ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Kaybedilen Kırbayır için yeni tanıklık

Cumartesi Anneleri'nden Berfo Ana'nın oğlu Cemil Kırbayır'ın ölümüne ilişkin yeni bir tanıklık ortaya çıktı. Tanık Tuncay Kurtbaş'a göre, Kırbayır, gözaltında yoğun işkence gördü. Bir gece işkenceden getirildiğinde kusması üzerine hastaneye kaldırıldı. Ve bir daha gören olmadı. Kırbayır'ın kaybedilmesinin başsorumlusu ise adını Bayram Kemal Kartal olarak değiştiren Kemal Kartal.

Etkin Haber Ajansı / 08 Şubat 2011 Salı, 12:23

İSTANBUL- Başbakan Erdoğan'ın Cumartesi Anneleri ile görüşmesinin yankıları sürerken, gözaltında kaybedilen iki kişiye ait yeni tanıklıklar ortaya çıktı. Bunlardan birisi Cemil Kırbayır. Kırbayır ailesi her Cumartesi Galatasaray'da Cemil'in nerede olduğunu ve faillerini soruyor. 103 yaşındaki annesi Berfo ana, oğlu gelecek diye evden dışarı çıkmıyor. Başbakan ile görüşmeye de katılan Berfo ana, toplantı boyunca ağlamıştı. Şu anda cezaevinde olan bir tanık, Cemil Kırbayır'ın gözaltında yoğun işkence gördüğünü belirtti, bir gece işkenceden döndüğünde çok fazla kusunca hastahaneye götürüldüğünü ve bir daha gören olmadığını anlattı. Tanık Tuncay Kurtbaş, Kırbayır'ın işkencecisinin ismini de verdi, aynı kişinin, sendikacı Süleyman Yeter ve Turan Sağlam'ın ölümünden de sorumlu olduğunu kaydetti.

AİLESİNE 'KAÇTI' DENİLDİ

Cemil Kırbayır, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından, 13 Eylül 1980 tarihinde Ardahan'ın Göle ilçesinde gözaltına alındı. Göle'de bir süre tutulduktan sonra 17 arkadaşı ile birlikte Kars'a götürüldü.

Ağabeyi Mikail Kırbayır, 7 Ekim'de kardeşine elbise ve harçlık götürüp, ondan gönderilen notu alırken, iki gün sonra, 9 Ekim'de yeniden Kars Dede Korkut Eğitim Enstitüsüne gittiğinde Cemil Kırbayır'ın kaçtığı söylendi. Ancak, Mikail Kırbayır, mahkum zimmet defterine baktığında 4 kişinin 8 Ekim'de sorguya gittiğini anladı. Defterde, 3 kişinin getirilip imza karşılığı teslim edildiği belirtiliyor, kardeşinin isminin karşında ise kırmızı kalemle "getirilmedi" ibaresi yer alıyordu.

Bundan 5 gün sonra ise Cemil Kırbayır'ın ailesine gelen 14 Ekim 1980 tarihli gizli ibareli bir yazıda, Mikail Kırbayır'ın Göle dışına sürgün edildiği belirtiliyordu.

Öte yandan, Kars Dede Korkut Eğitim Enstitüsünde olağanüstü güvenlik önlemleri olduğu ve tutukluların kaçmasının imkansız olduğu belirtiliyor.

YENİ BİR TANIK

Cemil Kırbayır'dan 30 yıldır haber alınamazken, Kırbayır'ın kaybedilmesine ilişkin yeni bir tanık ortaya çıktı. Edirne F Tipi Cezaevi'nde bulunan Tuncay Kurtbaş, Kırbayır'ın gözaltında işkence gördüğünü, bir gece hastaneye götürülmesinin ardından kendisinden bir daha haber alınamadığını anlattı. Kurtbaş'a göre, Cemil Kırbayır'ın öldürülmesinde sorumlu olan K.K., sendikacı Süleyman Yeter ve yine gözaltında kaybedilen Turan Sağlam'ın da işkencecisi.

Tuncay Kurtbaş'ın 1979'da öğretmenlik yaptığı Urfa-Severek'de başlayan gözaltı ve hapishane serüveni, Eylül sonrasına sarkacak biçimde 1980'de yine kısa süreli bir etabı koşmuş. 12 Eylül döneminde 5 yıllık yeni bir tutukluluk halini aldıktan sonra Mayıs 1993'ten günümüze süren kesintisiz tutukluluğa dönüşmüş. Halkın Devrimci Öncüleri (HDÖ) davasından müebbet hapse hükmedilen Tuncay Kurtbaş, 10 yıldır Edirne F Tipi Cezaevinde tutuluyor.

TKİH Kars İl Sekreteri olan Turan Sağlam ise Erzurum'da gözaltındayken 28 Aralık 1980 tarihinde öldürüldü.

Tanık Kurtbaş ile görüşen tutuklu gazeteci Sedat Şenoğlu'nun (Atılım Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü) yaptığı röportajı yayınlıyoruz.

'TURAN SAĞLAM'IN İŞKENCECİSİNİ TEŞHİS ETTİM'

Kars'ta yaşadığın dönemde Turan Sağlam ve Cemil Kırkbayır'la tanışmış mıydın?

