ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Şüpheli asker ölümü AİHM'de

Tunceli'nin Hozat ilçesi Sarıtaş karakolunda G3 tüfeği ile alnından vurulmuş halde bulunan Murat Oktay Can'ın ailesi, oğlunu komutanların vurduğunu belirterek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'ne başvurdu.

Etkin Haber Ajansı / 21 Aralık 2010 Salı, 19:44

ANTALYA- Askerliğini yaparken "intihar ettiği" iddia edilen er Murat Oktay Can'ın ailesi, oğullarının komutan tarafından vurulduğunu düşünüyor. "Bir kişi G3 piyade tüfeğiyle kendisini nasıl alnından vurabilir?" diye soran Baba Can, oğlunun üzerinde ve silahından çıkan mermilerin tam olduğuna dikkat çekiyor. Baba Oktay Can, olayın üzerine gidilmediğini ve delilerin karartıldığını belirterek, AİHM'de dava açtığını açıkladı. Dava sonuncunu bu günlerde açıklanması bekleniyor.

Geçen yıl Ekim ayında Tunceli'nin Hozat ilçesine bağlı Sarıtaş Karakolu 51. Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı'nda askerlik yaparken intihar ettiği illeri sürülen er Murat Oktay Can'ın (20) babası Oktay Can, oğlunun komutanları tarafından vurulduğunu söyledi.

Oğlu ile telefonda konuştuğu günün gecesi Antalya Garnizon Komutanlığı'na bağlı askerlerin eve gelerek çocuklarının intihar ettiklerini bildirdiğini aktaran Can, 19 Ekim'de oğlunun askerlik yaptığı Sarıtaş karakoluna gittiğini, çocuğunun ayakta vurulduğuna dair fotoğraflarını gördüğünü belirtti. Baba Can, savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu ancak olayın üzerine gidilmediğini kaydetti.

KENDİ MERMİLERİ EKSİKSİZ

Karakola gittiğinde olayın detaylarını da öğrendiğini kaydeden acılı baba, şöyle konuştu: "Oğlum 06.45'de vurulmuş. Ancak sabahın ilk ışıklarına kadar orada bekletilmiş. Vurulduğu anda hastaneye götürülmemiş. Sağlık ekibi çağrılmamış. Benim çocuğum komutanı tarafından vuruldu. Bir kişi G3 piyade tüfeğiyle kendisini nasıl alnından vurabilir?"

Baba Can, oğlunun üzerinde ve silahından çıkan mermilerin tam olduğuna da dikkat çekerek, "Askerler cumartesi günü atış talimi yapmışlar. Buna çocuğum da katılmış. Orada 3 mermi atmışlar. Olayın ardından da oğlumun hücum yeleğinden 78, şarjörden de 19 mermi çıkmış. Mermiler tam olarak duruyor. Otopsi raporlarında da ateşli silah yaralanması deniyor. Jandarma Kriminal raporlarında çocuğumun silahta parmak izi çıkmıyor. Bunları takip eden hakimler, savcılar olayı incelemeden neye göre takipsizlik kararı verdi?" diye sordu.

MERMİ ÇEKİRDEĞİ BULUNMADI

Oğlunun nöbet kulübesinde vurulduğunu, ancak küçük bir alan olmasına rağmen mermi çekirdeğinin bulunmadığını belirten Can, "Ben bu mermi çekirdeğini istiyorum" dedi.

Bir çocuğunun daha olması durumda onu da askere göndereceğini söyleyen Can, ancak onu da komutanların vuracağını kaydetti.

'BAŞKA ANA BABALAR YANMASIN'

Türkiye'de olayın üzerine gidilmediğini ve delilerin karartıldığını belirten Oktay Can, bundan dolayı, avukatı aracılığıyla AİHM'e başvurduğunu açıkladı. Can, bu hafta içerisinde kararın çıkmasını beklediklerini söyledi, "Biz yandık başka anne babalar yanmasın" diye konuştu.

SAVUNMA BAKANI'NA OTOPSİ RAPORLARI SORUSU

Bu arada, iki şüpheli asker ölümü Meclis gündemine taşındı. BDP Milletvekili Fatma Kurtulan, İstanbul ve Muş'ta askerlik yapan Mehmet Hangül ve Erkan Can'ın kışladaki 'şüpheli intiharı'nı Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'e sordu.

İstanbul 66. Mekanize Piyade Tugayı'nda askerlik yapan Mehmet Hangül, 16 Aralık günü hayatını kaybetmişti. Askeri yetkililer, Diyarbakır Lice nüfusuna kayıtlı Mehmet Hangül'ün, 'intihar ederek hayatına son verdiğini' iddia etmişti.

Muş'un Malazgirt ilçesine bağlı Aktuzla Karakolu'nda askerliğini yapan Ağrı Doğubayazıt nüfusuna kayıtlı Jandarma er Erkan Can'ın da karakolun banyosunda kendi silahıyla intihar ettiği ileri sürülmüştü.

BDP Van Milletvekili Kurtulan, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na sunduğu yazılı soru önergesinde, Can ve Hangül'ün ölüm sebeplerine ilişkin kapsamlı bir inceleme yapılıp yapılmadığını sordu. Soruşturma kapsamında asker arkadaşları ve askeri yetkililerin ifadesinin alınıp alınmadığını da öğrenmek isteyen Kurtulan, Hangül ve Can ile ilgili otopsi raporlarını ve bunların ailelerine verilip verilmediğini sordu.