ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Tanık askerlere "gizli numaradan" tehdit

"Sabah marketten sigara içmek için dışarı çıktım. Askeri araç ve ambulans gördüm. Aklımdan bir an, 'yine kime kara haber götürüyorlar' diye geçti. Araba sokağa döndü. Durdu. Beni sordu, direkt 'Başınız sağolsun, çocuğunuz intihar etmiş' dedi."

Etkin Haber Ajansı / 22 Ekim 2010 Cuma, 19:18

MURAT SELENOĞLU- "Bu, masamın üzerinde duran takvimdi. Her geçen günü bir bir gün düşüyordum. En sonuna canım oğlum gelecek diye yazdım." Ama takvimler, zaman, belki de herşey o gün durdu Ramazan Bahar için. Gözağrısı, oğlu Caner Bahar'ın 10 Ağustos 2009'da terhisini beklerken 3 Şubat 2009'da acı haberini aldı. "İntihar" dendi. Olayın üstüne gitti, intihar etmediğine dair bulgulara rastladı. 20 aydır soruşturma tamamlanmıyor. Üstüne üstlük oğlunun askerlik arkadaşlarının tehdit edilmesi kuşkuları daha da büyütüyor. Baba telefonlarının dinlendiğinden de şüpheleniyor.

ASKER ARKADAŞLARI TEHDİT EDİLİYOR

Kastamonu'ya bağlı Bozkurt İlçe Jandarma Komutanlığı'nda 3 Şubat 2009'da "intihar ettiği" iddia edilen, ancak MP-5 marka silah ile başının arkasından yapılan iki atış ile yaşamını yitiren 9 aylık er Caner Bahar'ın ölümü üzerindeki sis perdesi aralanmadı.

Acılı aile, çocuklarının intihar ettiğine inanmıyor. Otopsi raporları, svap analizleri, ölüm tutanağı ile arkadaşlarının anlatımları olayın intihardan ziyade cinayet olduğuna işaret ediyor. Acılı baba olayın üstüne gittikçe yeni detaylar ortaya çıkıyor.

Acılı baba Ramazan Bahar, olaya ilişkin, oğlunun askerlik arkadaşlarıyla yaptığı bütün görüşmelerin ardından, arkadaşlarının "gizli numaradan" tehdit edildiğini belirtiyor: "Olaydan aylar sonra oğlumun samimi askerlik arkadaşı Ferhat Çiçek'e ulaştım. Bana, 'beni size ulaşmak istiyordum. Ancak numaranıza ulaşamadım' dedi. Olay hakkında bir takım bilgiler verdi. Karakol Komutanı Mehmet Tesbihli'nin, Caner'e karşı uygunsuz hareketlerinden, baskılarından, hakaretlerinden bahsetti. 'Kesinlikle Caner'in intihar ettiğine inanmıyoruz. Gözümüzle görmedik ama büyük ihtimalle cinayet olabilir' dedi. İki gün tekrar aradım. Amca, 'sizinle görüştükten sonra beni gizli numaradan biri aradı. Caner olayına fazla burnunu sokma, senin de canını yakarız diyerek tehdit etti. Can güvenliğim yok' dedi. Şüphelerimiz bu bilgilerle teyit edilmiş oluyor."

Baba Bahar, bu olaydan bir ay sonra aradığı Ferhat Çiçek ile görüşmesini de şöyle anlattı: "Aradım. Tekrar aradıklarını söyledi. 'Doğru yolda gidiyorsun, akıllanacaksın galiba' dediklerini söyledi. Ardından bayram ya da kandilde hatırlamıyorum, tekrar görüştük. Bunun üzerine 'sen akıllanmayacaksın galiba' diyerek tekrar tehdit ettiklerini anlattı."

DEMEK TELEFONUM DİNLENİYOR

Acılı baba, şöyle devam ediyor: "Ben gayri resmi yollardan telefonumun dinlenildiğinden şüpheleniyorum. Bilgi alabileceğimiz insanlar da tehdit edilerek olay kapatılmaya çalışılıyor. Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'na dilekçe verdim. Resmi yollardan dinlenmediğim söylendi. O zaman gayri resmi yollardan dinleniyor. Daha önce aradığım oğlumun arkadaşları ya telefonlarını açmıyor, ya numaralarını değiştirdiler."

