ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

İzmir'de yeşile gri plan

İzmir’de şehir merkezinin ender yeşil alanlarından biri olan İnciraltı üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. İnciraltı, turizme feda edilmek isteniyor. Rezidanslardan, alışveriş merkezlerinden, tüp geçit ve kurvaziyer limanından geriye doğa katliamından başka bir şey kalmıyor.

Etkin Haber Ajansı / 15 Mayıs 2010 Cumartesi, 10:21

FATMA KELLECİ- Son yıllarda, büyük sermaye sahiplerinin, parsel sahiplerinden çeşitli yollarla el koymaya, devralmaya ya da satın almaya çalıştığı İnciraltı’nda büyük oyunlar dönüyor. İnciraltı için daha önce yapılmış bir plan, dava konusu oldu. Bu yüzden plan uygulanması sermayedarlar açısından gecikti, fakat şimdi o plan geçerliymiş gibi daha küçük ölçekli yeni bir plan hazırlanıyor.

İzmir’in yüzde 85’lik yeşil alana sahip bölgesi İnciraltı’nda planla birlikte geriye yüzde 40’lık bir alan bırakılmak isteniyor. Diğer bir ifadeyle yüzde 55 turizm yapılarına, rezidanslara, yüzde 5 kamu yolları bir mülkiyet değişimine gidilmek isteniyor. Sermayedarlar, gayrimenkul yatırım ortakları sahipleri ve büyük turistik otel yatırımcıları yüzde 60 gri betona dönüşecek bir dönüşüm için ellerini şimdiden ovuşturuyor.

DOĞAL YAŞAMA KARŞI BİR PROJE

Çünkü geriye kalan yüzde 40’lık yeşil alanın da rezidansların bahçesi olarak kullanılması muhtemel. Zira plandaki yeşil alanın içi de parçalara bölünmüş. Doğu-batı yönünde araçların kullanacağı üç ana yol, ayrıca buna dik doğrultuda yani kuzey güney yönünde, otoyoldan denize kadar gidip gelen 4 tane yaya yolu planda yer alıyor.

Planın esası, bugüne kadar yasal yerleşim alanı olarak görülmeyen İnciraltı’nda, otoyolun kenarı boyunca devam eden bantta tercihli konut yapılara yani rezidans inşasına dayanıyor. Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, rezidansları, hiçbir yönetmelikte ve yasada bulunmamakla eleştiriyor.

REZİDAS SALTANATI

Rezidans ise henüz geniş kitleler tarafından ve yine parsel sahipleri tarafından anlaşılmış değil. Dizilerde sefahat ve lüks içerisindeki otel odaları imajıyla sunulan rezidans; tipik ev yaşamının dışında bir yaşam ortamı sunuyor. Evinizde otururken aşağıdaki bir işletme şirketinin sizin çarşaflarınızı alıp yıkaması (anahtarınızın şirkette de bulunması), evinizin temizliğinin yapılması, isterseniz mutfağınıza pişmiş yemek gelmesi, güvenlik şirketinin kapıda beklemesi, “evinize” şifreli kartınızı okutarak girmeniz gibi “ayrıcalıklar” sunuyor. Ancak bu planda parsel sahiplerine rezidanslardan bir pay düşüp düşmeyeceği meçhul!

Jeoloji Yüksek Mühendisi Tahir Öngür ile Balçova-İnciraltı imar planını görüştük. 45 yıldır jeoloji mühendisliği yapan Öngür, 45 yılını jeotermal sistem/ sıcak su sistemleri ile geçirmiş bir isim. Geçmiş dönemde davalı olan İnciraltı planının sıvılaşma, deprem riski, zemin sorunları gerekçe gösterilerek hayata geçirilemediğini hatırlatan Tahir Öngür, “bugün değişen bir şey yok zemin aynı, risk de aynı” görüşünde.

