ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Kadınlar neden vicdani retçi olur?

Herkes vicdani reddi erkeklere has zanneder ancak Zeynep Varol bir kadın olarak Barış İçin Vicdani Ret Kurultayında vicdani reddini açıkladı. Varol ile birlikte Türkiye'de vicdani retçi kadın sayısı 16 oldu. Kadınlar askere gitmez, peki neden vicdani retçi olur? Bu soruyu, 22 yaşındaki tıp fakültesi 4. sınıf öğrencisi Varol yanıtlıyor.

Etkin Haber Ajansı / 27 Ocak 2010 Çarşamba, 09:18

Bir kadın olarak neden vicdani reddinizi açıkladınız? Kadınların vicdani reddini açıklaması alışık olduğumuz bir şey değil.

Türkiye'de vicdani reddini açıklayan 87 kişi var, bunlardan 16'sı kadın. Yani ben ilk kadın vicdani retci değilim. Vicdani reddimi "Barış İçin Vicdani Red Kurultayı"nda açıkladım. Antimilitaristim ama her türlü şiddete karşı da değilim. Öncelikle barış için vicdani retçiyim. Bu memleketin gerçekliği, bu toprakların gerçekliği üzerinden vicdani reddimi açıkladım. Bir kadın askere gitmez, peki neden vicdani retçi olur? Alışık olduğumuz bir durum değil, kadınları pek de ilgilendirmiyor deniyor ama, savaşın kadına yönelik her türlü tacizi, tecavüzü, şiddeti meşrulaştıran bir organik yapısı var. Türk ordusuna baktığımızda bunun katmerli bir şekilde yaşandığını görüyoruz.

Kürt kadınına yönelik ayrımcılığı, hem ulusal hem de cins kimliği üzerinden, savaş hallerinde çok daha rahat bir şekilde şiddetin uygulandığını görebiliyoruz. Bunun da bir çok örneği var. Ben zaten vicdani reddimi askerler tarafından tecavüze uğramış bir Kürt kadınının hikayesini anlatarak açıkladım. Orada açıklarken de sadece bu hikaye bile yeterlidir demiştim. Birincisi bu.

İkincisi; askerlik kurumu, erkek egemen bir kurum. İnsanların hayatlarında evreler var ve erkekler askere gittiklerinde erkek oluyorlar, erkek adam oluyorlar, tam birey oluyorlar, vatandaş oluyorlar, yurttaş oluyorlar, vatansever oluyorlar fakat kadınlar askere gitmedikleri için her zaman ikincil vatandaş konumunda kalıyorlar. Kadınlar çocuklarını yetiştiriyor, o askere gidiyor, onun acısını bile içinde tam yaşayamıyor. Çünkü ona da bir vatansever annelik rolü yükleniyor. Türk kadını için bu geçerli. Kürt annelerine bakalım... Onlar da bitmek tükenmek bilmeyen 40 bin insanın canını alan bu savaşa evlatlar yetiştiren kadınlar olarak duruyorlar. İki yönlü yani, hem kadına yönelik taciz, tecavüz, şiddet hem de askeriyenin erkek egemen bir kurum olması.

Türkiye'de ve dünyada vicdani retçiler arasında kadınların oranı ve durumu nedir?

Türkiye'de kadınlar ilk kez 2004'de vicdani reddini açıklamaya başlıyorlar. Biz iki kadın kurultayda açıkladık. Türkiye'deki toplam kadın vicdani retçi sayısı 16'dır. Dünyadaki orana baktığımızda daha çok feministlerin tercih ettiğini görüyoruz. Tam sayıyı bilmemekle beraber erkeklere göre oran düşük. Çünkü kadınların vicdani retçi olması çok bilinen bir şey değil. Mesela ben de bilmiyordum, yakın bir tarihte öğrendim. Vicdani ret mücadelesini çok radikal ve çok aktif bir mücadele olarak görüyordum fakat kadınların vicdani retçi olduğunu bilmiyordum. Öğrendim ve vicdani retçi oldum.

Kadınlar neden vicdani retçi olmalıdır?