Turan Sağlam ve Cemil Kırkbayır arkadaşlarla hem dışarıdan tanışırım, hem de 12 Eylül döneminde Erzurum'da Kars Kapı'da bulunan askeri hapishanede birlikte yattık. 3. koğuşta 7 ay beraber geçen zamanımız iyi ilişkilerle anılan bir dönem oldu. Her ikisi de devrimci duruşlarıyla insanlarda güven oluşturan arkadaşlardı.

Turan Sağlam'a dair gözlemlerini ve anılarını paylaşır mısın?

Turan, dışarıdan tanıdığım bir dost devrimci arkadaştır. Ben tutuklanıp gittiğimde hapishanedeydi. Polisteki boyun eğmez tutumu ve gözaltına alındığında aleyhine herhangi bir kanıt elde edilemeyişi nedeniyle ancak 7 ay tutabildiler içeride. Hapishane yaşamında örnek bir insandı. Bu, Erzurum'da o dönem yatan herkes tarafından bilinir. Koşullarımız pek iyi sayılmazdı. Gerek yapılan işkenceler, gerekse de bu durumun içeride de örnekleri bulunduğu için, Turan bu konularda hapishaneye yeni gelenler için başvurulacak bir kaynak gibi durmuştur. İnsanları uyararak idarenin elde etmek istediği haberlerin önünü, gücü oranında ortadan kaldırabilmek durumunda olmuştur.

Faşist 12 Eylül darbesini içeride karşıladık. Turan bu yeni koşullarda gündeme sokulan her tür uygulamaya karşı tavır alan devrimcilerdendi. Bir süre sonra tahliye oldu.

Yeniden gözaltına alınışını duymuş muydun o dönem?

Evet. Tahliyesinin üzerinden fazla bir zaman geçmeden Sarıkamış'ta tekrar gözaltına alınmış. Tutuklanıp gelenlerden öğrendiğimiz kadarıyla gördüğü ağır işkenceler karşısında devrimci tutumunu koruduğu için katledilmiştir. Avukatlarının ve ailesinin bir çok başvuruda bulunduklarını ama bir sonuç alamadıklarını biliyorum.
Turan'ın işkenceyle katledilişinde baş sorumlularından birisi, bizlerin de tanıdığı (aynı zamanda Süleyman Yeter'in katledilmesinde sorumluluk taşıyan şahıstır) ve o zaman hepimiz tarafından da tanınan Kemal Kartal'dır. Bu şahıs Kars'ta Oruç Korkmaz adlı devrimciyi katletmekten 4,5 yıl ceza almıştı, tekrar 'işe' dönüşü şaibelidir. Şimdi Bayram Kemal Kartal adını kullanıyor. Bu işkenceciyi 1993'teki gözaltımda Gayrettepe'de görüp tanıdım, adını ve durumunu mahkeme tutanağına kaydettirdim.

CEMİL'İ DE KARTAL KAYBETTİ

Cemil Kırbayır'ı anlatır mısın?

Cemil'le dışarıdan tanışırım. Göle'deki bir boykottan sonra sürgün olarak Arpaçay'a geldi ve liseye burada devam etti. Bir süre aynı yapı içinde birlikteydik. Biz ayrıldıktan sonra Cemil DY'nin Göle, Ardahan vb. İlçelerinin sorumluluğunu yürütüyordu. Devrimci mücadeleye lise döneminde katılmıştı. Kırbayır ailesi devrimcilere duyarlı bir nitelik taşıyordu.

78'in o hareketli döneminde mücadelenin ön saflarında yer alan Cemil, sorumluluk yüklendiği yerlerde, faşistlerin ilçelerdeki etkinliğinin kırılması için çalışmış bir devrimciydi.

Hapishaneye gittiğinde o da Turan gibi içerideydi. Aynı koğuştaydılar. Göle'de Adalet Partisi senatörüne karşı düzenlenen bir eylem sonrası gözaltına alınan bir kişinin verdiği ifade nedeniyle tutuklanmıştı. Bir süre sonra serbest bırakıldı. Faşist darbeden kısa bir zaman sonra yeniden gözaltına alınarak Kars'ta bulunan ve işkencehaneye dönüştürülen Eğitim Enstitüsü'ne götürülüyor. O dönem aynı yerde tutulan insanların anlattığına göre çeşitli türden işkencelere maruz kalıyor. Yoğun işkencelere rağmen istedikleri hedeflere varamıyor işkenceciler. Onlara küfrediyor, kavga ediyor. Bir gece işkenceden döndüğünde çok fazla kusunca hastahaneye götürüyorlar. Bir daha gören olmuyor, haber alınamıyor. Gözaltında kaybediyorlar. Soranlara ise 'Biz onu serbest bıraktık' diyorlar! Cemil'i kaybedenlerin başında yine aynı şahsın (Bayram Kemal Kartal) ve bir yüzbaşının adı veriliyordu. Ailesi 30 yıldır Cemil'in katledilişinin, kaybedilişinin açığa çıkarılması için mücadele etti. Şimdi de Cumartesi Anneleriyle birlikte görüyoruz onları. Kars'ın bu iki yiğit devrimci evladının anısı önünde saygıyla eğiliyorum.