ŞÜPHELİ KOMUTAN: BABASI ÖLMÜŞ, İNTİHAR ETMİŞ

Baba Ramazan Bahar, Caner'in ölümünden 10 gün sonra gittiği Kastamonu Bozkurt'ta yaşadığı ilginç olaya dikkat çekiyor. Baba burada da takip edildiğini söylüyor.

"Önce Kastamonu İl Alay Komutanlığı'na gittim. Buradan sonra Bozkurt'a geçtim, Cumhuriyet Savcılığı'na şüphelerimize ilişkin dilekçe verdim. Buradan oğlumun özel eşyalarını almak için karakola gittim. Gittiğimde karakol komutanı görevden alınmasına rağmen lojmanda ikamet ediyor. Karakola geldiğimizi görüyor ancak yanımıza gelip başsağlığı bile dilemiyor. Niye gelmedi? Bir asker intihar edecek, ailesi oraya gelecek, ona gelip başsağlığı dilemeyecek. Mümkün mü?"

Ramazan Bahar, eşyaları aldıktan sonra Kastamonu'ya doğru yola çıkıyor. Bindiği minibüste yaşadığı ilginç olayı şöyle anlatıyor: "Minibüs şoförü beni öne çağırdı. Ben 'intihar ettiği söylenen çocuğun babasıyım' dedim. Yandaki kişi şaşkınlık içinde 'sen onun babası mısın?' diye sordu. Bir kaç kere tekrarladı. Ben de 'evet' dedim. Kendisinin bir lisede hademe olarak çalıştığını söyledi ve şunları anlattı: Çalıştığı lise müdürü, olayın ardından karakola gidiyor, ne olduğunu öğrenmek, başsağlığı dilemek için. Karakol komutanı, müdüre, 'babası trafik kazasında ölmüş. Çocuk cenazeye gitmek için izin istemiş. Vermemiş, gece nöbette kendini vurmuş' demiş."

20 AYDIR SORUŞTURMA BİTMİYOR

Bunca kuşku ve iddia varken, Er Caner Bahar'ın ölümüne ilişkin açılan soruşturma ilerlemiyor. Soruşturma dosyası 20 aydır bekliyor.

Ramazan Bahar, soruşturmaya ilişkin bilgi almak üzere savcı ile görüşme yaptığını kaydediyor, "Üçüncü Savcı şu anda soruşturma dosyasına bakan. Savcıya şunu söyledim: 'Elinizdeki mevcut bilgi, belge ve araştırmalarınızla bu olayın intihar olduğuna inanıyorsanız takipsizlik kararı verin, üst mahkemeye taşıyalım. Eğer cinayetse kanaatiniz soruşturmayı bitirip dava açın.' Benim oğlum 25 asker, 9 rütbelinin olduğu bir karakolda vuruldu. 20 aydır bunların ifadesi alınamıyor mu? Neden bitirilmiyor bu soruşturma?" diye soruyor.

ZERRE KADAR ADALET VARSA...

Acılı baba, "20 aydır adalet bekliyoruz" diye isyan ediyor. Şüpheli karakol komutanı hakkında 3 defa dilekçe verdiklerini ancak hiç sorgulanmadığını belirten Baba Bahar, "Bir parça da olsa umutsuzca beklediğimiz, askeri mahkemede olmadığına inandığımız adalet, askeri mahkemede varsa onun gün yüzüne çıkıp, tecelli etmesini bekliyoruz. Ama adaletin tecelli edeceğini düşünmüyorum. Çünkü olayı aydınlatmak değil, kapatmak istendiğini gözlemliyorum" diyor.

BİR KİŞİ İNTİHAR EDER DESİN HERŞEYDEN VAZGEÇERİM

Baba Bahar, şöyle devam ediyor: "Gelsinler mahalleye, birliğine bir de psikolojik otopsu yapsınlar. Bir kişi desin ki 'Caner intihar eder, etmiştir' Ben davayı geri çekeceğim. Onlar 'vatan sağolsun' diye sırtlarının sıvazlanacağını zannettiler. Ama milleti enayi sanıyorlar."

DAVA AİHM'E TAŞINACAK

Baba Ramazan Bahar, askeri mahkemede adalet sağlanmazsa Avrupa insan Hakları Mahkemesi'ne başvuracağını belirtiyor.

haber görüntüleri