hakkımı isterim. Eğer yaşamama izin verirseniz intikam diye haykırmaktan usanmayacağım."

Ona sürgün cezası verdiklerinde ise "Hayır bu kararı temyiz etmeyeceğim, ölüm cezasını tercih ederdim" der.

Louise Michel, Fransız sömürgelerinden Yeni Kaledonya'ya (Kanakya'ya) gönderilir. 1880 Kasımı'nda Paris'e döndükten sonra da mücadeleyi bırakmaz, zatürreden öleceği 1905 yılına kadar defalarca tutuklanır. Hayatı boyunca Komün'ün deneyimlerini anlatan Louise Michel, 9 Ocak 1905'te Marsilya'da hayata gözlerini yumar.

DEVRİM HABERİNİ ÖLÜM DÖŞEĞİNDE ALDI

Ölmek üzereyken 1905 Rus Devrimi'nin haberi gelir. Yatağından kalkıp odanın içinde hoplayıp zıplayarak dans eder, sonra yeniden yatağına uzanır ve "Tamam, şimdi ölmeye hazırım" der.

'SAYILAMAYACAK BİR KALABALIKLA GELECEĞİZ'

Bazı kaynaklarda, Louise Michel'in Paris Komün'ünün bastırılmasından sonra tutuklu bulunduğu hapishanede yazdığı şu dizelere yer veriliyor:

Şimdi suskun olan yığınlar
Okyanus gibi gürlediğinde;
Yığınlar ölmeye hazır olduğunda
Komün tekrar ayaklanacak.
Sayılamayacak bir kalabalık olarak geleceğiz
Bütün yollardan geleceğiz
Ve karanlıklardan sıyrılan intikamcı hayaletler gibi gelirken
Yumruklarımızı sıkacağız
Bayrağı ölüm taşıyacak
Al kanlara boyanmış kara bayrağı
Ve alev alev göğün altında
Özgürleşen toprak
Mor çiçekler açacak

*Yarın: Marie Curie