ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

"Biz farkında olmadan devrim yapıyoruz"

TEKEL işçisi böyle söylüyor. Evet TEKEL'de sessiz bir devrim yaşanıyor. Nedir devrim, değişim nedir? TEKEL'e bakmak gerekiyor.

Etkin Haber Ajansı / 28 Ocak 2010 Perşembe, 10:35

BEYCAN TAŞKIRAN- Kadınlar erkeklerle yan yana yatıyor. Türk işçiler, Kürt işçilerle kaynaşıyor. AKP'ye oy veren "müslüman" işçiler birahanede yatıyor. Ankaralı işçi ve emekçiler, devrimciler, kadınlar direniş yerini evi bellemiş, bütün olanaklarını TEKEL'in kazanılması için seferber ediyor.

TEKEL direnişi, ezilen tüm kesimleri etrafında toparlayarak işçi sınıfının birleştirici gücünü tekrar gösterdi. Kadın, genç, işçi, işsiz, esnaf, aydın, yazar, Alevi, laik, dinci, demokrat, devrimci herkes orada. Barlarıyla ünlü Sakarya Caddesi direniş caddesine dönüştü.

TEKEL; eylemin, direnişin değiştirici gücünü ortaya koydu. İşçiler, "40 yaşındayım. 40 yıldır hiçbir şey yaşamamışım" diyor. İşçiler, egemenler tarafından empoze edilen "düşmanları, bölücüleri ve komünistleri" tanımanın şaşkınlığı içinde, en büyük korkuları olan ön yargılarını yıkıyor. Gerçek dostlarını, sınıf kardeşlerini, Kürt halkının onurlu duruşunu tartışıyor, öğreniyor.

TEKEL, kararlılık ve dayanışma ile büyüyor. TEKEL işçisi kazanımın yolunun nereden geçtiğine dikkat çekiyor: "Evde yatarak kimse zafer kazanamaz." İşçi sınıfının mücadelesine kattıklarının farkına vararak, "bir tarihin içindeyiz" vurgusunda bulunuyor.

TEKEL, kadın direngenliği, kadın rengi demek. Kadınlar eylemle değiştikçe kendilerini sorguluyor, kadınların ikincilliğine darbe vuruyor. Kadınlar, "Haklarımızı bilmedik, haklarımızla ilgili düşünmedik, çaba sarf etmedik, aslında bilmek istemedik, kendimizi yetiştirmedik" diyor. Kadınlar, erkek işçi kardeşlerini de değiştiriyor. Erkekler, "kadınların önderlik etmesi büyük bir etki yarattı, erkekler kadınlara bakarak direniyor" diyor.

TEKEL, 43 günlük direnişle herkesi şaşırttı. TEKEL işçileri, "Biz birkaç günde döneriz diyorduk. Türk-İş de bizi üç gün sonra göndermeyi hesaplıyordu. Ama Ankara halkının dayanışması, gençlerin desteğiyle direndik. Mücadeleyi sanat gibi öğreniyoruz" diyor. AKP'nin, direnişin bu kadar büyüyeceğini tahmin etmediği için saldırganlaştığını dile getiriyor.

TEKEL işçileri arkadaşlarında yaşanan değişimi devrim olarak tanımlıyor. İşçiler, "Sağ görüşten insanlar evlerine döndüklerinde çocuklarını yanlarına oturtacaklar. 'Biz bunlara komünist, Allahsız dedik. Ama bunlar her şeyi paylaşıyor' diyecekler ve onların çocukları da hak mücadelesine katılacak" diyor. İşçiler, "Biz farkına varmadan devrim yapıyoruz. Halk devrimi de bu değil mi" diye ekliyor ve işçi sınıfının devrimi nasıl pratikleştirdiğini ortaya koyuyor.

TEKEL direnişinde çocuklar da kendilerini direnişin öznesi olarak görüyor. "Onlar işten atılırsa ve 4/C'ye geçerse ben okuluma devam edemem. Dersaneye gidiyorum, taksitleri ödeyemeyiz. Geleceğim burada" diyerek, anne ve babalarının direnişini sahipleniyor. Çocuklar okullarında anne ve babalarının TEKEL direnişçisi olduğunu gururla anlatıyor. Öğretmenlerine "Erdoğan benim başbakanım değil. Çünkü annemin işini elinden aldı" diyor.

TEKEL direnişi halkların kardeşleşmesinin mekanı oldu. İşçiler sürekli Başbakan Erdoğan'a atıfta bulunarak, "Açılım burada, asıl açılımı biz yaptık" diyor. Tokatlı direnişçi, Kürt halkına dönük ön yargının kırıldığını şu çarpıcı cümlelerle anlatıyor: "Sürecin başında Kürt işçiler bizim güven kaynağımız oldu. Biz onların yürekli insanlar olduğunu biliyorduk, ama bazı insanlara anlatamıyorduk. Kürtlerin insanlığını görenler aaa böyle değilmiş diyor."

TEKEL kararlılık, TEKEL haklılığına inanmak, TEKEL öfke demek. İşçiler, Ankara halkının büyük dayanışmasını davalarının haklılığına bağlıyor. Başbakan Erdoğan'ın açıklama ve çarpıtmalarıyla daha fazla öfke büyütüyor. "Haksız olan insan bu karda kışta direnir mi" diyor. "Biz haklıyız, biz kazanacağız" en çok attıkları slogan oluyor.

TEKEL, işçi sınıfına, sendika bürokrasisinden nasıl hesap sorulacağını gösteriyor. Genel grev kararı almayan Türk-İş Genel Merkezini basıyor.

TEKEL direnişi, ziyaret eden, desteğe gelen işçilerle birlikte sabahlayan herkese çok şey katıyor. Devrimcilerin Türk halkının bakış açısına yabancılığını, onlara ulaşmak kazanmak için doğru bir dil kuramadığını gösteriyor. TEKEL okul. Herkesi bu okulda eğitim görmeye davet ediyoruz.