ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Rantçılar kendi aralarında anlaşmışlar

İstanbul'un Ataşehir İlçesi Yenişehir Mahallesi'nde evlerinin tapusu olan emekçilerden habersiz projeler geliştiriliyor. Ev sahiplerine sorulmadan protokol imzalanıyor. Rant alanından pay sahibi olmak isteyenler ise çoktan ev almışlar bile.

Etkin Haber Ajansı / 26 Ekim 2010 Salı, 13:50

ZEHRA AYDEMİR/ ŞENOL SAĞALTICI- İstanbul Ataşehir İlçesi Yenişehir mahallesi, kentsel dönüşüm projesi kapsamında rant alanına dönüştürüldü. Ataşehir Belediye Başkanlığı, Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve TOKİ'nin, ev sahiplerinin haberi olmadan protokol imzaladığı belirtiliyor. Projeye göre, yıkılan evlerin yerine ev sahiplerine 140 metrekare daire verilecek. Ancak ev sahipleri evlerinin değerinin daha fazla olduğunu belirtiyor. Halk, en çok da kendilerine hiçbir şey sorulmadan evleri üzerinden plan yapılmasına tepki gösteriyor.

'SIĞINMACILAR OLARAK GELDİK BURALARA'

Yenişehir Mahallesi'nde kentsel dönüşüm projesi kapsamında olan Yüz Konutlar sakinlerinden İsmet Öztürk ile görüştük.

İsmet Öztürk, Rumelihisarüstü'ünde bulunan evlerinin 1986'da ikinci köprü yapımı nedeni ile yıkıldığını belirtti. Devlet yetkililerinin yıkılan evlerinin yerine Eyüp Alibeyköy'de arazi vermeyi teklif ettiğini söyleyen Öztürk, bu teklifi reddetmelerinin nedenini şöyle açıkladı: "Orada yaşayan insanların tekrardan ev yapmak gibi bir durumu yoktu. Sonuçta köylerinden gelmiş yoksul insanlardık. Kenan Evren'in yanına falan gittiler kadınlarımız, dilekçeler verdik. Sonra da bize buradan Yüz Konutlardan ev verdiler."

Yüz Konutlar, Emlak Bankası tarafından polis şefleri için yapılmış, ama daireler küçük olduğu için beğenilmemiş. Devlet yetkilileri de kimsemin oralara gidip yerleşmeyeceğini düşünerek evleri İsmet Öztürk gibi mağdurlara dağıtmış. Öztürk, geldikleri ilk günleri şöyle anlatıyor: "Sığınmacılar olarak geldik resmen buraya. Ne yol var, ne elektrik, su, ne de otobüs. Elektriği Emek sitesinden tellerle çekip 3-4 eve dağıtıyorduk, suyumuzu ise kaçak şekillerde kuyulardan çekiyorduk. Otobüse binmek içinse ya Küçükbattalköy'e ya da Dudullu'ya kadar yürüyorduk."

GELİŞTİKÇE RANT DEĞERİ ARTTI

Yenişehir Mahallesi emekçilerinin, karanlık sokaklarında yürümeye dahi korktukları bu yerler zamanla sitelerin yapılmasıyla gelişmeye başlar. Depreme karşı zemini sağlam olan bu yerlerin değeri de yükselir.

Bölgede büyük rant olduğunu farkeden dönemin muhtarı, bugün Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı olan Erol Dolu, "Artık buralara bir çeki düzen verilsin, buraları yıktıralım, yerlerine yeni siteler yaptıralım" diyerek hiçkimsenin haberi olmadan TOKİ'ye başvurur. TOKİ ile anlaşamayınca VARYAP adlı şirkete gider. Dolu, VARYAP yetkilileri ile görüşürken yeniden TOKİ devreye girer.

