ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Doğal sit alanına çöp tesisi kurulacak

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Buca ilçesine bağlı Kaynaklar ve Gökdere mahalleleri sınırında bulunan tarihi ve doğal sit alanına çöp arıtma tesisi kurmayı hedefliyor. Ancak, köylüler bu projeye izin vermeyeceklerini belirtiyor.

Etkin Haber Ajansı / 08 Şubat 2010 Pazartesi, 14:23


İZMİR (Fatma Kelleci)- İzmir'in büyük bölümüne içme suyu sağlayan Tahtalı Barajı havzasında bulunan ormanlık alan, İzmir'in gıda ambarı olan sebze meyve hali, balık hali ve et entegre tesisine de yakın bir mesafede bulunuyor.

Büyükşehir Belediyesi, Harmandalı Çöp Depolama Alanı'nın kapasitesinin zorlanması sebebiyle, katı atıkları, Kaynaklar'da kurulacak olan tesise taşıyarak yok etmeyi planlıyor.

Kaynaklar Köyünde yaşayan emekçiler, bölgenin daha önce koruma altına alındığına dikkat çekerek, "Bizim bir kümes yapmamıza karşı çıkanlar, şimdi nasıl bu havzaya çöp tesisi yapabiliyor?" diye soruyor.

Daha önceleri tütüncülükle uğraşan Kaynaklar halkı, şimdilerde zeytincilik, bağcılık ve organik tarımla uğraşıyor. Koruma havzasında olan bölgede hayvancılığa izin verilmiyor. Beldenin adını duyurması ise turizmle olmuş. Kaynaklar köyü tarihi ve doğal güzellikleri ile iç turizmde öne çıkıyor.

DOĞRU BİR PROJE DEĞİL

Son yerel seçimlerde köy statüsünden çıkarılan ve Buca'ya bağlanan Kaynaklar Mahallesi'nin muhtarı Erhan Şen, mahallelerine çöp tesisi kurulacak olmasını üzüntü ile karşıladıklarını belirtiyor. Şen, "Geceleri uykularımız kaçtı. Çünkü yemyeşil doğa harikası bir yere çöp tesisi yapılacak olması akıl karı değil, hala anlam verebilmiş değiliz" diyor.

Valilik, Sağlık Bakanlığı, Orman Bölge Müdürlüğü ve Çevre Bölge Müdürlüğü'ne dilekçe ile başvurduğunu belirten Erhan Şen, yazılarına henüz yanıt alabilmiş değil. Şen, Orman Bakanlığı'nın Çevre Denetim Raporu (ÇED) raporunu hazırlayıp hazırlamayacağını bekliyor. Rapor hazırlanırsa katı arıtma tesisinin kurulmasına onay verilmiş olacak.

AİHM'E KADAR GİDERİZ

Türkiye'nin taraf olduğu Basel Sözleşmesi'ne işaret eden Muhtar Şen, "Tehlikeli atıkların sınır dışına taşınmasının düzenlenmesi gerekirken; Türkiye ortamında ve gerekse İzmir'in bu civardaki orman ve saha kenarlarında her zaman atık gördüğümüz açıkça ortadadır. Şimdi bölgemiz Kaynaklar'da da benzer bir durum söz konusudur" diyor. Mahalle muhtarı, söz konusu katı arıtma tesisine karşı ellerinden geleni yapacaklarını ifade ediyor. Şen, "halkın ve bizim tepkimize rağmen Büyükşehir Belediyesi, burada ısrar eder ve tesisi yapmaya kalkarsa, biz kanuni haklarımızı kullanacağız. Daha da olmadı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AHİM) kadar gideriz" diyor.

