ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

77'de Taksim'deydiler, bugün de

1 Mayıs'ı 1977 yılında Taksim’de kutlayanlar 33 yıl sonra yeniden Taksim'deydi. O günleri yeniden hatırlayarak heyecanlandılar, ama katliam sorumluları yargılanmadığı için acıları dinmedi. Yıllar sonra ‘Taksim'e daha özgür yürüyenler’ adımlarını atarken duygularını ETHA'ya anlattı.

Etkin Haber Ajansı / 21 Kasım 2010 Pazar, 14:27

İSMİNAZ ERGÜN- 1977 yılında Taksim Meydanı'nda olan, katliama tanıklık edenler, bugün yeniden Taksim'e çıkmanın heyecanını yaşadı. 33 yıl önceyi yaşayanlar, 2010'da mutlu ama biraz buruk yürüdü Taksim'e.

HEYECANDAN UYUYAMADIM

77'de Türk Elektrik Endüstri AŞ'nin Topkapı 1. Bölge temsilcisi olduğunu belirten Ali Yaşar Korkmaz, 76, 77, 78 yıllarında 1 Mayıs'ları Taksim'de kutladığını söyledi. “32 yıl sonra 1 Mayıs alanı dediğimiz Taksim'e çıkmamız bize büyük bir heyecan ve gurur veriyor” diyen Korkmaz, gece boyunca heyecandan gözüne uyku girmediğini ifade etti ve ekledi: “Kartal'da oturuyorum sabahın altısında yola düştüm. Çok mutlu ve gururluyum.32 yıl sonra Taksim alanına girdiğimde hüzün ve sevinci bir arada yaşadım. 77 Mayıs'ında kaybettiklerimiz, o günün hatırladığım için hüzün, 32 yıl sonra böyle özgürce alana girdiğim içinde sevinç duyacağım.”

33 YIL KATLİAMI UNUTTURMADI

77'de DİSK Genel Sekreterliği görevini yapan Mehmet Karacan Kanlı 1 Mayıs'ın Tertip Komitesi Başkanı olduğunu belirtti. Karacan tanık olduğu katliam anlarını şöyle anlattı: “Kürsünün yanında yabancı konuklarla beraberdim. Olayı olduğu gibi gördün. İlk önce sular idaresi tarafından bir iki el silah sesi geldi, ardından yoğun şekilde ateş açıldı. Hemen arkasından Sıraselviler ve İstiklal Caddesi’nin girişinde bekleyen polis panzerlerinden önce ses bombası atıldı sonrada panzerler halkın üzerine hücum etti. Ogün orada ölen insanların çoğu ezilerek öldü, katliam böyle yaşandı.”

Katliamın üzerinin kapatıldığını, soruşturma istenmediğini vurgulayan Karacan, “Panzerlerden ses bombası atılması yada insanların üzerine sürülmesi için talimatı verenlerin kim olduğu belli. En azından emri verenler ortaya çıkarılabilirdi. Yeniden insanların yığınsal bir şekilde 1 Mayıs'ı kutlamaları aynı zamanda 77'ye bir tepki olarak görülmeli” dedi. Karacan, 33 yıla rağmen insanların katliamı unutmadığını söylüyor. O günü yaşayanlar olarak “Bugüne kadar bunu hatırlayarak geldik” diyen Karacan, sorumluların açığa çıkarılması için mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.

Karacan şöyle konuştu: “Bu işin aydınlatılmasını istiyoruz. Eğer katliamın sorumluları açığı çıkarılsaydı belki 12 Eylül'ün önüne geçilebilirdi. Çorum, Maraş ve Sivas olayları da yaşanmayabilirdi. Bugün budaki insanlar iktidarı elinde bulunduranlara mesaj veriyor. Umarım bir gün 77 1 Mayıs Katliamının sorumluları ortaya çıkarılır ve yargılanır.”

Yürüyüşte oldukça heyecanlı olduğunu dile getiren Karacan, alana girdiğinde de çok heyecanlı olacağını söyledi “Ama bu işçi sınıfının mücadelesi, duygusallıktan ziyade akıllı olmak lazım” dedi.