JEOTERMAL OLMAYAN YERE JEOTERMAL PLAN

Tahir Öngür, planda önemli bir turizm lekesi olduğunu, ancak bu lekenin planda daha sevimli hale getirilmesi için “doğal sıcak su varlığı” nın öne çıkarıldığını ifade ediyor. Öngür, turizm lekesinin sağlık ve kür merkezi olarak süslendiği görüşünde: “Sunulan şeye göre bütün dünya oraya akacak, gelecekler tedavi olacaklar, İzmir’in güzelliklerini soluyacaklar, bizim için de büyük bir kazanç kaynağı olacak ve geri dönecekler.”

Ama Tahir Öngür’e göre gerçek şu: “İnciraltı’nda jeotermal yok! Jeotermal sistem Balçova’da otellerin altında ki dar bir faydan çıkıyor. Bu kaynaklar, çok sayıda birbirine yakın sondajlar nedeniyle etkilenmiş, bugüne kadar yanlış kaynak yönetimine konu olmuş. Otellerde, termal tesislerde kullanıldığı gibi kentin önemli bir kısmı olan 15 bin civarında konut ısıtılıyor. Yapılan mühendislik hataları nedeniyle de giderek tükeniyor. Kuyu başı basınçları düşüyor, sıcaklıkların düştüğü kuyular var.”

TUZLU, SOĞUK DENİZ SUYU GELECEK

İnciraltı’nda bin metreyi geçen kalınlıkta sedimanter tortulaşma yapısı olduğunu belirten Jeoloji Mühendisi Öngür, Balçova’dan gelen suyun içindeki bor ve alkali metallerle birlikte soğuyarak İnciraltı’na aktığını ifade ediyor. “Bu sebeple hem sulama yapılamaz hem de açılacak olan kuyularda ilk gün 30–40 derece su bulunacak ama bir iki ay su çektikten sonra tuzlu soğuk deniz suyu gelecek” diyor.

Balçova Termal Tesislerinin Eski Genel Müdürü, Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya. Tahir Öngür, “Çalkaya orada açılmış kuyuların hepsinin hikâyelerini, üniversitelerin yapmış olduğu çalışmaları biliyor. İşletmenin yöneticisi değişse bile olup bitenleri son derece iyi biliyor. Onun bu plana en başta karşı çıkan kişi olması gerekiyor. Ancak basına verdiği demeçlerde ‘İnciraltı’nda biz kaynak olduğuna inanıyoruz, oraya faylar uzanıyor’ diyerek bu planı sahipleniyor” görüşünde.

ALIŞVERİŞ TURİZMİ YAPILMAK İSTENİYOR

İzmir’in Haziran ayından itibaren 1/3 oranında nüfusunun boşaldığını belirten Öngür, “İzmir’in turizm deniz, kum, tarihi anıtlar, kalıntılara dayanıyor. Turizm denilince Foça, Çeşme, Kuşadası akla gelir ancak İzmir’in kentin içinde bir turizm merkezi oluşturmanın gerekleri ciddi bir şekilde ortaya konulmalı. İzmir’de alışveriş turizmi yapılmak isteniyor. Planda yer alan kurvaziyer limanı bu demek. İnciraltı’nın tartışmasız bir plana ihtiyacı var bu haliyle kalmamalı ancak, İnciraltı bir daha yok. Bu planla ortadan kaldırılmak isteniyor” diyor.

Öngür, Kültür ve Turizm Bakanlığı bürokratlarını da eleştiriyor. “İzmir’in bundan çok daha ağır sorunları olan sayısız semtleri için dertlenmeli. İnciraltı’nda eskiden mandalina bahçesi olanlar için mi kafa yoruyorlar bu kadar? Hayır. Burası bütün mülkiyet düzenini oradaki insanların aleyhine, İzmir halkının aleyhine yeniden yapılandıran bir değişimle kullanım düzenini alt üst edecek. İzmir’in gelişmesini kendi çevresine doğru çekecek ve bugüne kadar ki esas planları zedeleyecek bir hazırlıktır bu” diyor.