Kadınların savaşa karşı söyleyecek bir sözü olmalı, bir tarafta olmaları gerekiyor. Çünkü savaşın görünmeyen yüzü var, biri şehit cenazeleri biri de gerilla cenazeleridir. (Gerçi kadın gerillalar da var). Savaş yollarına genel evlerin açılması, askeri eğitim sırasında kadına yönelik her türlü aşağılayıcı küfrün, tacizin-tecavüzün meşru görülmesi. Mesela benim anlattığım hikayede bir karakol var, karakola kadınlar alınıyor düzenli olarak, tecavüz edilmesi için, askerlerin cinsel ihtiyaçlarını gidermek için. Şimdi böyle bir gerçeklik varken kadınların buna karşı bir söz söylemesi gerekir. Bir de şuradan bakmak gerekir. Bir barış süreci var. Bence "barış" savaş hallerinde söylenebilecek en radikal sözcüktür, taleptir. Bugün ben barışın, kadınların ve gençlerin taraf olmasıyla, alanlarda barış istemlerini yükseltmeleriyle mümkün olacağını, dolayısıyla bu açıdan da kadınların vicdani retçi olmaları gerektiğini düşünüyorum.

Kadınlar sizin başlatmış olduğunuz vicdani ret çalışmasının neresinde durdu şimdiye kadar, nasıl tepkiler aldınız?

Vicdani reddimi açıkladıktan sonra çok olumlu tepki aldım. Özellikle kadınlar vicdani ret metnimden çok etkilendiklerini ifade ettiler ve bir çok kadın 'ben de vicdani retçi olmak istiyorum' dedi. "Barış İçin Vicdani Ret Kurultayı"ndan sonra, biliyorsunuz Enver Aydemir tutuklandı. Buna karşı sürekli tepkimizi ortaya koyuyoruz, arkadaşlarımız gözaltına alında davalar açıldı, Volkan'ı da tutukladılar. Bu baskıların altında biz söylemimizin arkasında durmaya devam ediyoruz.

Neler yapmayı düşünüyorsunuz?

Asker ailelerinin yanına gitmeyi, onları ziyaret etmeyi, gerekirse Edirnekapı Şehitliğinde barış talebimizi yükseltmeyi hedefliyoruz. Vicdani reddin ne olduğunu, barış için vicdani reddin neden gerektiğini gençlere ama özellikle Türk gençlerine anlatmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki Mayıs ayında Dünya Vicdani Retçiler günü var. Barış için vicdani ret kavramını yaygınlaştırmaya çalışacağız.

Tutuklamalar ve baskılar yoğun bir şekilde yaşanıyor, bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Çok da şaşırmamak gerekiyor aslında. Orduya yönelik her türlü eleştiri yani onların dışında bir şey söylemek mümkün değil. Müthiş bir baskı altındayız. Enver Aydemir çok önemli bir örnek, alışkın olmadığımız bir örnek. Çünkü laik orduya asker olmayacağını söyleyen birisi. Bu ülkede milyonlarca insan laik ordunun, Kemalist rejimin baskısı altında dini inançlarını özgürce yaşayamıyorlar. Bu açıdan iyi bir örnek olduğunu ve sahip çıkmak gerektiğini düşünüyorum.

Henüz bana bir dava açılmadı. Türkiye'de erkeklerin bir kısmına açılıyor ama vicdani retçi kadınların hiçbirine şu ana kadar dava açılmadı. Bir görmezden gelme politikası zaten var. Benim vicdani ret açıklamam yaşanan savaşın görünmeyen yanı. Bana dava açmayı göze aldıklarında savaşın görünmeyen yönü de ortaya çıkacak. Bu yüzden savaşın görünmeyen yönünü deşifre etmek istemiyorlar ve görmezden geliyorlar. Ancak sayımız arttığında görmezden gelemeyecekler. Bu ülkede 500 bin asker kaçağı var. Onlar bir şekilde askere gitmek istemediklerini daha net söylediklerinde kadınların vicdani retleri de görünür kılınacak.