ALANI KORKULARINDAN YASAKLADILAR

Ayhan Açıkgöz, şimdi 64 yaşında… Ama hala genç olduğunu ima etmek için “Şimdi 34 yaşındayım. 33 yıl önce bu alana girerken haykırışımızla sermaye sınıfının yüreklerine korku saldık. O korku ardından asker ve polisleriyle bizi, 33 yıl bu alandan mahrum etti” diye belirtti. “Mutluyum, sevinçliyim, özgürce yürüyeceğim” şeklinde konuşan Açıkgöz'ün heyecanı gözlerinden, titreyen sesinden hissediliyordu. Korkmaz sözlerini şöyle sonlandırdı, “Alana girdiğimde 77 Katliamında yaşamını yitiren arkadaşlarımın anısına bugüne kadar yapamadığım için içimde kalan şeyi yapacağım, bir dakikalık saygı duruşunda bulunacağım. Onların verdiği mücadeleye dünyalarca saygı sunacağım.”

Celal Özdoğan'ın heyecan ve hüznü de gözlerinden okunuyordu, kısa ve öz anlattı duygularını: “Hem üzüntülü hem de heyecanlıyım. 77 çok insanımız öldürüldü. Alana girdiğimde bu duyguları bir arada yaşayacağım.”

“Ben o gün kırmızı gömlekliydim” diyen Toygun Eraslan, 1977 yılında Taksim Meydanı'nda yaşanan katliamın aradan geçen 33 yıla rağmen akıllardan çıkmadığını belirtti. 33 yıl boyunca katillerin bulunmasını ve yargılanmasını istediklerini belirten Eraslan, “Bizde hala buradayız” dedi. Yeniden Taksim'de olmaktan mutlu olduğunu sözlerine ekledi.

BİRAZ DAHA SORARSAN AĞLAMAYA BAŞLARIM

Ruhi Sonyer, “Çok heyecanlı ve duygusalım şu anda” diye başladı sözlerine. 1 Mayıs'a gelirken yolda arkadaşlarını aradığını, onlarında Şişli’de toplanıp Taksim'e yürüyeceklerini öğrendiğinde gözlerinin yaşardığını ifade etti. Sonyer, “O kadar yıldan sonra yeniden Taksim'e çıkmak müthiş bir şey” dedi.

Sonyer şunları ifade etti: “Türkiye'nin en büyük şehrinde, bin 500'lü, bin 600'lü yıllarda değil, 1977'de 40 insan katlediliyor ve Türkiye'nin demokratikleşme adımları attığı böylesi bir dönem de kimse bu insanlar nasıl öldü, neden öldürüldü diye ne soruyor, ne de demokratikleşmenin başını çekenler böyle bir sorunun gündeme gelmesini istiyorlar.” Türkiye'nin 77'de ne olduğunun yanıtını aramak zorunda olduğunu vurgulayan Sonyer, “Çünkü 77 1 Mayısı Türkiye'nin tarihinin yeniden yazılmaya başlandığı gündür. 77 Katliamı aydınlatılmadan Türkiye'de hiç bir şey aydınlatılamaz” dedi. Henüz yürüyüş esnasında “Alana girdiğinizde ne hissedeceksiniz?” sorusunu yönelttiğimiz Sonyer, “Biraz daha sorarsan ağlamaya başlayacağım” yanıtını verdi.

TOPLUM VİCDANINDAN BİRŞEY SAKLANAMAZ

İsmail Bala, 77 1 Mayıs'ına İskenderun'dan gelerek katıldığını aktardı. O dönem Maden-İş 18. Bölge Temsilciliğinin örgütlenme uzmanı olduğunu belirtti. Bala, “Şimdi yürürken o günmüş gibi, yani 1977 yılındaymışım gibi yaşıyorum” dedi. Katliamı hala unutmadığını belirten Bala, “Katliam mutlaka aydınlatılmalı. Toplum vicdanının rahatlatılması için o gün orada emir veren insanlar yargılanmalı. Toplum vicdanından bir şeyin gizlenmeyeceği bilinmeli” şeklinde konuştu. Bala, yıllar sonra Taksim'e giden yolda, arkadaşlarıyla beraber yürümenin heyecan verici olduğunu belitti.