ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Ders zili acı çalıyor

İlkokul birinci sınıflar için ders zili çaldı. Kimisi okula başlamanın heyecanını yaşarken, kimisi annesinin eteğini bırakmadı. Veliler ise bir taraftan çocuklarının heyecanını paylaşırken diğer taraftan gelecekleri konusunda kaygılıydı. Veliler eğitim sistemine '0' notu veriyor.

Etkin Haber Ajansı / 14 Eylül 2010 Salı, 15:59

ZEHRA AYDEMİR / YEŞİM BİTER- Birinci sınıf öğrencileri okula uyum programı çerçevesinde bir hafta önceden başladı. Çocukların kimisi doktor, kimisi öğretmen olmak istiyor. Kimisi okula başlamanın heyecanını yaşarken, kimisi de annesinin eteğini bırakmıyor. Veliler de bir taraftan çocuklarının heyecanını paylaşırken, diğer taraftan gelecekleri için kaygılı.

Çocuklarının geleceklerini garanti altına almak isteyen veliler, uyum programını olumlu değerlendiriyor, ama eğitim sistemine '0' notu veriyor. Veliler, eğitim öncesi masrafların çok fazla olduğuna dikkat çekerek, “Biz elimizden geleni yapıyoruz, böyle bir eğitim sisteminde gerisi onlara kalıyor” diyor ve sınav skandallarını hatırlatarak ekliyor: “Soruları çalanlar hayatlarını kurtarıyor!”

İstanbul'un Eyüp İlçesi'ne bağlı Karadolap Mahallesi'nde Mustafa Kemal ve Prof. Kaya Gürsel ilköğretim okullarının açılışında veliler ETHA'ya konuştu. Veliler, Mustafa Kemal İlköğretim Okulu'nda sınıfların 50 kişilik olmasın eleştiriyor.

OKUL MASRAFLARI ÇOK FAZLA

Hüseyin Demir: Uyum programı ile çocuğun okula alışması için zamanı olmuş oluyor. Bu açıdan güzel olumlu bir uygulama. Ancak çocukların okul masrafları çok fazla. Karşılayabilen aileler var, karşılayamayan aileler var. Torunumun anne babası çocuğunun masraflarını karşılayamadığı için bu görevi ben üstlendim. Torunumun tüm ihtiyaçlarını karşılayarak onu okutmaya çalışacağım. Ama buradaki öğrencilerin çoğu emekçi ailelerin çocukları, üst başlarına bakıldığında da bunu rahatça görebiliyoruz. Torunumu okula hazırlamak bana 250 TL'ye mal oldu şimdilik. Daha ne kadar harcama yapacağız bilmiyorum. Her veli ister ki çocuğu okusun. Bunun içinde yemesinden, içmesinden, giyiminden kesiyor, 'ben çekiyorum, o çekmesin' diye elinden geleni yapıyor. Ancak çocuk okuduktan sonra da Türkiye şartlarında ne olacağı belli olmuyor. İşsizlik var. Veliler şimdiden 20 yıl sonrasını düşünmek zorunda kalıyor. Veliler çocuklarının gelecekleri için şimdiden onları dershanelere yazdırmak zorunda kalıyor. Bu da velilerin eğitim için harcadığı paraların katlanmasına neden oluyor.

Ayşe Avcı: Çoçukların okula alışması için güzel bir uygulama. Ama bu ülkede eğitim çok pahalı. Masraflar 300- 400 TL'yi buldu şimdiden. Çocuğum güzel bir gelecek sahibi olsun diye, ne isterse, nasıl isterse öyle yapacağız.

'SINIFLARI GÖRÜNCE ŞOKA GİRDİM'

Gökçe Köse: Benim çocuğum 2.5 yaşından beri okula gidiyor. Kreştir, anaokuludur... Bu nedenle uyum sorunu yaşayacağını düşünmüyorum. Uyum programı nedir ne değildir, çok bir şey bilmiyoruz. Ama genel olarak diğer çocuklar için güzel bir uygulama olsa gerek. Biz de göreceğiz bakalım neymiş. Biz aileler ilkokuldan üniversiteye kadar ve tabii sonrasında da sürekli çocuğumuzun eğitimi için harcamalar yapmak zorunda kalıyoruz. Böyle gelmiş böyle gidiyor. Yanlış bir sistem, keşke olmasa. Devlet okulları özel okullara göre daha az masraflı. Ancak sınıfları gidip gördüm, şoka girdim resmen. Ben 1974 doğumluyum ve bu okulda okudum sınıflar aynı, hiç değişmemiş. Umarım eğitimi iyi olur. Sınıflar 50 kişilik, artık nasıl bir eğitim alır diye kaygılanıyorum.

Nilüfer Topçu: Çocuklarımın iyi bir geleceğe sahip olmasını istiyorum. Bu da biraz çocuğa, biraz da öğretmenine bağlı. İyi bir eğitim verirlerse, çocuk da elinden gayreti gösterirse herhalde başarılı bir hayatı olur. Eğitim pahalı, bize düşen de bunu karşılamak.

