ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

25 yıl sonra mı 'Pardon' diyecekler?

Sezer Arslan, kahvecilikle uğraşırken 2006 yılında işlenen taksici cinayeti ile yargılanan bir genç. Arslan, 11 ay tutuklu kaldı. DNA testleri ve görgü tanıklarının ifadesi doğrultusunda "cinayeti işleyen kişi değildir" denilerek serbest bırakıldı. Ancak 1 yıl sonra "adam öldürmek" suçundan 25 yıl ceza aldı.

Etkin Haber Ajansı / 26 Şubat 2010 Cuma, 11:31

FATMA KELLECİ- İzmir'in Buca ilçesinde 2006 yılında bıçaklanarak öldürülen Mustafa Aksoy adlı kişiyi öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Sezer Arslan'ın yaşadıkları ikinci bir 'pardon' olayı gibi. Ancak Sezer Arslan'a henüz 'pardon' denilmedi. 25 yıl cezaevinde kaldıktan sonra denilir mi bilinmez.

DNA TESTLERİNDE SEZER'İN İZİNE RASTLANAMADI

2006 yılının Mart ayında Buca'da bıçaklanarak öldürülen taksici Mustafa Aksoy'un katil zanlısının robot resmine benzediği gerekçesiyle tutuklanan Sezer Arslan (25), 11 ay Buca F tipi Cezaevi'nde kaldı. Kriminal incelemelerde, taksicinin üzerinden ve arabasından elde edilen kan, izmarit, eldiven, bere gibi delillerde Arslan'ın izine rastlanılmadı. Böylece Sezer Arslan serbest bırakıldı. Ancak Arslan'ın mağduriyeti bitmedi. Davaya bakan mahkeme heyeti değişince Arslan yeniden tutuklandı ve 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Arslan'ın ailesi davanın görüldüğü İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını, bir üst mahkeme olan Yargıtay'a taşıdı. Ancak, Yargıtay, 21 Ocak 2010'da kararı onayarak Arslan'ın tutukluluğunun devamına karar verdi. Aile yürüttükleri hukuki mücadeleyi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne de götürecek.

Adalet arayan aile, aynı zamanda imza kampanyası yürütoyr. www.sezerarslanaozgurluk.com adında bir internet sitesi açtıklarını söyleyen ağabey Erdal Arslan, "Kardeşim suçsuz, bütün DNA raporları bunu kanıtlıyor. Ancak mahkeme, çiziminde yönlendirmelerin olduğu robot resme dayanarak kardeşime 25 yıl hapis verdi" dedi.

Polisler, mahkemeye, çevredeki bir barın kamera kayıtlarını delil olarak sundu. Görgü tanıklarına bu kayıtlarda görünen iki kişiden birinin Serdar Arslan olup olmadığı soruldu. 5 görgü tanığından sadece birisi görüntüdeki kişinin Sezer Arslan olduğunu söyledi.

Ağabey Arslan, "4 tanık ifadelerinde, görüntülerdeki kişilerin kardeşim olmadığını belirtiyor. İlginç olan 5. tanığın Sezer Arslan diyerek benzettiği kişiyi mahkeme heyeti 'Hayır Sezer adlı kişi o değil, yanındaki kişi' diyerek tanığın söylediğini değil kendi dediği üzerinden kanaat oluşturuyor" dedi. Aileye göre kamera kayıtlarındaki iki kişiden hiçbiri Sezer değil.

BONUS İÇİN Mİ?

Ağabey Arslan, yaşadıkları olayın, Hüseyin Çapkın'ın İzmir'de Emniyet Müdürlüğü yaptığı döneme denk geldiğine dikkat çekti. Erdal Arslan, kardeşinin cezalandırılmasını Bonus uygulamasına bağlıyor. Çapkın'ın getirdiği Bonus uygulamasına göre, polislerin, yakaladıkları "suç"lu oranına göre primleri arttırılıyor ya da rütbe yükseltiliyor. Erdal Arslan, Buca'da faaliyetlerine son verilen Çamlıkule Kültür Sanat Derneği'nin Genel Başkanlığını yaptığını ve bu nedenle uzun süre baskı gördüklerini anlatıyor.

ROBOT RESİM İKİ AY SONRA ÇİZİLİYOR

Ağabey Arslan, "Polisin iki kişi üzerinden başlattığı soruşturmayı, mahkeme aynı yerden sürdürdü. Asıl katiller dışarıda, kardeşim suçsuz yere yatıyor" dedi. Polisin tutanaklar üzerinde oynadığını söyleyen Arslan, şu çelişkilere dikkat çekti: "Sezer'i bu süreçte birkaç kez alıp taksicilere göstermişler ancak taksi şoförleri 'cinayeti işleyen kişi bu kişidir' demiyor. Mahkemeye sunulan robot resim ise olaydan iki ay 10 gün sonra ve Sezer taksi şoförlerine iki kez gösterildikten sonra çizilmiş. Taksicilerin yönlendirildiğini düşünüyorum. Taksiciler ilk ifadelerinde kamera kayıtlarındaki kişinin Sezer olmadığını başka bir Sezer olduğunu belirtiyor. İki ay sonra çizilen robot resimde yönlendirmelerle Sezer'e benzeyen bir yüz ortaya çıkarıyor."

İKİ FARKLI TUTANAK

Olayın yaşandığı gün, İzmir Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği inceleme başlattı. Cinayet Büro, aynı gün, 4 kişinin ifadesi doğrultusunda robot resim çizildiğine dair tutanak hazırlıyor. Ancak Erdal Arslan, cinayetten 10 gün sonra tutulan başka bir tutanağa dikkat çekiyor: "İlk tutanak tutulduğunda elde edilen bilgilerle bir robot resim çizildiği anlatılıyor. Ancak 10 gün sonra tutulan diğer tutanakta ise 'elde edilen bilgilerle bir eşkal çizilememiştir' deniliyor. Yani önceden tutulan tutanakta her ne hikmetse eşkal çizilmiş. Sonradan yazılan tutanakta ise eşkalin çizilemediğini söylüyorlar. Eşkal tariflerini veren kişiler ise iki dosyada da aynı isimlerden oluşuyor."

Sezer Arslan'ın arkadaşı Kenan Gümüş ise Sezer Arslan'ı şöyle anlatıyor: "Sezer'i çevrede tanıyan herkes böyle bir cinayete karışamayacağını söyler. Sezer çok sıcak zamanlarda da soğuk zamanlarda da dışarı çıkmaz. Nedeni de güneşin ve soğuğun tenine zarar verebileceğini düşünmesidir. Böyle kibar nazik biridir. Karıncayı incitmez ki cinayete karışmış olsun."

YARIN BİZİ DE TUTUKLAYABİLİRLER

Sezer Arslan'ın kardeşi Caner Arslan ise yaşadıklarına şaşırdığını ifade ediyor, "Yarın bizi de götürebilirler. İnsanların bu kadar kolay suçlanmasını, dahası, cezaevlerine konmasına inanamıyorum. Ağabeyimin daha önce bir sabıkası da yoktu ama çok rahat tutukladılar. Şimdi de 25 yıl yatacak diyorlar. Tutuklamak bu kadar kolaysa yarın hepimizi tutuklayabilirler" diyor.

Anne Fidan Arslan da "Çocuğum suçsuz yere yatıyor. İftira attılar. Taksicinin ailesi babalarına üzülüyor, anlıyorum ama ben de oğluma üzülüyorum. Suçsuz yere yatıyor. Suçu olsa bu kadar üzülmem. Geceleri üzüntüden uyuyamıyorum" diyor.