İsmet Öztürk, ardından yaşananları şöyle anlatıyor: "TOKİ bunu nasıl ikna ettiyse, 'evlerimizi TOKİ'den başkası yapamaz' dedi. Bazı kağıtlar doldurmuş, bizleri de imzalamaya çağırıyor. Biz de sanki bir rüyadayız, olan bitenden hiç haberimiz yok.

Biz olan biteni anlamak için sürekli ilçe belediyesinden randevu almaya çalışıyoruz. En son Belediye Başkanı bizimle bir toplantı yaptı, 'Ben kesinlikle sizin hakkınızı yedirmeyeceğim. Tek daire verilmesini kabul etmiyoruz kesinlikle, çift daire alacaksınız. Çünkü, buranın insanları fakir. Birinde oturup diğerinin kirası ile masraflarını karşılayacaksınız' dedi."

EV SAHİPLERİNDEN HABERSİZ ÜÇLÜ PROTOKOL İMZALANDI

Ataşehir Belediye Başkanı, ev sahipleri daha sonra yaptığı toplantıda, Büyükşehir Belediyesi ve TOKİ olarak üçlü bir toplantı yaptıklarını, protokol imzaladıklarını duyurur. Bu protokole göre ev sahiplerine 110 metrekarelik birer daire verilecektir. Ancak ev sahipleri kendilerinden habersiz yapılan bu anlaşmayı kabul etmez. Bunun üzerine dairelerin metrekaresi 140'a çıkarılır. Ama belediye, iki daire vermeyi kesinlikle kabul etmez.

İsmet Öztürk, "Ev sahipleri olarak bu öneriyi de kabul etmiyoruz" diyor ve gelişmeleri şöyle anlatıyor:

"Büyükşehir Belediyesinin bu işlerden sorumlu yardımcısı gönderildi bizlere. Bir toplantı yapılacağını söyledi. Gittik toplantı yerine, salon tıklım tıklım, insanlar ayakta. Ataşehir Belediye Başkanı konuştu, Büyükşehir Belediye Başkanı konuştu. TOKİ'nin sahibi Albayrak konuştu. Bizler de, söz hakkı bize gelecek diye bekliyoruz. Sonra toplantı bitmiştir dağılın dediler. Sonra bir baktık ki toplantıya gelenlerin çoğu ev sahibi bile değilmiş, Belediye'de çalışanları doldurmuşlar salona. Albayrak'a 'Bu ne' diye soruyoruz, o da bize 'Sizinle anlaşmadılar mı' diye soruyor. Televizyon kanallarında 'Bize yalvardılar' şeklinde demeç veriyor sonra. Belediye CHP'ye ait olduğu için CHP il yönetimine gittik. Berhan Şimşek (CHP İstanbul İl Başkanı) ile görüşmek istedik. Durumdan haberdar olduğunu söyledi ve bizimle meşgulüm diye ilgilenmedi. Telefon numaramızı aldı, bize döneceğini söyledi."

MEĞER BERHAN ŞİMŞEK DE EV ALMIŞ

Oradan ayrıldıktan sonra imzaların toplandığı barakaya gittiğini söyleyen Öztürk, "Orada bir arkadaşın yanına uğradım. Berhan Şimşek'le bir türlü görüşemediğimizi söyledim işte. O da bana Berhan Şimşek dün buradaydı. O imzasını verdi bile dedi. Meğersem Berhan Şimşek de oradan daire almış. Onun gibi Bakanlar, milletvekilleri bile malı götürmüş, ama kim olduklarını açıklamıyorlar" diyor.

Öztürk, şu sıralarda ise insanları imza atmak için ikna etmeye, yüzde 70'in imzasını aldıktan sonra geriye kalanlar için kamulaştırma uygulamasına gidilmeye çalışıldığını belirtiyor.

BİZ HAKKIMIZI İSTİYORUZ

İstediklerinin sadece kendileri ile görüşülerek haklarının verilmesi olduğunu söyleyen Öztürk, "Ne olursa olsun sonuna kadar da bu işin üstüne gideceğiz" diyor.