Mahalle sakinlerinden Hüsniye Akkuş, gidip gördüğü Harmandalı tesisini anlatıyor: "Mümkün değil öyle bir ortam da yaşanmaz." Belediyenin önceliklerini gözden geçirmesi gerektiğini düşünen Akkuş, "Büyükşehir Belediyesi buraya çöp tesisi kurmayı düşüneceğine önce Kaynaklar'a kanalizasyon yapmayı düşünsün. Senede beş kere evimizden atık çektiriyoruz. Bizim burada lağım suları dışarı akıyor. Biz sağlığımızı o bozacak derken, şimdi bir de çöp diyorlar. Atıkların asidi ciğerlere de böbreklere de zararlı. Suya zararlı. O sudan biz içeceğiz. Veya buralarda çıkıp piknik bile yapamayacağız. Burası turistik bir alan; buraya yatırım yapsınlar çocuklarımız da İzmir'de çalışacağına bura da çalışsın. Antalya, Fethiye çok gelişti. Burası da öyle olabilir. Tarihi çınar ağacımız var. Avrupa'dan bile bu ağacı görmeye geliyor insanlar. Buradaki güzelliği öldürmeye değil de yaşatmaya baksınlar" diyor. Akkuş öfkesini şu sözlerle dile getiriyor: "Tesisi burada kesinlikle istemiyoruz. Ne gerekirse yapacağız. Komşularımızla birlikte engelleyeceğiz. İmza ise imza, yürüyüşse yürüyüş."

AYAKLANMA İSE AYAKLANMA

Fatma Çoban, çöp arıtma tesisinin sıkıntılarına karşı deneyimli. Daha önce Işıkkent'te bulunan çöp istasyonuna yakın oturduğunu belirten Fatma Çoban, "Ben istasyonun olduğu yerde büyüdüm, orada yaşadım. Ağaç olmuyor, sebze meyve yetişmiyor. Ben bunu bir kere yaşadım, bir daha aynı şeyleri yaşamak istemem. Ne gerekiyorsa yapacağım. Ayaklanma ise ayaklanma, yürüyüşse yürüyüş" diyor.

Şenol Dedeoğlu, Kaynaklar'da, otantik bir yerde gözlemecilik yapıyor. Dedeoğlu da çöplüğe karşı çıkmasının nedenini şöyle açıklıyor: "Yöre halkı olarak çöplüğe karşıyız. Olmaması gereken bir şey bu. Burayı turizme açmaya çalışıyoruz. Bizlerin daha güzel projeleri var. Biz çöplüğün lafından bile rahatsız oluyoruz. Daha önce kemik fabrikası vardı burada biz ondan da çok muzdarip olduk. Bir de bu olursa Kaynaklar'ı bitirtirler. Bu civarda şehre en yakın güzellik burada var. Burayı da bitirirlerse ne olur bilemiyorum."

Meryem Şen, çöp tesisine karşı imza topladıklarını anlatıyor ve gerekirse belediyeye yürüyeceklerini belirtiyor. Şen, "Burada kadınlar organik Pazar yaptı. Kendileri üretiyor, kendileri pazarlıyor. Pazarcılık günden güne çoğalıyor ama eğer çöplük olursa ki o halini düşünemiyorum bile" diyor cümlesini yarıda bırakıyor. Şen, "Köyün gelişmesi için elimizden geleni yapmaya hazırız, çalışıyoruz da. Kadınlar için geçim kaynağı, üretim kaynağı. Bütün ablalar tarhanasını bulgurunu yaptı, baharla birlikte pazara sunacağız, organik pazarı açıp halka sunacağız. Çöpü kesinlikle burada istemiyoruz. Güzelliklerimizin yok olmasını istemiyoruz" diyor.

Nagihan Şen, "Sağlık açısından çok tehlikeli, küçük çocuklarımız var. Bizim en büyük geleceğimiz onlar. Pisliğin içinde nasıl sağlıklı kalabilirler ki. Kesinlikle buraya çöp istasyonu istemiyoruz. Ayrıca, yaz geldiğinde kendi sebzemizi meyvemizi kendimiz üretiyoruz. Bunları bile yapacak ortamımız kalmayacak. Her yönden zararlı bir tesis olacak, bize bir faydası olmayacak" diyor.