'SORULARI ÇALAN KAZANIYOR ÜLKEDE'

Dilek Gündoğan- Çocuk okula başladığı için heyecanlıyız. Onu okula hazırlarken masraflarımız da baya çok oldu. Yaklaşık 500 TL. falan harcadım daha da bir şeyler isteyecekler galiba. Sanırım böylece bin TL'ye çıkacak bu gidişle masraflar. Eğitimin böyle paralı olmasına ben çok karşıyım. Ama sistem böyle, her şey paraya dayanıyor. Bu çarkın içinde dönüp duruyoruz mecburen. Üniversite mezunuyum ve çocuğumun geleceği için de kaygılanıyorum. Eğitim konusunda bu ülke bitmiş durumda. Üniversite sonrası yurt dışına çıkmak gerekiyor. Önleri ancak öyle açılır, bir iş sahibi olabilirler herhalde. Üstelik kayıt öncesi de para aldılar. 50 Kişilik sınıfta herkesten en az 50 TL alındığını düşünün, ama karşılığı yok, okulun hiç bir yerinde bir şey yapmamışlar. Anaokulu geçen sene nasılsa şimdide aynı durumda.

Oğuzhan Gülle: Çocuk okula başladı diye onunla birlikte bizde heyecanlıyız. Yakın ve çevredeki en iyi okullardan sayılır diye buraya kayıt ettirdik. Ama kışın servis düşünüyoruz, fiyatları konusunda bir fikrimiz yok ama biraz tuzlu olacak herhalde. Zaten şimdiden 350 TL gitti. Ek masraflar da çıkar gibi görünüyor. Eğitimin paralı olması hiç iyi bir şey değil. İlkokulda kitaplar hariç her şeye para vermek zorundasınız. Büyük bir külfet. 50 kişilik sınıflarda okuyacaklar. Nasıl bir eğitim nasıl bir gelecek, kaygılanıyoruz doğrusu. Soruları çalan kazanıyor zaten bu ülkede. Eğitim sistemi bozuk ama en azından çocuğumdan umutluyum.

EĞİTİM SİSTEMİNE VERİLEBİLECEK TEK NOT '0'

Prof. Kaya Gürsel İlköğretim Okulu'nda ise tavanlar çökmek üzere. Çöplerin dahi toplanmadığı okulda eğitime başlayacak çocukların velileri ve öğretmenleri tedirgin. Maddi koşullardan kaynaklı çocuklarını buraya kayıt ettirmek zorunda kalan aileler Sorunu devletin ve Milli Eğitim Müdürlüğünün ilgisizliğinden kaynaklı olduğunu söylüyorlar.

Çiğdem Karaçöl: Çocuğumu bu okula getirmek zorundayım. Milli Eğitim Bakanlığının eksikliği sonucu çocuğu böyle bir okula getirmek zorunda kalıyorum. Her şey ailelere yükleniyor. Geçim sıkıntısından kaynaklı yakın diyerek çocuğu bu okula kayıt ettirdik. İlerde imkan olursa daha iyi bir okula vereceğim.

Saadet Öğretmen: Okulun durumundan kaynaklı böyle bir yerde eğitimci olmak beni de kaygılandırıyor. Durumun değişmesi için elimizden geleni yapıyoruz.

ESKİ ÖNLÜKLERİNİ KESİP BİÇEREK YENİDEN

Fatma Karşoğlu: Ben çocuğu başka bir okula vermek istiyordum, ama cezası varmış. Hangi okul çıktıysa oraya kayıt ettirmek zorundaymışız. Bu okul çıktığı için ben de bu okula getirip kayıt ettirdim. Okula da kendim getirip götüreceğim. Çünkü çevreye de güven olmuyor.

Buket Arsal: Bende bu okulda okumuştum. Çocuğu da eve yakın diye buraya getirmek zorunda kaldım. Uzak okullara gönderdiğinizde servis için para ödemek zorundasınız. Diğer çocuklarım da bu okulda okuyor. Onların önlüklerini kesip biçerek uygun hale getirdim. Böylece bazı masraflardan kurtulabildim. Türkiye'de eğitim sistemi çok kötü. Sıfır puan veriyorum. Okul çok pis, bakımsız, tavanları da çökecek neredeyse. korkuyoruz ama ne yapalım.

Çiğdem Öztürk: Çocuğum bu okulda okuyacağı için çok kaygılıyım. Keşke imkanlarım olsaydı da daha bakımlı, temiz, yıkık dökük bir okulda okutmak zorunda kalmasaydım.

DEVLETİN İLGİSİZLİĞİ İLE BU HALE GELDİ

Levent Bulut (Okul Aile Birliği Başkanı): Çok eski bir okul, devletin ilgisizliği ile bu hale geldi. İki yıldır düzeltilmesi için uğraşıyoruz. Baş vurmadığımız yer kalmadı. Umarım bu yıl biraz ilgili davranırlar da sorun çözülür. Şimdilik çözülebilecek gibi görünmüyor. Yıkıp yerine yenisini yapacaklar. Çocuklar da çevre okullara gönderilecek. Bunun için beledilerden de ücretsiz servis talebimiz olacak. Devletin bir an önce okulun halini görüp ilgilenmelerini bekliyoruz.

haber görüntüleri